• Ana Sayfa
  • Ekonomi - Emek
  • Gözaltından çıkan öğretmenler yeniden eylem alanında: Bedenimizi alsınlar, vazgeçmiyoruz

Gözaltından çıkan öğretmenler yeniden eylem alanında: Bedenimizi alsınlar, vazgeçmiyoruz

TBMM önündeki müdahalenin ardından serbest bırakılan öğretmenler, sendika genel merkezi önünde sloganlarla karşılandı. “Atandınız” sözüne güvenerek eski işini bıraktığını ve ortada kaldığını belirten öğretmenler, “Verilen sözler tutulmadı, sürekli müdahaleyle karşılaşıyoruz” dedi.

Gözaltından çıkan öğretmenler yeniden eylem alanında: Bedenimizi alsınlar, vazgeçmiyoruz
Foto: Sendika.org
Gözaltından çıkan öğretmenler yeniden eylem alanında: Bedenimizi alsınlar, vazgeçmiyoruz
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 17 Haziran 2026 21:07

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın çağrısıyla Ankara’ya gelen öğretmenler, açlık grevlerinin üçüncü gününde TBMM Çankaya Kapısı önünde basın açıklaması yapmak istemişti. Öğretmenlerin bu talebi, polisin müdahalesiyle karşılık bulmazken, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali ve Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy’un da aralarında bulunduğu 14 kişi gözaltına alınmıştı.

4 saat süren gözaltının ardından serbest bırakılan öğretmenler, Öğretmenler Sendikası Genel Merkezi önüne gelerek eylemde bulunan arkadaşlarının yanına katıldı. Islıklar ve sloganlarla karşılanan öğretmenlere destek vermek üzere Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır da eylem alanına geldi.

‘Sayın Yusuf Tekin bu konuyu çok iyi biliyor’

Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy, gözaltına alınan öğretmenler adına açıklama yaptı.

Aksoy, şunları söyledi:

“Bugün sesimizi duymayanlara ulaşmak için Meclis’e gitmeye çalıştık. On üç arkadaşımız maalesef yere yatırılarak ters kelepçeyle gözaltına alındı. Açlık grevi, eylemler, basının desteği, yanımıza gelen demokratik kitle örgütleri ve siyasi partiler sayesinde zannediyoruz ki bu memlekette öğretmenlerin talebini duymayan, talebin ne olduğunu bilmeyen hiç kimse kalmadı. Bu sendika bu mücadeleyi buraya kadar getirdi. Öğretmenler bu gerçeği buraya kadar taşıdı. Eylem yapıyoruz çünkü eylem yapmak zorunda bırakılıyoruz. Eylem yapıyoruz çünkü sesimizi duyurmak istiyoruz. Bir yandan da siyasi partilerle görüşüyoruz.

Bugün buraya ziyarette bulunmayan siyasi partilere gittik. Eylem sürerken bir heyetimiz de siyasi partileri ziyaret etti. Adalet ve Kalkınma Partisi’ne bir ziyaret gerçekleştirildi. Arkadaşlarımız orada bir görüşme yaptı. Duyduğumuz şey şu; bu konunun inceleneceği ve takipçisi olunacağı…

Sayın Yusuf Tekin bu konuyu çok iyi biliyor. Bugün barikatların önünde de söyledik. Bu mesele çözülmek istenirse bugün çarşamba, yarın perşembe; cumaya kalmadan çözülür. Arkadaşlarımız Milliyetçi Hareket Partisi’ne de gittiler. Milliyetçi Hareket Partisi yetkilileri, ‘Biz yasa tasarısını verdik, gerisi Adalet ve Kalkınma Partisi’nde’ demiş. Gerçeği konuşalım; eğer bu yasanın komisyona inmesini istiyorsanız dünkü oylamada evet oyu vereceksiniz. Eğer bu yasanın komisyona inmesini istiyorsanız, iktidar ortağı olduğunuz partiyi çözüme çağıracaksınız.”

‘Hiç kimse devletin kurumlarını kendi şahsi aracı olarak göremez’

Aksoy’un ardından konuşan Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır da şöyle konuştu:

“Türkiye’de haklı olmak, her zaman sizi doğru bir sonuca götürmüyor. Mutlak anlamda siyaseten de bir destek bulmanız gerekiyor. Haklı olmak ayrı bir şey, siyaseten haklı olmak ise ayrı bir şey. Türkiye’de siyaseten haklı konuma geldiğinizde önünüz açılır, kapılar açılır ve talepleriniz karşılık bulur. Ancak yalnızca adalet açısından haklı olmanız, ne yazık ki sizi coplara ve farklı muamelelere maruz bırakabilir. Türk polisinin siyaseten kullanılmasına karşıyım. İktidar sahipleri, devletin polisini, milletin memurunu, milletin yargısını kendi memurları gibi görme yanılgısından bir an önce çıkmak zorundalar. Hiç kimse devletin kurumlarını kendi şahsi aracı olarak göremez. Burada toplanan genç kardeşlerim sadece çalışmak istiyor. Bu insani talebi duymak ve gereğini yerine getirmek gerekirken, onları şu veya bu şekilde mağdur ederseniz, haklarını ve varlıklarını yok sayarsanız bu doğru olmaz.”

‘Çevik kuvvet dışarı çıkmamıza izin vermedi’

Öğretmenlerin gözaltına alınmasına tepki gösteren eylem alanındaki öğretmenler, ANKA Haber Ajansı’na konuştu.

Mülakat mağduru öğretmen Fatma Nur Taşkın, “Bugün arkadaşlarımızın bir kısmı Meclis Parkı’na giderek basın açıklaması yapmak istedi. Ancak polis müdahalesiyle karşı karşıya kaldılar ve arkadaşlarımızın büyük bölümü gözaltına alındı. Edindiğimiz bilgilere göre halen gözaltında tutuluyorlar ve henüz serbest bırakılmadılar. Ayrıca bir hastane süreci yaşandığını duyduk. Arkadaşlarımızdan birinin kolunun hareket edemez hale geldiği yönünde bilgiler aldık. Biz de kendilerinden gelecek haberleri bekliyoruz. Öte yandan buradan giderek arkadaşlarımıza destek olmak istedik ancak polis buna izin vermedi. Bir süre bulunduğumuz alan abluka altına alındı. Çevik kuvvet ekipleri gelerek dışarı çıkmamıza izin vermedi. Biz de bulunduğumuz yerden arkadaşlarımıza destek olmaya çalıştık” dedi.

Mülakat mağduru öğretmen Ebru Havuz da “Bugün buradan Meclis Parkı’na yürümek istedik ancak buna izin verilmedi. Arkadaşlarımızın büyük bölümü maalesef gözaltına alındı. Bunun neden yapıldığını bilmiyoruz. Hiçbir yerden destek alamıyoruz. İktidar ortakları bizimle hiçbir şekilde muhatap olmuyor. Annelerimizi gönderiyoruz, onları da kapıdan çeviriyorlar. Artık bu mücadelemizin bir sonuca ulaşmasını istiyoruz. Gerçekten yorulduk. Annelerimiz yoruldu, burada bulunan çocuklar yoruldu. Ancak bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Kazanana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

‘Bize verilen sözlere güvenerek buraya geldik’

Öğretmenlere desteğe gelen bir yurttaş ise “Bu ülkede geleceğimizi hazırlayan öğretmenlere yapılanlar artık yeter. Bu ülkede mevcut yönetim ve sistem her alanda baskı uyguluyor. Ancak öğretmenler bunu hak etmiyor. Yarın bu ülkede geleceğimizi nasıl inşa edeceğiz? Bu çocuklara bu şekilde davranarak, insanları açlık grevine mahkûm ederek mi? Sonuna kadar direnenlerin yanındayız” şeklinde konuştu.

Bir diğer mülakat mağduru öğretmen de “13 yıldır özel sektörde çalışan bir öğretmenim. Mülakatlarda ‘atandınız’ denildiğinde, 13 yıldır çalıştığım kurumu bıraktım ve işsiz kaldım. Bize bazı sözler verildi, biz de bu sözlere güvenerek buraya geldik. Ancak verilen sözler tutulmadı. Üç gündür sürekli gözaltılarla ve polis müdahaleleriyle karşı karşıyayız. Bunun nereye kadar devam edeceğini bilmiyoruz. Onlar vazgeçmiyorsa biz de vazgeçmiyoruz. Artık ne yapalım? Gelsinler bedenimizi alsınlar” diye sitem etti.

Öğretmenlerin eylemi sendika genel merkezi önünde devam ediyor. (ANKA)

CHP, DEM Parti ve İYİ Parti komisyonu terk etti: Bu tiyatroyu devam ettirmeyeceğiz