• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Hopa’da Dünya Anadili Günü etkinliği: Halklar türkülerini söylüyor

Hopa’da Dünya Anadili Günü etkinliği: Halklar türkülerini söylüyor

Etkinlikte konuşan DEM Parti MYK üyesi Cemile Turhallı, “Bir dil direniyorsa bir halk direniyordur” diyerek Kazım Koyuncu’nun halklar arasında kurduğu köprüyü hatırlattı. Yapılan ortak açıklamada ise yok olma tehlikesi altındaki diller için yasal güvence çağrısı yapıldı.

Hopa’da Dünya Anadili Günü etkinliği: Halklar türkülerini söylüyor
Hopa’da Dünya Anadili Günü etkinliği: Halklar türkülerini söylüyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 22 Şubat 2026 16:27
  • Güncellenme: 22 Şubat 2026 16:47

Artvin’in Hopa ilçesinde, 21 Şubat Dünya Anadili Günü dolayısıyla “Halklar türkülerini söylüyor” başlıklı etkinlik düzenlendi. Ticaret ve Sanayi Odası salonunda gerçekleştirilen etkinlik, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Emek Partisi (EMEP) ve Proleter Devrimci Duruş’un katılımıyla yapıldı.

Etkinliğe siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra DEM Parti MYK üyesi, Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu Eş Sözcüsü Cemile Turhallı katıldı.

Turhallı: Bir dil direniyorsa bir halk direniyordur

Cemile Turhallı, konuşmasına Lazca, Hemşince ve Gürcüce “Anadili gününüz kutlu olsun” diyerek başladı. Lazlar, Hemşinler ve Gürcülerin dillerini korumak için direndiğini belirten Turhallı, “Bizler de Amed’de bu dilleri yaşatmanın sembol bir adımı olarak isimlerinin olduğu bir park açılışı gerçekleştirdik. Bir dil direniyorsa bir halk direniyordur” dedi.

Konuşmasında sanatçı Kazım Koyuncu’yu da anan Turhallı, şöyle devam etti.

“Kazım Koyuncuyu saygıyla anıyorum. O naif ve asi yüreğiyle 2005 Newrozunda Amed halkına Lazca seslendi. Lazcayı onun türküleri ile sevdi. Tek bir sesle onun şarkılarına eşlik etti. İki halk arasında köprü oldu.

Bugün de burada bizler bir araya geldiğimizde gördüğünüz gibi ne bir yeri bölüyoruz ne de kimse için tehdit olmuş oluyoruz. Kendi tarihimizi, kültürümüzü, sevinçlerimizi dilimizle yaşatıyoruz. Bu bizim birliğimizin teminatıdır. Dayanışmayla bu kadim dillerimizi koruyacak ve geliştireceğiz. “

Çok dilli müzik ve şiirler

Program kapsamında Hopa Kadın Korosu Lazca, Kürtçe, Hemşince ve Gürcüce türküler seslendirdi. Gürcistan’da yaşayan Laz sanatçı Maria Abaşidze Lazca ve Gürcüce türküler söyledi.

Etkinlikte ayrıca şiir ve maniler okundu.

Program, günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalarla başladı; ardından Lazca günün anlamı konuşması ve Lazca şiir dinletisi gerçekleştirildi. Devamında Hemşince kaval ve tulum eşliğinde türküler seslendirilirken, Fındıklı Çok Sesli Kadın Korosu sahne aldı. Programda Gürcistan’da yaşayan Laz sanatçı Maria Abaşidze’nin Lazca ve Gürcüce türküleri yer aldı, etkinlik Kürtçe türkülerle devam etti.

‘Dil özgürlüğü halkların varoluşunun temelidir’

Program başlamadan önce okunan açıklama şu şekilde:

“Halkların varoluşunun en temel dayanaklarından biri dil özgürlüğüdür. Bu nedenle anadili hakkına yönelik inkâr, asimilasyon ve tasfiye politikalarına karşı mücadele etmek, her şeyden önce insan olmanın vazgeçilmez bir gereğidir. Anadili, halkların hafızası, kimliği ve özgür varoluşunun temelidir. Bu hakkın korunması; eşit, özgür ve demokratik bir toplumsal yaşamın vazgeçilmez koşuludur.

Anadilinden koparılan bir toplum yalnızca bir dili değil; tarihini, kültürünü, ulusal ve toplumsal hakikatini de kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır.

Türkiye’de tekçi ve katı merkeziyetçi ulus-devlet anlayışı, dün olduğu gibi bugün de halkların dilsel ve kültürel varlığına yönelik inkâr, asimilasyon ve tasfiye politikalarını sürdürmektedir. Halkların tüm toplumsal mücadelesine ve taleplerine rağmen, dilsel ve kültürel varlığına karşı yürütülen politika ve uygulamalar bunun en somut örneğidir. Yüzyıllık inkâr ve asimilasyon politikaları farklı ton ve yöntemlerle devam etmektedir.

‘Birçok kadim dil yok olma sınırında’ 

Türkiye’de inkâr ve asimilasyon politikaları sonucunda birçok kadim dil yok olma sınırına dayanmıştır ve bu tehlike her geçen gün artmaktadır. Ubıhça ve Kapadokya Yunancası, Lomca tamamen yitirilmiş; Kürtçenin kadim lehçesi Zazaki/Kirmancki, Lazca, Hemşince, Abazaca, Çerkesçe, Süryanice, Pontus Yunancası, Batı Ermenicesi ve Romanca ise ciddi bir yok oluş tehdidiyle karşı karşıyadır.

Birlikte yaşam; farklılıkların inkâr edilmediği, aksine özgürce var olduğu bir yaşamdır. Dil özgürlüğü bu yaşamın temel ilkesidir; anadile dair tüm haklar vazgeçilmezdir. Toplumsal barış, tekçiliğin dayatılmasıyla değil; dillerin, kimliklerin ve kültürlerin eşitlik ve özgürlük temelinde tanınmasıyla mümkündür.

Bu nedenle tüm halkların kendi anadilini öğrenme, kullanma, geliştirme ve eğitim dili olarak seçme hakkı güvence altına alınmalıdır. Kamusal yaşam çok dilli ve eşitlikçi bir anlayışla yeniden düzenlenmelidir. Adil bir barış ve demokratik toplum ancak dillerin özgür olduğu bir zeminde inşa edilebilir.

‘Diller arasında üstünlük değil eşitlik sağlanmalıdır’ 

Halkların beklenti ve talepleri nettir. Hiyerarşik, tekçi, dışlayıcı, yasaklayıcı ve asimilasyoncu anlayışlara son verilmeli; üstünlerin hukuku değil, eşitler arası hukuk tesis edilmelidir. Diller arasında üstünlük değil barış; kimlikler arasında tahakküm değil eşitlik sağlanmalıdır. Toplumsal barış için, başta anadilinde eğitim olmak üzere dil hakları güvence altına alınmalı ve yasal statüye kavuşturulmalıdır.

Dillerin özgürlüğünü korumak, toplumun özgürlüğünü ve barışını kurmaktır.

21 Şubat Dünya Anadili Günü vesilesiyle bir kez daha vurguluyoruz: Dil özgürlüğü, birlikte yaşamın ve onurlu barışın temelidir.

Bu nedenle herkesi anadili mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz.

Tüm Dillere Eşitlik ve Özgürlük!

Anadili Varlığımız, Kimliğimiz ve Onurumuzdur.”