İki döviz kaynağından da sıkıntılı veriler geliyor
Süleyman Karan 5 Ağustos 2026

İki döviz kaynağından da sıkıntılı veriler geliyor

İki döviz kaynağından da sıkıntılı veriler geliyor



Türkiye ekonomisi döviz girdisine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyarken, iki temel döviz kaynağına ilişkin gelen 2026 Haziran verileri, hiç de iyiye alâmet değil. Dış ticaret açığı büyüyor, turizm gelirlerinde ise düşüş var.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2026 Haziran ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21.7 artarak 24 milyar 915 milyon dolar, ithalat yüzde 23 artarak 35 milyar 285 milyon dolar olarak gerçekleşti. Tabii bu rakamı, ekonomi yönetimi “İhracatımız arttı” demeçleriyle müjdeymiş gibi veriyor. Yandaş medya da öyle, sanki ithalat, dış ticaret dengesi yokmuş gibi!..

İHRACAT YÜZDE 3.5 ARTTI AMA İTHALATTAKİ ARTIŞ YÜZDE 4.6

Oysaki gelen veriler pek parlak değil… Genel ticaret sistemine göre,ihracat 2026 Ocak-Haziran döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3.5 artarak 135 milyar 980 milyon dolar, ithalat yüzde 4.6 artarak 189 milyar 120 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Haziran ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre, yüzde 26.2 artarak 8 milyar 218 milyon dolardan 10 milyar 370 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Haziran ayında yüzde 71.4ken, 2026 Haziran ayında yüzde 70.6’ya geriledi.

Ocak-haziran döneminde dış ticaret açığı yüzde 7.4 artarak 49 milyar 460 milyon dolardan 53 milyar 140 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Ocak-Haziran döneminde yüzde 72.6‘yken, 2026 yılının aynı döneminde yüzde 71.9’a düştü.

TURİZM GELİRLERİ DE TURİST SAYISI DA DÜŞÜYOR

Dış ticaretteki bu olumsuz gelişmelerin bir benzeri de turizmde yaşanıyor. Ben sıklıkla Ege’de bulunduğumdan dolayı, son birkaç yıldır, özelkle esnafın ciddi sıkıntı çektiğini gözlemliyorum. Kâr marjlarını düşürebildikleri kadar düşürmelerine rağmen, satışlarında pek bir kıpırdama olmuyor.

Veriler de gözlemlerimi doğrular nitelikte… TÜİK verilerine göre, 2026 yılının ilk yarısında 25 milyar 746 milyon 177 bin dolar turizm geliri elde edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Emniyet Genel Müdürlüğü ve TÜİK’ten aldığı geçici verilere göre; 2026 yılı yarısında Türkiye’ye gelen toplam ziyaretçilerin sayısı yüzde 2.39 azalarak 25.7 milyon, yabancı sayısı yüzde 2.96 düşerek 20.7 milyon oldu. Yurtdışında ikâmet eden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ziyaretçilerin sayısı da hemen hemen aynı düzeyde, yani 4 milyonda kaldı. Yalnızca haziran ayında, yabancı sayısı yüzde 4 ve yurtdışında ikâmet eden vatandaş sayısı da yüzde 11.8 geriledi.

Tahminlere göre, her türlü transfer yolcular dahil, turizm geliri 2026 yılı ilk yarısında azalarak 25.77 milyar dolardan 25.76 milyar dolara düştü. Ziyaretçi sayısının 25.53 milyondan 24.83 milyona gerilediği dönemde turist başına gelir 1,001 dolar artalamadan 1,026 dolara yükseldi. Ziyaretçi başına gecelik harcama da 105 dolar ortalamadan 108 dolara çıktı. Gerek yurtiçi enflasyon gerekse küresel enflasyon dikkate alındığında, aslında turistlerin kişi başına harcamalarının reel olarak artmadığını söylemek mümkün.

Ziyaretçilerin paket tur harcamaları yüzde 5 dolayında düşerek 5.9 milyar dolara geriledi. Tesis dışı fiyatların arttığı dönemde; ulaştırma, yeme içme, sağlık ve ferdî konaklama harcamaları yüzde 15 dolayında artmış göründü. Diğer turistik harcamalar ise yüzde 15 dolayında azaldı.

MUĞLA TURİZMİ KAN KAYBEDİYOR

2026 Ocak-Haziran dönemi genel konaklama tesis dolulukları Türkiye ve yakın çevre bölgelerde geçen yılın aynı dönemine göre düşüş kaydetti.TÜİK verilerine göre, lokanta ve otel gruplarındaki yıllık fiyat artışları tüketici bütçelerini zorladığı için, talep son dakikaya kal ve dönemsel dalgalanmalar yaşandı. Geleneksel sahil bantlarında ve büyükşehirlerde tesislerin bir kısmı maliyetler ve talep esnekliği nedeniyle müşteri sıkıntısı yaşadı ve yaşamaya devam ediyor.

Ege ve Akdeniz’in önemli turizm merkezlerinde Haziran 2026 dönemi, yüksek sezona geçişte önceki yıllara kıyasla, daha yavaş ve dalgalı bir grafik sergiledi. Jeopolitik belirsizlikler, yükselen otel maliyetleri ve kur baskısı nedeniyle, Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve akredite turizm birliklerinin verilerine göre, bölge genelinde bir hacim daralması göze çarpıyor.

Muğla turizminde haziran ayı turist girişleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19 oranında ciddi bir düşüş yaşadı. Yılın ilk altı ayında kente gelen toplam yabancı turist sayısı ise yüzde 10 azalarak 1 milyon 74 bin seviyesinde kaldı. Bodrum gibi merkezlerde her şey dahil sistemindeki otellerin dolulukları dönemsel olarak korunduğu halde, turistlerin tesis dışına çıkmaması nedeniyle, çarşı ve sokak ekonomisinde belirgin bir durgunluk yaşandı. Bodrum, Datça, Marmaris gibi tatil merkezlerinde, çarşılardaki cansızlık ve mekânlarda hafta sonları bile bolca boş masaya rastlamanız bu durumu açıkça ortaya koyuyor.

‘ÇOK PAHALI’ YAFTASIYLA BİRLİKTE CAZİBE MERKEZİ YORGUNLUĞU VAR

Benim bir gözlemim de, özellikle Bodrum’un ‘çok pahalı’ yaftasından kendini kurtaramamış olması… Oysaki, merkez de dahil, Bodrum’un pek çok yöresinde, yeme içme mekânlarındaki fiyat aralığı Beşiktaş ile aynı ya da biraz altında… Tabii Türkbükü ve Yalıkavak gibi yörelerdekisonradan görme mekânların fahiş fiyatları ‘çok pahalı’ algısını körüklüyor. Bu ‘çok pahalı’ yaftasının sebebi, sosyal medyada sıklıkla paylaşılan bu yörelerdeki adisyonlar…

Sanırım bir başka sebep de, Datça hariç, Bodrum ve Marmars’in ‘cazibe merkezi destinasyon’ sıfatını yavaş yavaş kaybediyor oluşu!

ANTALYA ‘SON DAKİKA’DA RAHATLADI

Peki turizmin ‘güney başkenti’ Antalya?.. Haziran ayında Antalya’daki genel otel dolulukları tesis segmentine göre yüzde 50 ila yüzde 70 arasında değişkenlik gösterdi. Savaş riskleri ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle, erken rezervasyon dönemi durgun geçti, ancak haziran ayının başından itibaren son dakikarezervasyonlarında yüzde 50’yi aşan ânî bir artış yaşandı. Euro bazlı fiyatlandırmalar yabancı pazarda kısmîyavaşlamaya neden olurken, beş yıldızlı oteller kontenjanlarını iç pazara aç. Antalya genelinde yerli turist oranı yüzde 40’ın üzerine çıkarak sektöre biraz nefes aldırdı.

Turizm Databank’ın verilerine göre, otellerin dolar bazlı ciroları artsa da yüksek yerel enflasyon sebebiyle reel gelirler yüzde 0.3 geriledi. Yani bir hareket olmasına var da, kârlılık yok!

Haziran 2026 dönemi otel doluluk oranlarına ait resmî ve nihaî Türkiye geneli aylık kapanış ortalamaları Kültür ve Turizm Bakanlığı veya Türkiye Otelciler Birilği (TÜROB) tarafından henüz ilan edilm değil, ancak ilk ya yıl ortalamalarının geçen yıla göre kısmen gerilediği görülüyor.

GURBETÇİLER, YABANCI TURİSTE GÖRE ÇOK DAHA DÜŞÜK HARCAMA YAPIYOR

Nisan, mayıs ve haziran aylarını kapsayan dönemde, Türkiye’nin elde ettiği toplam turizm gelirinin yüzde 15.6‘lık bir kısmını yurtdışında ikâmet eden vatandaşların harcamaları oluşturdu. Dönem boyunca ülkeden çıkış yapan toplam ziyaretçi sayısının yüzde 16.2’si, yani 2 milyon 527 bin 687 kişi yurtdışı yerleşik Türk vatandaşlarıKültür ve Turizm Bakanlığı bültenlerine göre, yılın ilk altı ayında yabancı turist girişleri düşerken, yurtdışı ikâmetli vatandaşların Türkiye’ye geliş sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 0.05 oranında yatay seyretti.

Yurtdışında oturan vatandaşların Türkiye’ye geliş nedenlerinin başındayüzde 60.3 gibi ezici bir oranla akraba ve arkadaş ziyareti geliyor. Bu yüksek akraba ziyareti eğilimi, gurbetçilerin önemli bir kısmının kendi mülklerinde ya da aile evlerinde konakladığını; Akdeniz ve Ege’deki ticarî otel doluluklarına doğrudan ve yüksek oranlı bir katkı sağlamadıklarını gösteriyor.

TÜİK verilerine göre, bu çeyrekte Türkiye’de geceleme yapan yabancıların gecelik ortalama harcaması 113 dolarken, yurtdışı ikâmetli Türk vatandaşlarının gecelik ortalama harcaması bu rakamın oldukça altında kalıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un altı aylık sektör değerlendirmesine göre, gurbetçi vatandaşların geçen yıl ilk yarıda 70 dolar olan kişi başı gecelik harcaması, 2026’nın ilk yarısında 75 dolara yükseldi.

RUSLAR LİDERLİĞİ BIRAKMIYOR

Yılın ilk yarısında Türkiye, toplamda 20 milyon 767 bin 48 yabancı turistağırla. Yurtdışı ikâmetli vatandaşların ziyaretleri de dahil edildiğinde,toplam hacim 25 milyon 759 bin kişiye ulaşıyor. Rusya Federasyonu uzun süredir olduğu gibi ilk sırada ve bu ülkeden 2 milyon 645 bin 417 kişi gelmiş. İkinci sırada 2 milyon 441 bin 60 turistle Almanlar var. Birleşik Krallık ise 1 milyon 579 bin 677 turistle üçüncü sırada yer alıyor. İki komşu ülke, Bulgaristan ve İran ise dördüncü ve beşinci sırada… Her iki ülkeden gelen turistlerin önemli bir bölümü bavul ticareti ya da toplu alışveriş yapıyor. Türkiye’yi bu dönemde 1 milyon 264 bin 895 Bulgar ve 1 milyon 208 bin 76 İranlı ziyaret etmiş.

Ülkelere göre turist sayısındaki değişime gelince… Haziran ayında Almanya‘dan gelen turist sayısında yüzde 11.3, Birleşik Krallık’tan gelenlerde ise yüzde 13.8 azalma var. Buna karşılık, Batı Asya’daki çalkantılara karşın İranlı turist sayısında geçen yılın aynı dönemine göre ciddi bir yükseliş yaşanmış. İran’dan gelen turist sayısında geçen yılın haziran ayına göre çok ciddi bir yükseliş söz konusu…

YERLİ TURİSTLER ÇOĞUNLUKLA AKRABA EVLERİNDE KONAKLIYOR

Turizm gelirlerinde konaklama harcamalarının payı büyük önem taşıyor. TÜİK tarafından yeni yayımlanan Haziran 2026 dönemini de kapsayan II. Çeyrek Turizm ve Hanehalkı Yurt İçi Turizm bültenleri, yerli ve yabancı turistlerin konaklama türü dağılımlarındaki farklılığı ortaya koyuyor. Yüksek seyreden tesis fiyatları ve enflasyonist baskılar, yerli turistin akraba evi, kendi yazlığı gibi ticarî olmayan seçeneklerebağımlılığını artırırken, yabancı turistlerin de yaklaşık dörte birini otel dışı modellere yönlendiriyor.

Yurtiçinde seyahat eden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının konaklama tercihlerinde arkadaş ve akraba evi yüzde 68.7 ile ezici bir çoğunluğa sahip. Otel ve moteller yüzde 9.7 seviyesinde; yüksek oda maliyetleri nedeniyle konaklamalarda küçük bir paya sahip. Kendi evinde veya yazlığında konaklayanların oranı yüzde 8.9… Pansiyonların payı ise yüzde 4.1. Airbnb veya kısa dönemli kiralık konutu tercih edenler, genellikle kalabalık aileler… Bu konaklama modelinin payı yüzde 3.5... Ege ve Akdeniz sahil şeritlerinde bağımsız seyahat modeli olarak öne çıkan kamping, çadır ve karavanın payı ise yüzde 2.2. Geriye kalanlar; kamu kampları ve kurumsal konaklamalarda tatillerini geçiriyor, bu konaklamanın payı yüzde 2.9

PAKET TURLA GELENLER OTELLERDE GURBETÇİLER AKRABA EVLERİNDE

Haziran ayında Türkiye’yi ziyaret eden 5.5 milyon yabancı turistin ve gurbetçi vatandaşların ticarî tesislere etkisi çok daha yoğun... AncakTÜROB raporları ve sınır anketleri, otel dışı konaklama eğilimininyabancılarda da arttığını işaret ediyor. Otel, tatil köyü ve resortları tercih eden ve büyük çoğunluğunu paket turlarla gelen yabancıların oluşturduğu turist kesiminin yüzde 52.5‘i bu tesislerde konaklamış. Airbnb ve kısa dönemli kiralık evlerde konaklayanların oranı yüzde 22Özellikle büyükşehirlerde ve kıyı ilçelerinde yüksek otel fiyatlarına alternatif olarak bu konaklama tercihi artış gösteriyor.

 

Arkadaş, akraba evi veya kendi mülkünü tercih edenler doğal olarak gurbetçiler… Bu kesimin oranı yüzde 16.6… Bu grubun yüzde 60.3‘ünü akraba ziyareti amaçlayan gurbetçi Türk vatandaşları oluşturuyor.Pansiyon ve apart otelleri tercih edenlerin oranı ise yüzde 4.5. Kültür turizmi ve bağımsız seyahat eden sırt çantalı gezginlerin tercihi bu tür konaklama oluyor. Özellikle Orta Avrupa’dan kendi araçlarıyla gelen turistlerin tercihi ise kamping, karavan ve doğa alanları; yüzde 1.4 gibi küçük bir payı var.
Bu verilerin ışığında turizm gelirlerinin artışında bir yavaşlama olacağını söylemek mümkün. Özellikle konaklama, yeme içme ve alışveriş eğilimleri değişiyor. Fiyatlar arttıkça, nominal olarak gelirler elbette artacak, ancak turist başına harcamaların enflasyondan arındırıldığında düşüş eğilimine girdiğini göreceğiz. En azından kısa vadede durum böyle…

* ilketv.com.tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar İlke TV’nin kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.