İzlanda’dan Avrupa Birliği müzakerelerine hayır

Yaklaşık 400 bin nüfusa sahip İzlanda’da seçmenler, Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılmasına kapıyı kapattı.

İzlanda’dan Avrupa Birliği müzakerelerine hayır
İzlanda’dan Avrupa Birliği müzakerelerine hayır
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 30 Ağustos 2026 17:17

İzlanda’da 29 Ağustos’ta düzenlenen referandumda halk, 2013’te askıya alınan Avrupa Birliği’ne katılım müzakerelerinin yeniden başlatılmasını reddetti. Yüzde 82,5 gibi yüksek bir katılımın gerçekleştiği referandumda oyların yüzde 52,8’i “hayır”, yüzde 47,2’si ise “evet” yönünde çıktı. Sonuçta 12 bin 641 oy fark oluştu. Referandum doğrudan Avrupa Birliği üyeliği konusunda değil, üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmayacağı konusunda yapıldı.

İzlanda’da Avrupa Birliği müzakereleri yeniden başlamayacak

Yaklaşık 400 bin nüfusa sahip İzlanda’da seçmenler, Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılmasına kapıyı kapattı. Toplam 225 bin 31 oyun kullanıldığı referandumda 118 bin 40 kişi “hayır”, 105 bin 399 kişi ise “evet” oyu verdi. Bin 652 oy ise geçersiz veya boş olarak kayda geçti.

Referandumun sonucu ülke genelindeki görüş ayrılığının da devam ettiğini ortaya koydu. Başkent Reykjavik’teki iki seçim bölgesinde “evet” oyu öne çıkarken, ülkenin diğer seçim bölgelerinde çoğunluk müzakerelerin yeniden başlatılmasına karşı çıktı. Balıkçılığın ekonomik ve toplumsal açıdan daha belirleyici olduğu kırsal bölgelerde “hayır” oylarının oranı daha yüksek oldu.

Balıkçılık hakları referandumun merkezinde yer aldı

Referandum kampanyasında en fazla tartışılan başlıklardan biri balıkçılık oldu. Balıkçılık ve deniz ürünleri İzlanda ihracatının yaklaşık yüzde 40’ını oluştururken, ülkenin karasuları üzerindeki kontrol aynı zamanda ekonomik bağımsızlık ve egemenlik tartışmalarının önemli unsurlarından biri olarak öne çıktı.

Avrupa Birliği üyeliğinin gündeme gelmesiyle birlikte İzlanda’nın balıkçılık politikası üzerindeki mevcut kontrolünü kaybetme ihtimali, özellikle sektörün güçlü olduğu bölgelerde önemli bir kaygı oluşturdu. Avrupa Birliği’nin Ortak Balıkçılık Politikası kapsamında av miktarları ve kotalara ilişkin ortak kurallar uygulanıyor. İzlanda’da ise balıkçılık, ülke ekonomisinin yanı sıra ulusal egemenlik anlayışıyla da yakından ilişkilendiriliyor.

Trump’ın Grönland açıklamaları referandumu öne çekti

İzlanda hükümeti referandum sürecini, uluslararası güvenlik ortamındaki değişimler ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın Grönland’a ilişkin açıklamalarının yarattığı jeopolitik tartışmaların gölgesinde yürüttü.

Başbakan Kristrún Frostadóttir liderliğindeki hükümet, Avrupa Birliği ile daha yakın ilişkilerin ticaret anlaşmazlıkları ve Arktik bölgesindeki güvenlik sorunları karşısında İzlanda’nın konumunu güçlendirebileceği görüşünü gündeme getirdi. Avrupa Birliği ile yeniden müzakerelere başlanması yönündeki öneri de bu değişen uluslararası koşullar çerçevesinde tartışıldı.

Ancak referandumda güvenlik ve dış politika başlıklarının yanı sıra balıkçılık, egemenlik ve ülkenin doğal kaynakları üzerindeki kontrol gibi konular belirleyici oldu.

İzlanda Avrupa Birliği’ne 2009’da başvurmuştu

2008 küresel finans krizinin ardından ekonomik sıkıntılar yaşayan İzlanda, 2009 yılında Avrupa Birliği’ne üyelik başvurusunda bulundu. Üyelik müzakereleri 2009-2013 döneminde yürütüldü ve süreçte 11 müzakere başlığı kapatıldı. 2013 yılında Avrupa Birliği’ne mesafeli bir hükümetin göreve gelmesiyle müzakereler askıya alındı.

İzlanda’nın Avrupa Birliği’ne yaptığı üyelik başvurusu ise hukuken geri çekilmedi. Hükümetin 2026 yılında referandum kararı alması da bu nedenle daha önce askıya alınan müzakere sürecinin yeniden gündeme getirilmesini mümkün kıldı.

İzlanda, Avrupa Birliği üyesi olmamasına rağmen Avrupa Ekonomik Alanı kapsamında Avrupa Birliği tek pazarına geniş ölçüde erişim sağlıyor. Ülke aynı zamanda Schengen bölgesinin parçası.

Bu yapı, İzlanda’nın Avrupa Birliği ile ekonomik ve siyasi ilişkilerinin üyelik olmadan da oldukça yakın olmasını sağlıyor. Bununla birlikte balıkçılık ve tarım, Avrupa Ekonomik Alanı düzenlemelerinin dışında tutulduğu için balıkçılık politikası ve doğal kaynaklar üzerindeki ulusal kontrol, üyelik tartışmalarının temel başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.

Referandum üyelik kararını doğrudan belirlemiyor

29 Ağustos’taki referandumun sonucu İzlanda’nın Avrupa Birliği’ne üye olup olmayacağını doğrudan belirlemedi. Oylama, yalnızca daha önce askıya alınan üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmayacağı konusunda yapıldı.

“Evet” sonucu çıkması halinde hükümetin müzakereleri yeniden başlatmasının önü açılacak, olası bir üyelik anlaşmasının ortaya çıkması durumunda ise bunun yürürlüğe girmesi için yeniden halkın oyuna başvurulması gerekecekti. “Hayır” sonucuyla birlikte ise yeni müzakere sürecinin başlatılması için siyasi irade oluşmadı.

Referandum sonucunun, İzlanda’daki Avrupa Birliği üyeliği tartışmasını tamamen sona erdirmesi gerekmiyor. Ancak mevcut sonuç, ülkenin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde üyelik yerine Avrupa Ekonomik Alanı ve Schengen üzerinden sürdürülen mevcut yapının korunması yönündeki tercihi güçlendirdi.