Donald Trump’ın İran savaşını her an bitirebileceğine dair peş peşe gelen açıklamalarına rağmen, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yakın zamanda İran’a karşı geniş çaplı saldırıları yeniden başlatmak için orduya taarruz planlama talimatı verdiği iddiası ABD basınını hafta boyunca meşgul etti.
Öte yandan, iddialar İran’da da yansımasını buldu. İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu’na (IRGC) bağlı Fars Haber Ajansı, çarşamba günü ilerleyen saatlerde rejimin ABD-İsrail saldırısının “kesin” olduğu varsayımıyla hareket ettiğini bildirdi.
Financial Times’ın (FT) çarşamba günü yayınladığı haberde yer alan iddiaya göre; İsrail ordusunun, Netanyahu’nun emriyle 10 Ekim hafta sonunda düzenlenmek üzere İran’a yönelik planladığı geniş çaplı operasyonun önüne ise, ABD Başkanı Donald Trump geçti.
İsrail, savaş sırasında kullandığı uçuş rotasından geçti
Axios’un FT ile aynı gün yayınladığı ve yine İsrailli yetkililere dayandırdığı bir başka haberde ise, İsrail Hava Kuvvetleri’ne ait düzinelerce savaş uçağının hafta başında yapılan bir tatbikat uçuşunda “İran sınırına kadar” uçtuktan sonra İsrail’e geri döndüğü aktarıldı. İddialara göre , savaş uçakları ve onlara eşlik eden yakıt ikmal uçakları, İran’a yapılan saldırılar sırasında izlenen rotaya benzer bir uçuş rotası izleyerek Suriye ve Irak hava sahasından geçti.
Axios’a konuşan bazı kaynaklar bu sorti olayının olağan dışı olmadığını ve İran’ı caydırmayı amaçladığını söylerken, ABD’li yetkililer İsrail’in İran’ın hava savunma sistemlerinin jetleri tespit edeceğini bildiğini belirtti. İsrail’in, tatbikatı önceden ABD’ye bildirdiği ve bu eğitim tatbikatını, 27 Ekim’deki Knesset seçimleri öncesinde İran’ın İsrail’e saldırmasını caydırmayı amaçlayan bir “güç gösterisi” olarak nitelendirdiği bildirildi.
Savaşa ilişkin hazırlıklar İran tarafında da hızlandırılıyor. Fars Haber Ajansı’nın İranlı üst dizey bir güvenlik yetkilisine atıfta bulunduğu raporda, İsrail’in olası bir saldırısının İranlı yetkililerin suikastını içermesi durumunda İran’ın ABD’li politikacıları meşru hedefler olarak değerlendireceği de eklendi.
İran Devrim Muhafızları: Hürmüz’de 4 gemi vuruldu, 3’ü mayına çarptı
Tarafların karşılıklı açıklamaları olası bir savaş ihtimalini güçlendirirken İran’ın, Hürmüz Boğazı’nda geçişe kapattığı bölgelerden geçen gemilere yönelik saldırıları da devam ediyor.
İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), konuya dair yaptığı yazılı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın batısında 3 geminin mayına çarptığını, petrol yükü aktaran 4 geminin ise vurulduğunu duyurdu:
Açıklamada, hedef alınan gemilerin “yasa dışı güzergahları” kullandığı belirtilerek, “Daha önce, saldırgan ABD ordusunun aldatmacasına kapılarak yasa dışı güzergâhlardan geçen kural ihlalcisi denizcilik şirketlerine uyarılarda bulunulmuştu. Bu uyarıların ardından Deniz Kuvvetleri savaşçıları, daha önce yasa dışı güzergahtan geçiş yapan 4 kural ihlalcisi gemiyi takip ve gözetim altına aldı. Söz konusu gemiler, Basra Körfezi’nin kuzey-orta kesiminde petrol yüklerini gemiden gemiye aktarırken tespit edildi. 4 geminin tamamı aynı anda vuruldu ve şu anda alevler içinde yanıyor. Ayrıca dün gece kuralları ihlal eden 3 gemi, Hürmüz Boğazı’nın batısında mayına çarparak kaza geçirdi ve alev aldı. Gemiler durduruldu” ifadeleri kullanıldı.
Saldırıların uyarı niteliğinde olduğu söylenilen açıklamada, “ABD’nin hegemonya peşindeki yönetiminin, gemileri mayın döşenmiş yasa dışı geçiş güzergahından geçmeye teşvik etmekte ısrar etmesi, deniz kazalarının her geçen gün artmasına yol açmıştır. Saldırgan ABD ordusu, bu tutumunu sürdürmesi halinde karşı koyma faaliyetlerimizin bölgedeki saldırgan üslerine kadar uzanacağını bilmelidir. Bu, ciddi bir uyarıdır” denildi.
Pezeşkiyan: Müzakereyi imkansız kılan ABD’nin tarzıdır
Hürmüz Boğazı’nda askeri hareketlilik sürerken, Tahran ve Washington yönetimlerinden gelen karşılıklı müzakere açıklamaları ise çelişkili mesajlar taşımaya devam ediyor. ABD tarafı hem müzakerelere yeşil ışık yakıp hem yaptırımların süreceğini vurgularken, İran yönetimi ise diplomasinin önündeki engelin ABD’nin dayatmacı tutumu olduğunu savunuyor.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD’nin mevcut yaklaşımını eleştirerek, Washington yönetiminin bir yandan İran’ı abluka altına alıp tehdit ederken diğer yandan diyalog beklemesinin gerçekçi olmadığını vurguladı.
Arakçi: Kendimizi savunmaya hazırız
Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de Tahran’ın barışçıl çözüm iradesini koruduğunu ancak savunma tedbirlerinden de taviz vermeyeceğini ifade etti. Arakçi, “İran, çatışmaya onurlu ve barışçıl bir çözüm bulma konusunda kararlı olsa da, kendimizi savunmaya da tamamen hazırız” değerlendirmesinde bulundu.
Bakayi: Sorun İran’ın inancı değil, ABD’nin müzakere tarzı
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bakayi ise ABD tarafının iddialarına yanıt vererek diplomatik tıkanıklığın sebebinin Washington’ın tutumu olduğunu belirtti. Müzakere masasındaki tıkanıklığı değerlendiren Bakayi, şunları kaydetti:
“ABD hükümetinin diplomatik taahhütleri göz ardı etmesi ve güç ile baskıya başvurmaktaki ısrarının, İranlıların ‘dini inançlarıyla’ ne ilgisi var?! İman, rasyonelliğe engel değildir; tıpkı sekülerizmin de illa bilgelik anlamına gelmediği gibi. Mantıklı bir müzakereyi imkansız kılan şey ‘İran’ın dini inançları’ değil, ABD’nin müzakere tarzıdır; gerçek bir diplomasiden ziyade tek taraflı istekleri dikte etmeye benzeyen bir davranış biçimi.”
Bakayi ayrıca, ABD’nin karşı taraftan taviz beklerken kendisinin adım atmamasının kalıcı bir anlaşmayı imkansız kıldığını belirterek Washington’a çağrıda bulundu: “İranlıların dini inançları hakkında ideolojik ön yargılarda bulunmak yerine, İran’ın stratejik çıkarlarını ve meşru güvenlik kaygılarını anlayın. Ve hepsinden önemlisi, başkalarını suçlamak yerine, ihlallerle dolu kendi sicilinize bakın.”
Rubio: Ekonomik baskı devam edecek
ABD kanadından gelen son açıklamalarda ise Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliğine dikkat çekildi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD basınına yaptığı açıklamada, Tahran yönetimiyle diplomatik bir uzlaşıya varmanın mevcut koşullarda oldukça güç olduğuna işaret etti. Rubio, Tahran yönetimi Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemileri hedef almayı bırakana kadar ABD’nin uyguladığı ekonomik baskı ve yaptırımların artarak devam edeceğini bildirdi.



