• Ana Sayfa
  • Ekoloji
  • Eskişehir’de altın ve gümüş madeni projesine mahkeme bir kez daha ‘dur’ dedi

Eskişehir’de altın ve gümüş madeni projesine mahkeme bir kez daha ‘dur’ dedi

Eskişehir’in Sarıcakaya ilçesinde Koza Altın tarafından yapılmak istenen altın ve gümüş madeni için verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararı, Eskişehir 2. İdare Mahkemesi tarafından bir kez daha iptal edildi. Karara Zeytincilik Kanunu’na aykırılık ve bilirkişi raporu gerekçe gösterildi.

Eskişehir’de altın ve gümüş madeni projesine mahkeme bir kez daha ‘dur’ dedi
Eskişehir’de altın ve gümüş madeni projesine mahkeme bir kez daha ‘dur’ dedi
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 30 Nisan 2026 18:50

Eskişehir’in Sarıcakaya ilçesi Bilal Habeşi Mahallesi sınırlarında Koza Altın İşletmeleri A.Ş. tarafından yapılması planlanan “Altın ve Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi” projesi için verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir” kararı, Eskişehir 2. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi.

TEMA, Tabip Odası ve belediyeden ortak hukuk mücadelesi

Projeye karşı açılan iptal davası, asıl davacı sıfatıyla TEMA Vakfı tarafından yürütüldü. Dava sürecinde Eskişehir Bilecik Tabipler Odası ile Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği de “davacı yanında müdahil” olarak yer aldı. Ayrıca Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Ziraat Mühendisleri Odası da hukuki itirazlarını dile getiren kurumlar arasında yer aldı.

Bilirkişi raporu tahribatı gözler önüne serdi

Yaklaşık 1.598 hektarlık devasa bir ruhsat sahasını kapsayan proje için verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararı, Eskişehir’deki idare mahkemesi tarafından daha önce de iptal edilmişti. Fakat Danıştay 4. Dairesi, proje alanında keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın verilen bu iptal kararını bozmuştu. Danıştay’ın bozma kararının ardından yeniden açılan davada, mahkeme heyeti ve uzman bilirkişiler tarafından 5 Aralık 2025 tarihinde bölgede bilirkişi incelemesi gerçekleştirildi. Bilirkişi keşfi sonucunda hazırlanan ve bilimsel verilerle projenin sakıncalarını ortaya koyan bilirkişi raporunu esas alan Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, 6 Nisan 2026 tarihinde oybirliğiyle son sözü söyleyerek “ÇED Gerekli Değildir” kararını kesin olarak iptal etti.

Mahkemenin iptal gerekçeleri

Mahkeme kararına dayanak oluşturan bilimsel raporda, şirketin hazırladığı Proje Tanıtım Dosyası’nın (PTD) çok sayıda kritik veri eksikliği ve bilimsel çelişki barındırdığı saptandı. Kararın gerekçelerinden bazıları şunlar:

“Zeytincilik Kanunu’na açık aykırılık”

Mahkeme ve bilirkişi incelemeleri, maden alanına yalnızca 2,5 kilometre mesafede bakımlı ve verimli zeytinliklerin bulunduğunu tespit etti. Zeytincilik Kanunu uyarınca, zeytinlik alanlara 3 kilometre mesafede toz ve kimyevi atık çıkaran tesislerin işletilmesi kesinlikle yasak olduğunun altı çizilerek bu projenin söz konusu istisnaları sağlamadığı dile getirildi.

Projede Asit Maden Drenajı (AMD) ve asit kaya drenajı üzerine hiçbir çalışma yapılmadığı görüldü. Ayrıca yerüstü ile yeraltı akifer su kaynaklarının patlatmalardan nasıl etkileneceği hesaplanmamış; sellenme riski dikkate alınmamış.

Tamamı “Beyyayla Silsilesi Devlet Ormanı” sınırlarında yer alan projede, kesilecek ağaç sayısının ve tür dağılımının gizlenmiş olması; orman ekosistemine, bitki örtüsüne (flora) ve bölgedeki yaban hayatına (fauna) verilecek geri dönülmez zararın hesaplanmasını olanaksız hale getirdi.

“Kümülatif etki ve halk sağlığı hiçe sayıldı”

Tozuma ve hava kirliliği modellemesi için maden sahasının değil, 90 kilometre uzaklıktaki Sivrihisar istasyonunun meteorolojik verileri kullanılmış. Bölgenin iklim koşullarını yansıtmayan bu hesaplamalar geçersiz sayılırken, bölge etrafında insan sağlığını korumak adına zorunlu olan “Sağlık Koruma Bandı” dahi bırakılmadığı tespit edildi.

Yüksek hacimli ve 60 tonluk dev kamyonlarla çıkarılan pasa/cevher sevkiyatının yapılacağı arazideki eğimin, fiziken kamyonlarla bu nakliyenin güvenli yapılmasına olanak tanımadığı ve projede bir trafik yönetim planı bulunmadığı tespit edildi.

Madenin bölgedeki diğer endüstriyel tesisler veya potansiyel projelerle birlikte yaratacağı toplam tahribat (kümülatif etki) gizlenirken, şeffaf bir değerlendirmeye tabi tutulmamış.

“Suyumuzu ve toprağımızı şirketlere teslim etmeyeceğiz”

Sarıcakaya doğası için emsal niteliği taşıyan bu karar kamuoyunda sevinçle karşılandı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Sarıcakaya’nın bereketli topraklarına zarar verecek altın-gümüş madeni projesinin iptal edilmesi için açtığımız davayı kazandık; doğadan ve yaşamdan yana durmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullanırken; CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü de bu kararın “suyumuzu, toprağımızı, geleceğimizi şirketlere teslim etmeyeceğiz” mesajıyla benzer doğa talanlarına karşı önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Süreci yakından takip eden Eskişehir Ekoloji Derneği avukatları ise bölgedeki tüm madencilik faaliyetlerine karşı hukuk ve yaşam mücadelelerinin süreceğini duyurdu.  (Evrensel)