Küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan ve 28 Şubat’ta ABD-İsrail’in İran’a başlattığı savaş nedeniyle krize dönüşen Hürmüz Boğazı’nın geleceğine ilişkin dikkat çekici bir diplomatik iddia gündeme geldi.
Japonya merkezli Nikkei gazetesi, Orta Doğu’daki diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberinde, ABD ile İran’ın boğazın yeniden açılmasına yönelik bir takvim üzerinde çalıştığını ileri sürdü.
Habere göre söz konusu plan, taraflar arasında savaşın sona erdiğini kayıt altına alacak nihai anlaşmanın imzalanmasını takip eden süreci kapsıyor.
Nikkei: 30 günlük mayın temizliği planlanıyor
26 Mayıs 2026 Salı günü yayımlanan haberde, anlaşmanın imzalanmasının ardından İran’ın ilk 30 gün içerisinde Hürmüz Boğazı’nın stratejik noktalarına yerleştirdiği deniz mayınlarını temizlemeye başlayacağı öne sürüldü.
Diplomatik kaynaklara dayandırılan iddiaya göre, mayın temizliği tamamlandıktan sonra tüm ülkelere ait ticari ve sivil gemilerin boğazdan güvenli ve serbest biçimde geçiş yapabilmesi hedefleniyor.
“Seyir hizmet bedeli” kaldırılabilir iddiası
Haberde ayrıca, Tahran yönetiminin savaş sürecinde gemilere uyguladığı belirtilen “seyir hizmet bedeli” ya da “saranne” adı verilen ek geçiş ücretlerini kaldırmayı taahhüt ettiği iddia edildi.
Bu düzenlemenin, deniz ticaretindeki maliyet baskısını azaltmasının beklendiği ifade edildi.
Ateşkesin uzatılması gündemde
Diplomatik kaynakların, Nisan ayı başından bu yana yürürlükte olduğu belirtilen kırılgan ateşkesin süresinin uzatılmasının da planın parçası olduğunu aktardığı belirtildi.
Habere göre bu adımın temel amacı, İran’ın nükleer programına ilişkin kapsamlı müzakereler için diplomatik zemini korumak.
Hürmüz Boğazı neden kritik?
Dünya petrol ve doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, küresel enerji arzı açısından stratejik önem taşıyor.
Boğazın kısıtlamasız biçimde yeniden uluslararası deniz trafiğine açılmasının, enerji piyasaları ve küresel ekonomi üzerinde önemli etkiler yaratabileceği değerlendiriliyor.
Savaş ve müzakere süreci
28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava operasyonlarıyla başladığı belirtilen çatışmalar, Tahran’ın füze ve insansız hava araçlarıyla verdiği karşılık sonrası bölgesel bir krize dönüşmüştü.
8 Nisan’dan bu yana Pakistan’ın arabuluculuğunda sürdüğü belirtilen ateşkese rağmen taraflar arasında zaman zaman karşılıklı saldırılar yaşandığı ifade ediliyor.
Müzakerelerdeki temel anlaşmazlık başlıklarından birini ise zenginleştirilmiş uranyum stokları oluşturuyor. Washington, İran topraklarında zenginleştirilmiş uranyum bulundurulmamasını ve yeni kapasite oluşturulmamasını şart koşarken, Tahran yönetimi bu talepleri daha önce reddetmişti.



