Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirdiği eylemlerin 621’inci haftasında Ankara Sakarya Caddesi’nde bir araya geldi.
Aynı saatlerde İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu da Beyoğlu’ndaki dernek binası önünde düzenlediği “F Oturması” eyleminin 749’uncusunda ağır hasta tutuklu Mehmet Şirin Çelik’in durumunu gündeme taşıdı.
Fatma Tokmak’ın sağlık durumuna dikkat çekildi

Ankara’daki açıklamayı İHD Ankara Şube Eşbaşkanı Sevil Turgut okudu. Turgut, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Fatma Tokmak’ın ileri derecede kalp hastası olduğunu, ayrıca yüksek tansiyon, astım, varis ve mide rahatsızlıklarının bulunduğunu söyledi.
Fatma Tokmak’ın sağlık durumunun 2025 yılı içerisinde belirgin şekilde ağırlaştığını belirten Turgut, şunları söyledi:
“Nisan 2025’te yapılan muayenede kalp kapakçığının acilen değiştirilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen ameliyat tarihi uzun süre belirlenmemiştir. Aradan geçen sürede ameliyatın gerçekleştirildiğine ve hayati riskin ortadan kalktığına ilişkin tarafımıza ulaşan doğrulanmış güncel bir bilgi bulunmamaktadır. Kalp kapakçığındaki yırtık ve daralma, kalp yetmezliği, nefes darlığı, bayılmalar, morarma ve şişliklerle birlikte değerlendirildiğinde Fatma Tokmak’ın düzenli hastane takibi ve kesintisiz tedaviye ihtiyaç duyduğu açıktır. Bu sağlık tablosunun hapishane koşullarında yalnızca izlenmesi, telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabilecek ağır bir ihmaldir.”
‘Hayati risk taşıyor’
Fatma Tokmak’ın sağlık sorunlarının hayati risk oluşturduğunu vurgulayan Turgut, şöyle devam etti:
“Türkiye İnsan Hakları Vakfı tarafından sağlık raporları incelenerek ‘hapishanede kalamaz’ değerlendirmesi yapılmasına rağmen Adli Tıp Kurumu 2022 yılında aksi yönde rapor düzenlemiştir. Sağlık durumunun ağırlaşması üzerine 2025 yılında infazının ertelenmesi ve yeniden değerlendirme yapılması için başvuruda bulunulmuş, ancak başvuru aylarca sonuçlandırılmamıştır. Fatma Tokmak’ın infazı derhâl ertelenmeli ve kendisi tahliye edilmelidir. Acil kalp ameliyatı ve gerekli bütün tedavileri tam teşekküllü bir hastanede, ailesinin desteğiyle ve insan onuruna uygun koşullarda sağlanmalıdır.”
İstanbul’da Mehmet Şirin Çelik için F Oturması

İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu ise Beyoğlu’ndaki dernek binası önünde gerçekleştirdiği 749’uncu “F Oturması” eyleminde, 28 Temmuz’da Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden Elazığ R Tipi Cezaevi’ne sevk edilen 70 yaşındaki ağır hasta tutuklu Mehmet Şirin Çelik’in durumuna dikkat çekti.
Eylemde “Hasta Mahpus Mehmet Şirin Çelik serbest bırakılsın” pankartı açılırken, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” ve “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” sloganları atıldı.
Basın açıklamasını okuyan İHD üyesi Nazım Dikbaş, cezaevlerinde tecrit sistemine karşı gerçekleştirilen ölüm orucu ve açlık grevi eylemlerinin 30’uncu yılında yaşamını yitirenleri andı. Çelik’in 27 yıldır tutuklu olduğunu belirten Dikbaş, beyin damarlarında tıkanıklık, kalp rahatsızlığı, hipertansiyon, varis, prostat ve bel fıtığı bulunduğunu, iki kez beyne pıhtı attığını, kısmi felç geçirdiğini ve son olarak 3 Temmuz’da beyin kanaması geçirdiğini söyledi.
‘İnfazının ertelenmesini talep ediyoruz’
Dikbaş, Mehmet Şirin Çelik’in oğlu tarafından iletilen mesajı da kamuoyuyla paylaştı:
“Son olarak 3 Temmuz’da beyin kanaması geçirdi. Fırat Üniversitesi ve Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nde acil tedavileri yapıldıktan sonra tekrar cezaevine gönderildi. 27 Temmuz’da kapalı görüşüne gittiğimizde, babam sağlık durumunun iyi olmadığını, vücudunda yaygın ağrılar ve kaslarda güçsüzlük hissettiğini söyledi. Biz de geçirdiği kısmi felç nedeniyle algılama, konuşma ve yürüme güçlüğü yaşadığını gördük. 28 Temmuz’da bizi araması gerekirken aramadı. Aynı gün saat 16.00 gibi idareden kardeşimi aradılar ve babamı Elazığ R Tipi’ne gönderdiklerini söylediler. Orada babamı boş bir odaya aldıklarını ve saatlerce su bile vermediklerini öğrendik. Babam 10’dan fazla ilaç kullanan ve şu anda enfeksiyon kaptığı için sürekli su içmesi gereken bir hasta ama saatlerce ona su verilmemiş. Adli Tıp Kurumu’na (ATK) infazın ertelenmesi için başvuruda bulunduk ancak henüz bir sonuç alamadık. Babamın tedavisinin cezaevi koşullarında sürdürülmesi mümkün değil. Yaşam hakkının korunması için cezasının kalan kısmını evde geçirmesini istiyoruz. Sağlıklı koşullarda tedavi olabilmesi amacıyla infazının ertelenmesini talep ediyoruz.”





