• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Enfal Soykırımı ve sistematik cinsel şiddet suçlusu Tikritî yargılanıyor

Enfal Soykırımı ve sistematik cinsel şiddet suçlusu Tikritî yargılanıyor

En az 182 bin kişinin öldürüldüğü Enfal Soykırımı’nın sorumlularından Accac Ahmed Hardan el-Tikritî mahkeye çıkarıldı. Tiktirî, Nugre Salman Cezaevi’nin yetkilisi iken insanlığa karşı suçlar işlemekle suçlanıyor.

Enfal Soykırımı ve sistematik cinsel şiddet suçlusu Tikritî yargılanıyor
Foto: Rudaw
Enfal Soykırımı ve sistematik cinsel şiddet suçlusu Tikritî yargılanıyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 7 Mayıs 2026 14:24

Saddam Hüseyin liderliğindeki Irak’ta 1897-1988’de Kürdistan Bölgesi’nde Kürtlere yönelik gerçekleştirilen ve en az 182 bin Kürdün katledilmesiyle sonuçlanan soykırımdan sorumlu isimlerden biri olan Accac Ahmed Hardan el-Tikritî, Bağdat’taki Resafa Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı.

Irak Ulusal Güvenlik Teşkilatı, Baas rejimi döneminde Nugra Salman Cezaevi’nin yönetiminden sorumlu olan Acac Ahmed Hardan’ın sorgu sürecinde cezaevindeki sistematik hak ihlallerine dair beyanlarda bulunduğunu açıkladı.

Bağdat Rusafa Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada, sanığın sorgu sürecindeki itirafları kamuoyuyla paylaşıldı.

Sistematik cinsel şiddet ve yaşam hakkı ihlalleri

Irak Ulusal Güvenlik Teşkilatı Sözcüsü Erşad Hakim, Rûdaw’a yaptığı açıklamada sanığın cezaevi sorumluluğu süresince gerçekleştirdiği fiillere ilişkin itiraflarını aktardı. Yapılan açıklamaya göre sanık, cezaevinde tutulan Kürt kadınlarına ve kız çocuklarına yönelik sistematik cinsel saldırılarda bulunduğunu, mahkûmların temel gıda ihtiyaçlarına erişimini kasten kısıtlayarak açlığı bir cezalandırma yöntemi olarak kullandığını kabul etti.

Baas rejiminin operasyonlarında yer aldı

Duruşmada paylaşılan bilgilere göre Hardan, yalnızca cezaevi içindeki uygulamalarla değil, aynı zamanda Baas rejiminin Feyli Kürtlere ve muhalif olanlara yönelik yürüttüğü zorunlu göç ve imha operasyonlarındaki görevleriyle de suçlanıyor.

Sanık, istihbarat birimlerindeki 5 yıllık görev süresince bu operasyonlarda yer aldığını beyan etmekle birlikte, doğrudan infaz gerçekleştirmediğini savundu.

200’ü aşkın tanık adalet için mahkemede

Yargılama sürecinin en önemli unsurlarından birini, Enfal soykırımı mağdurları ve Nugra Salman Cezaevi’nden sağ kurtulan kişilerden oluşan 200’den fazla tanığın varlığı oluşturuyor. Tanıklar, sanığın yönetimindeki cezaevinde yaşanan hak ihlallerini ve toplumsal yıkımı belgelemek adına mahkeme heyetine ifade vermek üzere hazır bulundu.

Hukuki süreç ve toplumsal hafıza

31 Temmuz 2025’te yakalanan Acac Ahmed Hardan, “savaş suçları” ve “insanlığa karşı suçlar” kapsamında yargılanıyor. Bu dava, cinsel şiddetin bir savaş stratejisi olarak kullanımının belgelenmesi ve faillerin cezasız kalmaması açısından Irak’ın hukuk tarihindeki yerini koruyor. Mahkemenin, sanık hakkında müebbet hapis veya en üst sınırdan ceza vermesi bekleniyor.

Tikriti kimdir?

Tikritî, Enfal Soykırımı’nın sembol mekanlarından Nugre Selman Cezaevi’nin yetkilisi iken insanlığa karşı suçlar işlemekle suçlanıyor.

Soykırım sırasında ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığı hapishanelerden olan Nugre Salman’da görevli olan Tikritî, burada Kürt tutsaklara uygulanan işkencelerden dolayı “Haccac” ve “Nugre Selman Celladı” lakabıyla anılıyordu.

Irak Ulusal Güvenlik Servisi’ne (INSS) göre, ailesinin öldüğünü iddia etmesi nedeniyle Tikritî uzun süre yakalanmaktan kaçındı. Ancak 31 Temmuz 2025’te saklandığı yer olan Selahaddin vilayetinde yakalandı.

Enfal Soykırımı hakkında 

Enfal Soykırımı , 1980’lerin sonunda (özellikle 1988’de yoğunlaşan) Irak’taki Baas rejimi tarafından Kürt halkına ve diğer azınlık gruplarına (Asuriler, Ezidiler, Türkmenler) karşı yürütülen sistematik bir imha operasyonuydu. Adını Kur’an’daki “Enfal” (ganimet) suresinden alan operasyon, dönemin Irak lideri Saddam Hüseyin’in kuzeni “Kimyasal Ali” lakaplı Ali Hasan el-Mecid tarafından komuta edildi.

Harekât 8 ana aşamadan oluşmuş; köylerin boşaltılması, toplu sürgünler, toplama kampları ve ardından toplu infazlarla devam etti.

Resmi olmayan verilere ve insan hakları örgütlerinin raporlarına göre, bu operasyonlar sırasında yaklaşık 182 bin kişi hayatını kaybetti. Binlerce köy haritadan silindi, tarım alanları ve su kaynakları tahrip edildi.

Enfal’in en trajik simgesi, 16 Mart 1988’de Halepçe kentine düzenlenen kimyasal silah saldırısıydı. Sadece bu saldırıda birkaç saat içinde binlerce sivil yaşamını yitirdi.

Harekât sırasında on binlerce kadın, çocuk ve yaşlı; erkeklerden ayrılarak çöllere sürüldü veya Nugra Salman gibi cezaevlerinde sistematik şiddete, açlığa ve ölüme mahkûm edildi.

Enfal, günümüzde Irak Yüksek Ceza Mahkemesi ve birçok Avrupa ülkesi tarafından bir soykırım olarak tanınıyor.