PKK’nin feshedilmesi ve silahlı mücadelenin sonlandırılması kararının yıl dönümü dolayısıyla yapılan açıklamada, Kürt meselesinin çözümü için başlatılan ve devam eden sürecin ilerleyebilmesi için siyasi ve hukuki adımların atılması gerektiği vurgulanırken, muhataplık ve statü tartışmaları da gündeme getirildi.
5-7 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen 12. Kongre’nin yıl dönümü kapsamında yapılan açıklamanın Kürtçe metni Sozdar Avesta, Türkçe metni ise Mustafa Karasu tarafından okundu.
Açıklamada, bir yıl önce alınan fesih ve silahlı mücadelenin sonlandırılması kararının ardından yaşanan gelişmeler değerlendirildi. Sürecin, 27 Şubat 2025’te yapılan “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” ile başladığı hatırlatılarak, bu çağrının ardından ateşkes ilan edildiği ve kongre kararıyla örgütsel yapının sonlandırıldığı ifade edildi.
Metinde, söz konusu kararların ardından çeşitli adımlar atıldığı, silahlı unsurların Türkiye sınırları dışına çekildiği ve bazı sembolik adımların gerçekleştirildiği belirtildi. Bu adımların, siyasi çözüm zeminini güçlendirmek amacıyla atıldığı vurgulandı.
Açıklamada ayrıca, Türkiye’de yürütülen tartışmalar ve Meclis bünyesinde kurulan komisyona da değinildi. Komisyonun varlığının olumlu karşılandığı ifade edilmekle birlikte, hazırlanan rapordaki önerilerin henüz hayata geçirilmediği ve bu durumun sürecin ilerleyişine dair soru işaretleri yarattığı kaydedildi.
Metinde, çözüm sürecinin ilerleyebilmesi için yalnızca güvenlik başlıklarının değil, aynı zamanda demokratik siyaset alanının genişletilmesine yönelik düzenlemelerin de gerekli olduğu ifade edildi. Bu çerçevede, diyalog ve müzakere kanallarının daha net bir çerçeveye kavuşturulması, muhataplık mekanizmalarının belirginleşmesi ve hukuki zeminin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, sürecin ilerlemesinin aktörlerin rolünü etkin biçimde yerine getirebilmesine bağlı olduğu ifade edilerek, bu kapsamda Abdullah Öcalan’ın statü ve çalışma koşullarına ilişkin düzenlemelerin önemine işaret edildi. Bu tür adımların atılmasının, sürecin daha somut ilerlemesine katkı sağlayacağı ve toplumsal desteği artıracağı belirtildi.
Açıklamanın sonunda, barış ve çözüm sürecinin ilerleyebilmesi için siyasi iradenin güçlendirilmesi, hukuki zeminin oluşturulması ve karşılıklı güveni artıracak adımların atılmasının önemine dikkat çekildi.




