İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkâri Şubesi, Şemdinli ilçesindeki çarşı merkezinde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. İHD adına açıklamayı okuyan Pınar Yılmaz, 1915 yılından bu yana süregelen zorla kaybettirme uygulamalarının 1990’lı yıllarda sistematik bir hal aldığını vurguladı. Pınar Yılmaz, “Birçok insan evlerinde, sokakta, iş yerlerinde gözaltına alındıktan sonra bir daha kendilerinden haber alınamadı. Aileleri yıllardır belirsizlik ve adalet arayışı içinde yaşamaya mahkûm edildi. Aradan geçen uzun yıllara rağmen etkin soruşturma yürütülmedi. Sorumlular korunarak cezasızlık politikaları sürdürüldü.” dedi.
Gözaltında kaybetmenin “insanlığa karşı suç” olduğunun altını çizen Pınar Yılmaz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) bu yönde verdiği ihlal kararlarını hatırlattı. Yakın zamanda Dargeçit (Kerboran) JİTEM Davası’nda zaman aşımı kararı verildiğine işaret eden Pınar Yılmaz, bu kararın cezasızlık politikasının en somut örneklerinden biri olduğunu kaydetti.
Pınar Yılmaz, hak savunucularının taleplerini şu 6 maddede sıraladı:
- Gözaltında kaybedilen tüm kişilerin akıbeti açıklansın.
- Zorla kaybetme suçu Türk Ceza Kanunu’nda insanlığa karşı suç olarak düzenlensin.
- Kayıp dosyalarında cezasızlık uygulamalarına son verilsin.
- Sorumlular bağımsız ve etkin soruşturmalar sonucunda yargılansın.
- Galatasaray Meydanı’ndaki yasaklar kaldırılsın.
- Türkiye, Birleşmiş Milletler Zorla Kaybetmelere Karşı Uluslararası Sözleşmesi’ni imzalayıp uygulasın.

Dersim
İHD Dersim Şubesi, Seyid Rıza Meydanı’nda toplandı. “Kayıplar belli, failler nerede?” pankartının açıldığı eylemde, gözaltında kaybedilenlerin fotoğrafları taşındı. Basın açıklamasını okuyan İHD Dersim Şubesi Eş Başkanı Nurşat Yeşil, cezasızlık politikalarının son bulması ve zorla kaybettirmelerle geçmiş yüzleşmenin yapılması gerektiğini vurguladı.
Açıklama, taleplerin yinelenmesinin ardından yapılan oturma eylemiyle sona erdi. (MA)
Kayıplar Haftası: 53 yıl önce kaybedilen Ali Kayahan’ın akıbeti soruldu




