Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Orta Doğu’daki savaşlar nedeniyle devasa bir enerji krizi uyarısında bulundu. Çatışmalar nedeniyle günlük petrol arzında 11 milyon varillik kesinti yaşanırken, bölgedeki 40 enerji tesisi ağır hasar aldı.
IEA Genel Direktörü Fatih Birol, bugün yaptığı açıklamada, Orta Doğu’da tırmanan savaşın küresel petrol üretimi üzerindeki doğrudan etkisi nedeniyle dünyanın son on yılların en ağır enerji krizlerinden birine doğru sürüklendiği uyarısını yaptı. Canberra’daki Ulusal Basın Kulübü’nde konuşan Birol, mevcut durumun “çok tehlikeli” olduğunu belirterek, şimdiye kadar günlük yaklaşık 11 milyon varil petrolün piyasadan çekildiğini kaydetti.
9 ülkede 40 enerji tesisi hasar gördü
Savaşın enerji altyapısına büyük zarar verdiğini vurgulayan Birol, “Bölgedeki dokuz ülkede en az 40 enerji tesisi orta veya ağır derecede hasar görmüş durumda,” ifadelerini kullandı. Bu yıkımın küresel arz zincirini derinden sarstığı belirtiliyor.
Enerji krizi nedir?
Enerji krizi, petrol, doğalgaz ve elektrik gibi temel enerji kaynaklarının arzında yaşanan ciddi kesintiler veya daralmalar sonucu ortaya çıkan, fiyatların hızla yükselmesine ve ekonomik faaliyetlerin aksamasına yol açan bir durum olarak tanımlanıyor. Uzmanlara göre özellikle savaş, jeopolitik gerilimler ve enerji üretimindeki aksaklıklar, küresel ölçekte enerji krizlerini tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor.
Olası bir enerji krizinde yakıt ve elektrik fiyatlarının hızla artması, bazı bölgelerde kesintilerin yaşanması, sanayi üretiminin yavaşlaması ve genel olarak hayat pahalılığının daha da yükselmesi beklenir.
Ne olmuştu?
ABD ve İsrail, 28 Şubat 2026’da İran’a yönelik koordineli geniş çaplı hava saldırıları başlattı. İran’ın nükleer ve askeri altyapısının hedef alındığı operasyonun ardından bölgede gerilim hızla tırmandı.
Savaşın bölgesel etkileri Irak, Lübnan ve Körfez’e kadar yayıldı. İran saldırılara füze ve insansız hava araçlarıyla karşılık vererek İsrail’in yanı sıra Katar, Bahreyn ve Kuveyt gibi Körfez ülkelerindeki ABD askeri üslerini hedef aldı.
Karşılıklı saldırılar kısa sürede bölgesel bir çatışmaya dönüşürken, hava sahaları kapatıldı, deniz yollarında güvenlik riski arttı ve özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden enerji arzına ilişkin küresel endişeler büyüdü.
Bölgede tırmanan gerilim, Orta Doğu’da geniş çaplı bir çatışma ihtimalini güçlendirirken, ABD üslerinin bulunduğu ülkeler de doğrudan hedef haline geldi.




