Mersin Limanı’nda 187 günlük direniş: ‘Bizi bilerek mağdur ediyorlar’

Mersin Limanı’nda sendikalı oldukları için işten çıkarılan 155 işçinin direnişi 6 ayı geride bıraktı. Ekonomik çıkmaza rağmen geri adım atmayan işçiler, “İşimize geri dönene kadar kapıdayız” diyor.

Mersin Limanı’nda 187 günlük direniş: ‘Bizi bilerek mağdur ediyorlar’
Mersin Limanı’nda 187 günlük direniş: ‘Bizi bilerek mağdur ediyorlar’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 6 Temmuz 2026 10:30

Mersin Limanı’nda (MIP) yükleme-boşaltma işi yapan taşeron Özgüneş Taşımacılık bünyesinde çalışan işçiler, ağır, tehlikeli ve güvencesiz çalışma koşullarına karşı Tüm Taşıma İşçileri Sendikası’na (TÜMTİS) üye oldu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 22 Ekim 2025 tarihinde sendikanın Toplu İş Sözleşmesi (TİS) yetkisini tescilledi. Ancak TİS sürecini baltalamak isteyen işveren, 31 Aralık 2025 tarihinde “ihale yenilenmedi” bahanesiyle 185 işçiyi işten çıkardı. Direnişin ilk gününden bu yana işverenin “sendika düşmanlığı” ise somut bir şekilde kanıtlandı. İşten çıkartılanlar arasında yer alan ve sendikalı olmayan 30 işçi süreç içerisinde yeniden işe geri alınırken; anayasal hakkına sahip çıkan 155 TÜMTİS üyesi işçi 6 ayı aşkın süredir liman kapısında direniyor.

’10 bin lirayla nasıl geçinelim’

Direnişteki işçilerden İsmet Çeken, maruz kaldıkları haksızlığı ve yaşadıkları ekonomik darboğazı şu sözlerle özetledi: “Sırf anayasal hakkımız olan sendikaya üye olduğumuz için işimizden edildik. 6 aydan fazla bir süredir 10 bin TL’lik işsizlik maaşıyla hayatta kalmaya çalışıyoruz. Benim evim kira ve aylık 15 bin TL kira ödüyorum. 5 kişilik bir aileyiz; bugün günlük mutfak masrafı en az bin TL olmuş. Bu parayla geçinebilen varsa buyursun gelsin geçinsin. 6 aydır çevremize borçlanarak, borcu borçla kapatarak yaşam mücadelesi veriyoruz.”

‘Sadaka değil, işimizi geri istiyoruz’

Limanda 13 yıl boyunca taşeron firmada gece gündüz demeden emek verdiğini belirten Çeken, yıllarca maruz kaldıkları emek gaspını ve uğradıkları hak kaybını aktardı. Maaşlarının asgari ücret kadarlık kısmının bankaya yatırıldığını, geri kalanının ise elden verilerek sigorta primlerinin düşük gösterildiğini ifade eden Çeken “13 yıllık emeğimin karşılığında önüme sadece 76 bin TL tazminat koydular. Ev sahibim kirayı ödemezsem beni evden atmakla tehdit ediyordu, mecburen bu komik rakamı kabul etmek zorunda kaldım. Bizi bilerek mağdur ediyorlar. 6 aydır tek bir yetkili bile bize olumlu dönmedi. Biz sadaka değil, işimizi geri istiyoruz” dedi.

‘6 aydır değişen hiçbir şey yok’

İşçilerden Rıdvan Bul, limandaki güvensiz çalışma ortamına ve hak gasplarına karşı sendikalaştıklarını vurgulayarak, işverenin sergilediği açık sendika düşmanlığına tepki gösterdi. Bul, “Yeni yıla işsiz ve geleceksiz girdik. Bugün normal şartlarda bir evin geçinebilmesi için en az 35 bin TL gelir gerekiyor. Çocuklarımızı okul servisine veremez olduk, kendi imkanlarımızla götürüyoruz. Bu süreçte valilik ve bakanlıkla görüşmeler yapıldı. Her seferinde ‘İşinize döneceksiniz’ denildi ama 6 aydır değişen hiçbir şey yok. Bu ülkede hukuk işleseydi işveren bu kadar rahat davranamaz, işçiyi sokağa atamazdı. Sendikasız 30 kişiyi içeri alıp biz sendikalıları dışarıda tutmaları, bu düşmanlığın en net kanıtıdır” ifadelerini kullandı.

‘En ağır işleri biz yapıyoruz’

Limandaki kölelik düzenine karşı çıktıkları için hedef alındıklarını belirten Abdulahadi Çapın ise, limanın en ağır işlerini kendilerinin yaptığını söyleyerek, “Limanda tüm kirli, paslı ve zehirli işlerde bizi çalıştırıyorlardı. Adeta kölelik anlayışıyla karşı karşıyaydık. Sıra hakkımızı almaya geldiğinde ise paranın bir kısmını elden verip sigortamızı eksik yatırıyorlardı. Bu haksızlığı kabul etmeyip sendikalı olduğumuz için bizi cezalandırmaya çalıştılar. Her gün buraya gelebilmek için bile 100 TL yol parası veriyoruz. Görüştüğümüz yetkililer bize haklısınız diyor ama somut bir adım atılmıyor. Haklılığımızı aldık ama işimizi geri alamadık. Tek talebimiz işimize geri dönmek ve bu gerçekleşene kadar direniş alanını terk etmeyeceğiz” dedi.