• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Kuzey ve Doğu Suriye’de insani kriz: Kuşatma sürüyor, acil yardım çağrısı

Kuzey ve Doğu Suriye’de insani kriz: Kuşatma sürüyor, acil yardım çağrısı

Şam yönetimine bağlı grupların, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi topraklarına yönelik saldırıları ve kuşatması, ateşkese rağmen 16 Ocak’tan beri devam ediyor. Halep, Rakka, Tabka başta olmak üzere birçok yerden evlerini terk etmek zorunda kalan on binlerce insan Kobani, Hasekê ve Kamışlo’ya yığılmış durumda. İnsani krizin yaşandığı Kobani’ye hala yeterli yardımlar ulaştırılmazken, Kamışlo ve Haseke bölgelerinde ciddi miktarda yardıma ihtiyaç olduğu belirtildi.

Kuzey ve Doğu Suriye’de insani kriz: Kuşatma sürüyor, acil yardım çağrısı
Kuzey ve Doğu Suriye’de insani kriz: Kuşatma sürüyor, acil yardım çağrısı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 29 Ocak 2026 10:09

Şam yönetimine bağlı grupların 6 Ocak’ta Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinin ardından Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim bölgelerine yönelik devam eden saldırıları ve kuşatması, on binlerce kişinin göç etmesine yol açtı.

Mezopotamya Ajansı’nın (MA) bildirdiğine göre, sadece Kobani’ye göç edenlerin sayısı en az 200 bin ve diğer kentlere göç edenlerin sayısı da bundan daha az değil.

ANHA’nın haberine göre; bu saldırılar ile Dêr Hafir, Rakka, Tabka ve Deyrizor bölgelerindeki hareketlilik nedeniyle, Afrin, Serêkaniyê, Ayn Îsa ve Elewi kamplarındaki yaklaşık 150 bin kişi Kuzey ve Doğu Suriye’nin Fırat ve Cizîr kantonlarına sığınmak zorunda kaldı.

Halep, Rakka, Tabka başta olmak üzere birçok yerden evlerini terk etmek zorunda kalan on binlerce insan Kobani, Haseke ve Kamışlo’ya yığılmış durumda.

Özellikle Kobani’ye yönelik kuşatma nedeniyle kentte gıda, elektrik, su ve ilaç sıkıntı ciddi boyutlara ulaştı. İnsani krizin yaşandığı Kobani’ye hala yeterli yardımlar ulaştırılmazken, Kamışlo ve Haseke bölgelerinde ciddi miktarda yardıma ihtiyaç var.

123 merkez açıldı

ANHA’nın haberine göre, Kamişlo ve Haseke’nin bağlı olduğu Cizre kantonunda, yerinden edilmiş kişiler için şimdiye kadar 123 merkez (okul, cami, akademi, klinik, kurum ve kuruluş) açıldı. Birçok aile hala araçlarda mahsur kalmış durumda ve yeniden yerleştirme çalışmaları devam ediyor.

Yardımların organize edilmesi amacıyla Kürt Kızılayı ve Afrin-Şehba Göçmen Meclisi ortak bir komite kurdu. Gelen yardımlar Kamışlo’daki Azadî Parkı ile Kamışlo ve Amûdê’deki Kürt Kızılayı merkezlerinde toplanıyor.

Şu ana kadar Sêmalka sınır kapısından Kuzey ve Doğu Suriye’ye 365’ten fazla yardım kamyonu ve 20 tanker dizel yakıt ulaştı. Dün Birleşmiş Milletler Hasekê’ye 30 yardım kamyonu gönderdi ve bu yardımların Kobanî’ye ulaştırılması isteniyor, ancak Şam yönetiminin kuşatması sürüyor.

Afrin-Şehba Göçmen Meclisi’nin verdiği bilgilere göre Afrînli aileler, daha önce (8 Aralık 2024’te) bölgeye gelen ailelerin yanına yerleşti.

Kobani ve Haseke’deki durum

Kobani’ye kuşatma nedeniyle yardımların ulaştırılmasında zorluklar yaşanıyor. BM şu ana kadar bir kez yardım gönderdi, insani örgütler yeni yollar bulmak için görüşmelerini sürdürüyor.

Kamışlo’da ilaca ihtiyaç var

Kamışlo Devlet Hastanesi’nde görev yapan doktor Ahmed İsa İsa, Şam hükümetine bağlı güçlerin saldırısı sonrasında kentteki mülteci sayısında ciddi bir artış yaşandığını ve bu nedenle de hastanelerin birçok ilaca ihtiyaç duyduğunu belirterek, ilgili taraflardan yardım istedi. Özetle şeker, kalp ve benzeri kronik rahatsızlıkları olan hastalar için gerekli ilaçlarda sıkıntı yaşanıyor. Sadece ilaç değil, aynı zamanda laboratuvar bölümlerinde kullanılan tıbbi malzemelerde de eksiklikler mevcut.

İbrahim Şêxo: Uluslararası sessizlik büyük bir felaketi beraberinde getiriyor

Afrin-Suriye İnsan Hakları Örgütü üyesi İbrahim Şêxo, Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerinde yaşanan göçün büyük bir felakete doğru gittiğine dikkat çekerken, uluslararası kuruluşların sessizliğine de tepki gösterdi.

ANF’ye konuşan İbrahin Şexo, Dêr Hafir, Meskene, Sirîn ve Tabka’ya kadar uzanan bölgelerde; Afrin’den zorla yerinden göç ettirilenlerin kamplarının bulunduğu alanlarda gerçekleştirilen son saldırıların bölgeyi büyük bir felakete sürüklediğini ifade etti.

İbrahim Şêxo, Tabka kamplarında zorla yerinden edilmiş 40 bini aşkın kişinin bulunduğunu belirterek şunları söyledi:

“Afrîn’den zorla çıkarılan 40 binden fazla göçmen Tabka kamplarındaydı ve bunların çoğunluğunu kadınlar ve çocuklar oluşturuyordu. Ancak bir kez daha Tabka ile Rakka kamplarından göç etmek zorunda kaldılar ve Kamişlo ile Amûdê kentlerine yöneldiler. Ayrıca Hesekê kentine yönelik saldırı iddialarının ardından, Hesekê’deki zorla yerinden edilenler de yeniden başka bölgelere göç etmek zorunda kaldı.”

Şêxo, uluslararası güçlerin sessizliğiyle birlikte durumun daha da ağırlaştığını belirterek, “Zorla yerinden edilenlerin yerleştirilmesi için tüm okullar, camiler ve halka hizmet veren merkezler açıldı. Öte yandan, mevcut soğuk hava koşulları nedeniyle ciddi bir yakıt sorunu da yaşanıyor. Zorla yerinden edilenler için sağlanan tüm yardımlar halk ve yerel inisiyatifler, Başur Yardım Kuruluşları, Kürt Kızılayı ve Başur halkından gelen desteklerle sağlanıyor. Zorla yerinden edilenlerin sayısının fazlalığı, mevcut zorluklar ve uluslararası tarafların sessizliği bu durumu daha da zorlaştırıyor.” dedi.

Şêxo sözlerinin devamında uluslararası resmi kurumların yaşananlara karşı sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. Mevcut imkanlar içinde göçmenlere yönelik yardımların sürdüğünü belirten Şêxo, uluslararası kurumların da bu duruma karşı sorumluluk alması gerektiğini ifade etti.

Özellikle Afrîn halkının durumuna dikkat çeken İbrahîm Şêxo, uluslararası kuruluşlara şu çağrıyı yaptı:

“Uluslararası sessizlik, işlenen suçlar ve gerçekleştirilen ihlallere karşı tepkisizlik, bir tür ortaklığı ortaya koyuyor. Uluslararası hukuki ve insani kuruluşlar, ahlaki ve hukuki sorumluluklarını yerine getirmeli ve Birleşmiş Milletler’e acil çağrıda bulunarak zorla yerinden edilenlerin ihtiyaçlarının derhal karşılanmasını sağlamalıdır. Bu çağrıların görmezden gelinmesi, büyük bir insani felaketi beraberinde getirir.”

Afrinliler: Savaş durmalı, evimize dönmek istiyoruz

Şam yönetimine bağlı grupların saldırıları nedeniyle evlerini terk ederek Girke Legê’deki okullara ve hizmet merkezlerine sığınan Afrinli göçmenler, tek arzularının savaşın sona ermesi ve güvenli bir geri dönüş olduğunu ifade ediyor.

ANHA’ya konuşan Afrinliler şunları söyledi:

Rûken Xelo: “Bu bizim dördüncü kez göç edişimiz. Hem maddi hem de manevi olarak büyük kayıplar yaşadık. Uluslararası güçlerin bize yardım etmesini ve savaşın durmasını istiyoruz.”

Mihemed Xemaş: “Yolculuğumuz büyük acılarla dolu. Felaketlerle yüz yüze kaldık. Tek umudumuz savaşın bitmesi ve evimize dönmek.”

Lîna Silêman : “Kızım hasta ve onu hastanede bırakacak imkanım yok. Kürt halkına bize destek olmaları ve geri dönüşümüzü sağlamaları için çağrıda bulunuyorum.”

Celîle Hesen : “Savaşta ve göç yollarında en büyük zorluğu kadınlar çekiyor. Şu an okullarda kalıyoruz ve şartlar çok ağır. Tüm Kürt halkı birlik olmalı ve evimize dönmemize yardım etmeli.”

Ne olmuştu?

Şam yönetimine bağlı grupların saldırılarının gölgesinde 20 Ocak akşamı ilan edilen 4 günlük ateşkes, 24 Ocak’ta uluslararası güçlerin garantörlüğünde 15 gün uzatıldı. Ancak kuşatma ve saldırılar durmadı ve 100 binden fazla kişinin yerinden edilmesine neden oldu. Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Hasekê ve Kobani kırsalında Şam bağlantılı grupların gerilimi tırmandırdığına ve ateşkese uymadığına dikkat çekiyor. Bu arada SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Özerk Yönetimin Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed’in geçici Şam hükümetiyle Şam’da 27 Ocak’ta yaptığı görüşmeye dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı.