Suriye Cumhurbaşkanlığı danışmanlarından Mazlum Abdi, Rojava’nın Amûdê kentinde düzenlediği bir halk toplantısında, mevcut zorlukların aşılmasına yönelik fikir alışverişinde bulundu.
Halkın sorularını yanıtlayan Abdi, Kobani ve Rojava üniversitelerinin durumuna değinerek, fakülte ve enstitülerin faaliyetlerini sürdürebilmeleri için uygun bir çözüm arayışında olduklarını belirtti.
Abdi, bu kurumların statüsüne ilişkin henüz nihai bir anlaşmaya varılamadığını ifade ederken, lise mezunlarına Yükseköğretim Bakanlığı tarafından bu yıl duyurulan kayıt dönemi içerisinde başvurularını yapmaları tavsiyesinde bulundu.

Abdi, öğrencilerin kayıt yaptırmasının, söz konusu fakülte ve enstitülerin geleceğine dair nihai bir çözüm bulunana dek eğitim süreçlerinden geri kalmamalarını sağlayacağını söyledi.
Suriye Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı ile görüşmeleri devam eden Rojava Üniversitesi, akademik konularda merkeziyetçiliğin bir çözüm ve doğru yaklaşım olmadığını belirterek, “Bizim için akademik özerklik, çeşitlilik, demokratik katılım ve anadilde eğitim hakkı temel ilkelerdir” açıklamasını yapmıştı.
Kürtçe eğitimin statüsüne ilişkin arka plan
Suriye Geçici Hükümeti Eğitim Bakanlığı, 27 Ağustos’ta yayımladığı 493 sayılı kararla, Kürtçenin yoğun nüfuslu bölgelerde devlet ve özel okullarda “ulusal dil” olarak okutulmasını ve müfredata dahil edilmesini kararlaştırmıştı. Kararla Kürtçe dersi haftada 3 saatle sınırlandırılırken, ders notunun yıl sonu ortalamasına katılması öngörüldü.
Ancak daha önce anaokulundan üniversiteye kadar eğitim dili olarak kullanılan Kürtçenin bu şekilde kısıtlanması, bölgede halkın, öğrencilerin ve öğretmenlerin tepkisine yol açtı.
Tartışmanın arka planında, Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Ocak 2026’da yayımladığı 13 sayılı kararname ile 29 Ocak 2026’da Şam ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan anlaşma yer alıyor.
13 sayılı kararnamede Kürtlerin Suriye halkının asli unsuru olduğu belirtilerek kültürel ve dilsel hakları güvence altına alınmıştı. 29 Ocak anlaşmasında ise eğitim sürecinin Eğitim Bakanlığı ile koordineli yürütülmesi ve özgünlüklerin gözetilmesi kararlaştırılmıştı. Buna rağmen yayımlanan yeni sınırlama kararı, bölgedeki protestoların odağını oluşturuyor.




