İran ile İsrail ve ABD arasındaki savaşın 24. gününde, askeri hareketlilik Irak Federe Kürdistan Bölgesi sınırlarına kaymış durumda.
Gelen son bilgilere göre Tahran yönetimi, olası hava saldırılarından korunmak ve stratejik mevziler elde etmek amacıyla askeri birliklerini dağlık alanlara kaydırıyor.
Bölgede askeri hareketlilik artarken kamuoyu araştırmaları ve yeni operasyon iddiaları çatışmanın seyrine ilişkin dikkat çekici veriler ortaya koyuyor.
ABD Başkanı Trump’tan gelen açıklamalar, savaşı 24. gününde yeni operasyon ile müzakere arasında bir sarkaca yerleştirdi.
23 Mart itibarıyla yaşanan gelişmeler şöyle:
Meriwan ve Suren Dağları’na tahkimat
Son üç gün içinde İran ordusu; Meriwan kenti ile Rojhilat-Kürdistan Bölgesi sınır hattına yoğun ek güç sevk etti.
Özellikle Suren Dağları ile Irak’ın Seyidsadık ilçesinin karşısına düşen stratejik noktalara askeri birimlerin konuşlandırıldığı bildirildi. Uzmanlar, İran’ın sarp dağlık arazileri kullanarak olası hava bombardımanlarına karşı bir “kalkan” oluşturmayı hedeflediğini belirtiyor.
Süleymaniye ve Halepçe hattında alarm
Savaşın yayılma riskine karşı Irak Sınır Muhafızları da harekete geçti. Süleymaniye ve Halepçe vilayetlerini kapsayan 300 kilometrelik zorlu sınır hattında personel sayısı artırıldı. Bölge 1 Sınır Muhafızları Komutanlığı bünyesindeki tugayların tahkim edildiği ve bu personelin büyük çoğunluğunun Kürdistan Bölgesi vatandaşlarından oluştuğu öğrenildi.
28 Şubat’tan bu yana devam eden çatışmaların gölgesinde; Irak ve Kürdistan Bölgesi yönetimleri resmi bir duruş sergileyerek, kendi topraklarının İran’a veya diğer taraflara yönelik bir saldırı üssü olarak kullanılmasına izin vermeyeceklerini yineledi.
Umman: Bu savaş İran’ın eseri değil, Hürmüz için güvenli geçiş üzerinde çalışıyoruz
Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaların “Tahran’ın eseri olmadığını” ifade ederek, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenli geçişler için çabaladıklarını belirtti. Umman Dışişleri Bakanı Busaidi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “İran hakkındaki görüşünüz ne olursa olsun, bu savaş onların eseri değil. Bu durum geniş çaplı ekonomik sorunlara yol açıyor ve savaş devam ederse bunların çok daha kötüleşeceğinden korkuyorum.” değerlendirmesinde bulundu. Busaidi, Umman’ın Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçiş düzenlemelerinin sağlanması için yoğun şekilde çalıştığını kaydetti.
Lavrov: İran’daki savaşın Hazar Denizi’ne yayılma riski var
Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiği bildirildi. Lavrov’un görüşmede, “İran’daki savaşın Hazar Denizi’ne yayılma ihtimaline ilişkin endişelerini” belirttiği kaydedildi. Açıklamada, “Çatışmanın Hazar Denizi bölgesine tehlikeli şekilde yayılması” konusunda karşılıklı endişelerin paylaşıldığı da aktarıldı. Lavrov’un ayrıca, “Buşehr dahil İran’daki nükleer tesislere yönelik saldırıların Rus personel için ‘kabul edilemez riskler’ oluşturduğunu ve ‘felaket düzeyinde çevresel sonuçlara’ yol açabileceğini” dile getirdiği bildirildi.
İran, Trump’ın açıkladığı ‘müzakere’ iddialarını yalanladı: Bu tür psikolojik savaşla ne Hürmüz Boğazı savaş öncesi durumuna dönecek ne de enerji piyasalarında barış olacaktır
İran basınına konuşan ismi açıklanmayan bir yetkili, Washington yönetimiyle hiçbir müzakerenin yapılmadığını ve ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarının enerji piyasalarının kötü durumunu düzeltmeye yönelik “psikolojik operasyon” olduğunu savundu. İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansına konuşan ismi açıklanmayan İranlı bir yetkili, Trump’ın İran ile “Orta Doğu’daki düşmanlıkları çözmek için çok verimli görüşmeler” yaptıklarına dair iddiasını yalanladı.
İranlı yetkili, “Savaşın başından bugüne kadar bazı arabuluculardan Tahran’a mesajlar gönderildi ve bunlara ‘gerekli caydırıcılığı sağlayana kadar savunmaya devam edeceğiz” diyerek cevap verdik. Hiçbir müzakere olmadı ve şu anda da yok. Bu tür psikolojik savaşla ne Hürmüz Boğazı savaş öncesi durumuna dönecek ne de enerji piyasalarında barış olacaktır.” ifadelerini kullandı. Trump’ın “İran’ın elektrik altyapısına saldırıyı 5 gün ertelediğini” duyurmasına ilişkin de yetkili, “İran’ın askeri tehditleri inandırıcı hale geldikçe Trump kritik altyapıya yönelik saldırılardan geri adım attı. ABD ve Batı’daki finansal piyasalar üzerindeki baskı ve tahvil tehdidi arttı ve bu da bu geri adımın önemli bir faktörü oldu.” değerlendirmesinde bulundu. İranlı yetkili, “Trump’ın 5 günlük ültimatomu, bu rejimin halka karşı işlediği suçlarına devam edeceği anlamına geliyor ve biz de karşılık vermeye ve ülkeyi kapsamlı bir şekilde savunmaya devam edeceğiz.” dedi. ABD Başkanı Trump, son 2 gündür ülkesinin, İran ile “Orta Doğu’daki düşmanlıkları çözmek için çok verimli görüşmeler” yaptığını iddia etmişti.
Trump, İran’daki enerji santrallerine yönelik askeri saldırıları erteledi
ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin İran ile iyi ve verimli görüşmeler yaptığını ve İran’ın enerji santrallerine ve enerji altyapısına yönelik her türlü askeri saldırıyı erteleme emri vereceğini söyledi. Donald Trump, kendi sosyal medya platformu üzerinden peş peşe yaptığı açıklamalarda, İran ile Ortadoğu’daki gerilimi sona erdirecek kapsamlı bir çözüm üzerinde çalışıldığını belirtti. Trump, “Bu derinlemesine ve yapıcı görüşmelerin tonuna dayanarak, Savaş Bakanlığı’na, devam eden toplantıların başarısına bağlı kalmak kaydıyla, İran’ın enerji santrallerine ve enerji altyapısına yönelik tüm askeri saldırıları beş günlük bir süre için erteleme talimatı verdim” dedi.
Trump, bölgedeki askeri varlığı azaltmak veya sonlandırmak için şu 5 şartın yerine getirilmesi gerektiğini söyledi: İran’ın füze kapasitesinin, fırlatıcılarının ve bunlarla ilgili her şeyin tamamen etkisiz hale getirilmesi, İran’ın savunma sanayi altyapısının tamamen çökertilmesi, İran Deniz ve Hava Kuvvetleri ile hava savunma sistemlerinin ortadan kaldırılması, İran’ın nükleer kapasiteye yaklaşmasına asla izin verilmemesi ve ABD’nin olası bir durumda anında ve güçlü tepki verecek konumda kalması ve İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt ve diğer bölge müttefiklerinin en üst düzeyde korunması.
Trump, Hürmüz Boğazıyla ilgili olarak da “Hürmüz Boğazı, ihtiyaç duyulduğunda onu kullanan diğer uluslar tarafından korunmalı ve denetlenmeli. Amerika Birleşik Devletleri burayı kullanmıyor! Talep edilirse bu ülkelere yardımcı oluruz ancak İran tehdidi ortadan kalktığında buna gerek kalmamalı. Bu, onlar için kolay bir askeri operasyon olacaktır” ifadelerini kullandı.
İran Savunma Konseyi: ABD-İsrail, İran adalarına ve kıyılarına saldırırsa Basra Körfezi’ne mayın döşenecek
İran Savunma Konseyi, ABD-İsrail’in İran kıyılarına ve adalarına yönelik herhangi bir saldırı girişimi durumunda Basra Körfezi’ne mayın döşeneceğini duyurdu. Konseyden yapılan yazılı açıklamada, “Düşmanın, İran kıyılarına veya adalarına yönelik herhangi bir saldırı girişimi, Fars (Basra) Körfezi’ndeki tüm ulaşım hatlarının çeşitli deniz mayınlarıyla döşenmesiyle sonuçlanacaktır.” ifadelerine yer verildi. Açıklamada, böyle bir durumda ise Basra Körfezi’nin uzun bir süre boyunca Hürmüz Boğazı’na benzer şekilde ciddi bir geçiş kısıtlamasıyla karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekildi. Savunma Konseyi, İran’a saldırılara destek vermeyen ülkelere ait gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişi için İran ile koordinasyon sağlaması gerektiğini bildirdi.
Öte yandan İran Silahlı Kuvvetleri’nin İsrail’in nükleer tesisine ev sahipliği yapan Dimona kentine saldırısının Natanz’daki nükleer tesise saldırıya misilleme olarak gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, İran’ın enerji altyapısını hedef alan herhangi bir saldırıya “derhal ve kesin bir yanıt verileceği” uyarısında bulunuldu. İsrailli gazeteci Barak Ravid, Axios’ta 7 Mart’ta yayımlanan ve ismi açıklanmayan kaynaklarına dayandırdığı haberinde, ABD yönetiminin İran’ın ana petrol terminallerinden Basra Körfezi’nin kuzeyindeki Hark Adası’nı ele geçirmeyi görüştüğünü yazmıştı.
Katar Havayolları, bölgesel gerilimler nedeniyle 20 uçağını İspanya’daki deposuna taşıdı
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve karşılıklı saldırılarla devam eden bölgesel gerilim sürerken Katar Havayolları, en büyük 20 uçağını İspanya’nın Teruel kentindeki uzun süreli depolama tesisine taşıdı. Financial Times gazetesinin haberinde yer verilen Flightradar24 verilerine göre, hava yolu dün 5 uçak daha göndererek İspanya’daki tesiste bulunan toplam uçak sayısını 20’ye çıkardı. İspanya’ya taşınan uçakların çoğunun, filosunun en büyükleri arasında yer alan Airbus A380, Airbus A350 ve Boeing 787 tipi olduğu görüldü. Konu hakkında Financial Times’a açıklamada bulunan Katar Havayolları, “Bölgedeki mevcut durum ve bunun sonucunda uçuş operasyonlarında yaşanan aksamalar nedeniyle Katar Havayolları bazı uçaklarını, Katar dışındaki seçilmiş havalimanlarına konuşlandırdı. Bu geçici bir önlemdir ve uçuş operasyonları normal seviyelere döndükçe uçaklar kademeli olarak tekrar hizmete alınacaktır.” ifadelerine yer verdi.
İran’dan ‘biz saldırmadık açıklaması: Diego Garcia Üssü’ne saldırı İsrail’in sahte bayrak operasyonu
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesinin Birleşik Krallık’a ait Diego Garcia Üssü’nü balistik füzelerle hedef aldığına dair iddiaları reddederek, saldırıyı “İsrail’in sahte bayrak” operasyonu şeklinde nitelendirdi. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, CBS News kanalında yayınlanan “Face the Nation” programında yaptığı açıklamada, Birleşik Krallık’ın Diego Garcia Üssü’ne ateşlenen füzelerin “İran’a ait balistik füzeler olduğu” yönündeki İsrail’in değerlendirmesini “teyit edemeyeceklerini” belirtti. Diego Garcia’ya İran tarafından balistik füze fırlatıldığına dair İsrail’in değerlendirmelerinin sorulması üzerine Rutte, “Bunu şu anda teyit edemiyoruz, bu yüzden konuyu araştırıyoruz. Eğer bu doğruysa, Başkan Trump’ın burada yaptığı şeyin, İran’ın balistik füze ve nükleer yeteneklerini ortadan kaldırmanın ne kadar önemli olduğunun bir başka kanıtı olur.” dedi. Rutte’nin konuyla ilgili açıklamasını paylaşan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, “İran’a karşı yürütülen savaşı desteklemeleri için üyelere baskı yapan kötü şöhretli NATO Genel Sekreteri’nin dahi İsrail’in son dezenformasyonunu teyit etmeyi reddetmesi çok şey anlatıyor. Dünya, bu bayat ve itibarını kaybetmiş ‘sahte bayrak’ öykülerinden iyice bıkmış durumda.” ifadelerini kullandı. The Wall Street Journal gazetesinin 21 Mart’ta ismi açıklanmayan kaynaklara dayandırdığı haberinde, İran’ın, Birleşik Krallık’a ait Hint Okyanusu’nda bulunan ortak üssü Diego Garcia’ya iki orta menzilli balistik füze fırlattığı ancak füzelerin hiçbirinin üsse isabet etmediği iddiasına yer verilmişti.
İran basını, Trump’ın tehditleri sonrası bölgedeki 11 enerji ve arıtma tesisinin görüntülerini yayımladı
İran basını, ABD Başkanı Donald Trump’ın “ülkedeki elektrik tesislerine saldırı” tehditlerinin ardından Körfez ülkeleri ile Ürdün’deki 11 önemli enerji üretim ve tuzdan arındırma tesisinin görüntülerini paylaşarak, İran’ın enerji tesislerine muhtemel saldırıda bu tesislerin hedef alınacağını belirtti. İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı konuyla ilgili haberinde, Körfez ülkeleri ile Ürdün’deki 11 önemli enerji üretim ve tuzdan arındırma tesisinin görüntülerini paylaştı.
Bölgenin kritik enerji tesisleri olarak adlandırılan Kuveyt’teki El-Zur Enerji Santrali ve Tuz Arıtma Tesisi, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) Baraka Nükleer Santrali ve Tavile Tuz Arıtma Tesisi, Suudi Arabistan’daki Ras el-Hayr enerji santrali ve tuzdan arındırma tesisi ile Eş-Şueybe enerji santrali ve tuzdan arındırma tesisi, Ürdün’deki Akabe ve Es-Samra termik santrali, Bahreyn’deki El-Dur enerji santrali ve Katar’daki Um el-Hul ile Ras Laffan ve Ras Girtas enerji santrallerinin, İran’ın enerji tesislerine saldırı halinde vurulacağı uyarısı yapıldı.
ABD Başkanı Trump ve Birleşik Krallık Başbakanı Starmer, Hürmüz Boğazı’nı görüştü
Donald Trump ve Keir Starmer, dün akşam yaklaşık 20 dakika süren bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Birleşik Krallık basınının aktardığına göre, iki liderin görüşmesi, “yapıcı” olarak gerçekleştirildi. Downing Street Sözcüsü David Pares, “Trump ve Starmer’ın, Orta Doğu’daki durumu ve özellikle küresel deniz taşımacılığının yeniden başlaması için Hürmüz Boğazı’nın açılmasının gerekliliğini ele aldığını” bildirdi. Pares, “Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının küresel enerji piyasasında istikrarı sağlamak için elzem olduğu konusunda hemfikir oldular” ifadelerini kullandı ve iki liderin “yakında tekrar konuşmayı kabul ettiğini” dile getirdi.
Donald Trump ayrıca, sosyal medya platformu Truth Social’da Starmer ve İngiltere Başkan Yardımcısı David Lammy’yi canlandıran oyuncuların yer aldığı bir skeç paylaştı. Skeçte, Starmer’i canlandıran oyuncu, “Ah vay canına, ya Donald bana bağırırsa? Ne derim Lammy?” diyerek, “Burada tamamen kayboldum Lammy. Liz Truss bu işi nasıl bu kadar kolay gösterdi” ifadelerini kullandı. Trump, daha önce Starmer’in “Hürmüz Boğazı’nın açılması için bölgeye askeri birlik ve savaş gemisi çağrısına olumsuz yanıt verdiği için hayal kırıklığına uğradığını” belirtmişti.
İran’ın Tebriz kentine düzenlenen iki saldırıda 6 kişi hayatını kaybetti
İran’ın Doğu Azerbaycan eyaletine bağlı Tebriz kentinde, dün gece sivil yerleşim noktalarına düzenlenen ABD-İsrail saldırılarında 6 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi. İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansının, Doğu Azerbaycan Valiliğinin açıklamasına dayandırdığı habere göre, Tebriz’in Nasr bölgesinde sivil bir binaya düzenlenen saldırıda 4 kişi yaşamını yitirdi, 6 kişi de yaralandı. Tebriz’in kuzeydoğusundaki Rab-ı Reşidi bölgesine düzenlenen saldırıda ise 2 kişinin hayatını kaybettiği aktarıldı.
CENTCOM Komutanı Cooper: İran, son haftalarda 300’ün üzerinde sivil hedefi vurdu
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Brad Cooper, İran International kanalına yaptığı açıklamada, İran’ın askeri yeteneklerinin zayıfladığını iddia ederek, “Çaresizlikle hareket ediyorlar… Son birkaç hafta içinde sivil hedeflere, kasıtlı şekilde, 300’ün üzerinde saldırı gerçekleştirdiler. Çaresizlik nedeniyle bölgedeki sivil hedefleri giderek daha fazla hedef alıyorlar” dedi. Cooper ayrıca, “İran’ın çatışmaların başında çok sayıda insansız hava aracı (İHA) ve füze ile büyük hacimli saldırılar yapıltığını, ancak artık saldırıların bir veya iki hedefle sınırlı kaldığını” ifade etti. ABD yönetimi de İran’ın ateşleme kapasitesinin azaldığını ileri sürdü. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), başladığı ilk haftaya oranla füze saldırılarının yüzde 90, İHA saldırılarının da yüzde 86 azaldığını açıklamıştı.
Trump, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik İran’a tehdidinin “çok iyi” sonuçlanacağını savundu
ABD Başkanı Donald Trump, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı’nı açmaması halinde ülkenin elektrik santrallerini vuracağına yönelik tehdidinin “çok iyi” sonuç vereceğini öne sürerek, bu durumun “İran’ın tamamen yok edilmesine” yol açabileceğini savundu. Trump, İsrail’in Kanal 13 televizyonuna verdiği telefon röportajında, konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. İran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaması halinde enerji santrallerine saldırılacağı yönünde verdiği ültimatomun “çok iyi” sonuçlanacağını ifade eden Trump, “Yakında göreceksiniz, çok iyi olacak.” dedi. Donald Trump, bu durumun, “İran’ın tamamen yok edilmesine” yol açabileceğini iddia etti. Boğazın yeniden açılmasına destek vermedikleri gerekçesiyle NATO müttefiklerini de eleştiren Trump, bu ülkelerin “hiçbir şey yapmadığını” öne sürdü.
ABD’nin BM Daimi Temsilcisi: Müttefiklerimizin olması gerektiği gibi dediğimize geldiğini görüyoruz
ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mike Waltz, ABD müttefiklerinin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına destek verme konusunda ikna olmaya başladığını belirterek, “Müttefiklerimizin olması gerektiği gibi dediğimize geldiğini görüyoruz.” ifadesini kullandı. CBS News kanalında yayımlanan “Face the Nation” programında Waltz, müttefiklerinin ABD’ye Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda destek vermesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ABD müttefiklerinin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına destek verme konusunda ikna olmaya başladığını ifade eden Waltz, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae’nin Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemileri korumak için “donanmasının bir kısmını” tahsis etme taahhüdüne işaret etti. Waltz, “Müttefiklerimizin olması gerektiği gibi dediğimize geldiğini görüyoruz. Ancak aynı zamanda Başkan, bu rejimi desteklemeyecek. Zira bu rejim, soykırım niyetiyle elli yıldır dünyanın enerji kaynaklarını rehin almaya çalışmakta ve tehditlerde bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Hollanda ve İngiltere liderleri, 19 Mart’ta, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik son saldırılarını ve ülkenin Hürmüz Boğazı’nı kapatmasını kınayan ortak açıklama yayımlamıştı.
İran: Elektrik santrallerine saldırırlarsa İsrail ile ABD üslerine elektrik sağlayan santralleri hedef alacağız
İran Devrim Muhafızları Ordusu, İran’ın elektrik santrallerine saldırı olması durumunda İsrail ile ABD üslerine elektrik sağlayan bölgedeki ülkelerin elektrik santrallerinin hedef alınacağını duyurdu. Tesnim Haber Ajansı, Devrim Muhafızları tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımladı. İran’ın elektrik santrallerine saldırılması durumunda misilleme olarak İsrail’in elektrik santralleri ve ABD üslerine elektrik sağlayan bölgedeki ülkelerin elektrik santrallerinin hedef alınacağı belirtilen açıklamada, ayrıca Amerikalıların bölgede ortak olduğu ekonomik, sanayi ve enerji altyapılarının da hedef alınacağı ifade edildi. ABD Başkanı Donald Trump, 48 saat içinde İran’ın Hürmüz Boğazı’nı tamamen açmaması halinde bu ülkenin elektrik santrallerini vurmaya başlayacaklarını duyurmuştu. Trump, sosyal medya hesabından dün yaptığı paylaşımda, “Eğer İran, tam olarak şu andan itibaren 48 saat içinde Hürmüz Boğazı’nı tehdit olmaksızın tamamen açmazsa, ABD, en büyüğünden başlayarak İran’ın çeşitli elektrik santrallerini vuracak ve yerle bir edecektir.” ifadelerini kullanmıştı.
İsrail basını: ABD, İsrail’e İran’a saldırıların beklenenden uzun süreceği yönünde bilgi verdi
İsrail basını, ABD’nin Tel Aviv yönetimine, Hürmüz Boğazı’nın açılmasına dair saldırı planları kapsamında, savaşın beklenenden daha uzun süreceği yönünde bir mesaj ilettiğini ileri sürdü. İsrail’in Kanal 12 televizyonu, ABD’nin değerlendirmesine göre Hürmüz Boğazı’nın açılması için yürütülen saldırıların haftalarca süreceğini kaydetti. ABD’nin İsrail’e bu saldırı planları nedeniyle savaşın beklenenden uzun süreceği mesajını ilettiği öne sürülen haberde, Washington yönetiminin planının, sadece boğazı açmak değil, İran’ın küresel enerji fiyatları üzerindeki etkinliğini ortadan kaldırmak olduğuna işaret edildi. Haberde, ABD’li yetkililerin “Zaman alsa da stratejik bir değişiklik istiyoruz.” dediği aktarıldı. İsrail’in ABD’nin bazı planlarından haberdar olduğu ve bazı faaliyetlerine aktif olarak katıldığı kaydedilen haberde ABD’nin saldırı planlarına göre hareket etmesi durumunda tahminlerin aksine savaşın haftalar boyunca sürebileceği iddia edildi.
İsrail, Ben Gurion Havalimanı’ndan yapılan uçuşlara kısıtlama getirdi
İsrail, İran’ın ülkenin güneyindeki Arad ve Dimona’ya yaptığı misillemelerin ardından Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı’ndan yapılan uçuşlara kısıtlama getirdi. İsrail Ulaştırma Bakanı Miri Regev, yaptığı açıklamada, güvenlik yetkililerinin tavsiyesi üzerine Ben Gurion Havalimanı’ndaki uçuş faaliyetlerine kısıtlama getirildiğini duyurdu. Regev, bugün yerel saatle 17.00’den itibaren saatte iki uçak yerine bir uçağın iniş ve kalkışına izin verileceğini belirterek, her bir uçuş için 120 olan yolcu sayısının da 50’ye düşürüldüğünü kaydetti.
İddia: ABD, Hark Adası’na çıkarma yapmak için personel sevkiyatını hızlandırdı
ABD’nin İran’ın petrol terminallerinden Basra Körfezi’ndeki Hark Adası’na çıkarma yapma hazırlıkları kapsamında bölgeye personel sevkiyatını hızlandırdığı iddia edildi. İsrail’in Jerusalem Post gazetesinin ismini paylaşmak istemeyen kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Hark Adası’na kara saldırısı düzenlemeyi değerlendiriyor. Üst düzey ABD’li yetkililer, son günlerde İsrail ve diğer ülkelerdeki muhataplarına ABD’nin Hark Adası’nı işgal etmek için saldırı başlatmaktan başka seçeneği kalmayabileceğini bildirdi. Konuya vakıf ABD’li bir kaynak, Amerikan ordusunun Hark Adası’na çıkarma yapmak için Orta Doğu’ya binlerce deniz piyadesi ve donanma personeli sevkiyatını hızlandırdığını söyledi. Haberde, bu sevkiyatın, hafif uçak gemisi işlevi gören amfibi saldırı gemisi USS Boxer’ın yanı sıra amfibi nakliye gemileri USS Portland ve USS Comstock’tan oluşan USS Boxer Amfibi Hazırlık Grubu’nu kapsadığı ve bu üç geminin yaklaşık 4 bin 500 deniz piyadesi ve ek muharebe personelini taşıdığı belirtildi. Basra Körfezi’ndeki Hark Adası’nın İran’ın petrol ihracatının ana merkezi konumunda olduğu ve buradan ham petrolün yüzde 90’ının Çin’e gönderildiği kaydedilen haberde, son günlerde adanın işgal edilip edilmemesi konusunda ABD yönetimi içinde tartışmaların başladığına dikkati çekildi.
İsrail anketi: İsraillilerin yüzde 78,5’i İran’a yönelik saldırıları destekliyor
Tel Aviv merkezli Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü (INSS), İsrail vatandaşlarının yüzde 78,5’inin İran’a yönelik saldırıları desteklediğini ortaya koyan kamuoyu araştırmasını paylaştı. INSS, İsrail ve ABD’nin 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı ortak saldırının üzerinden iki hafta geçmesinin ardından, İsrail vatandaşlarının bu saldırılara ilişkin görüşlerinin sorulduğu bir anket yayımladı. İsrail makamlarının açıklamalarına göre, nüfusun yaklaşık yüzde 77’si Yahudi, yaklaşık yüzde 21’i İsrail vatandaşı Filistinliler, Bedeviler ve Dürzi Araplardan oluşan ülkede, katılımcıların 805’inin sorulara İbranice, 152’sinin ise Arapça yanıt verdiği araştırmanın ortalama yüzde 95 oranında doğruluk payı olduğu ileri sürüldü. Araştırmaya göre, İsrail vatandaşlarının yüzde 78,5’i İran’a yönelik saldırıları desteklerken, 2 Mart’ta yapılan araştırmada bu oranın yüzde 80,5 olduğu dikkati çekti.
İsrail vatandaşlarının yüzde 60’ı saldırıları başarılı bulurken, saldırıların Tahran yönetimi devrilene kadar sürdürülmesine verilen destek yüzde 63’ten yüzde 54’e geriledi. İsrail saldırılarının Tahran yönetimini zayıflatacağı fikrini taşıyanların oranı saldırıların başlangıcında yüzde 69 iken yüzde 58’e geriledi. Katılımcıların yüzde 46’sı savaşın bir ay daha sürmesi halinde dayanabileceğini belirtirken, yüzde 47’si bir aydan daha uzun sürse bile bu koşullarda yaşamayı sürdürebileceğini ifade etti. İsraillilerin yüzde 48’i ise Lübnan’a yönelik saldırıların uzun vadeli güvenlik sağlayacağına inanıyor.




