Nepal’de buzul çökmesiyle meydana gelen sel felaketinde can kaybı sayısı 933’e yükseldi. Kayıp sayısı ise 3 bin 925.
Kayıplar arasında 592 yabancı uyruklu kişi bulunuyor. Çin tarafında ise Tibet’te 16 kişinin öldüğü, 546 kişinin kayıp olduğu bildirildi.
Yetkililer tünellerde mahsur kalan işçilere ulaşmaya çalışıyor. Bunun için kontrollü patlama yapılıyor.
Yetkililer, 4 bin 247 kişinin ise halen kayıp olduğunu açıkladı. Kayıp kişilerden 592’sinin yabancı uyruklu olduğu belirtildi.
Arama ve kurtarma çalışmaları, sel sularının çok geniş bir alana yayılan enkaz bırakması ve bazı bölgelere ulaşımın güçleşmesi nedeniyle devam ediyor. Nepal yönetimi, çok sayıda hidroelektrik santralinde çalışanların da kayıp olduğunu bildirdi.

Sel suları Trishuli Nehri vadisini vurdu
Felaket, Nepal ile Tibet arasındaki sınır boyunca uzanan dağlık bölgede meydana geldi. Sel ve çamur akıntıları özellikle Trishuli Nehri ve kolları boyunca ilerleyerek yerleşim yerlerini, yolları, köprüleri ve enerji tesislerini etkiledi.
Çin’in devlet haber ajansı Şinhua, Tibet’in Gyirong bölgesinde önemli can kaybı yaşandığını duyurdu. Çin devlet medyasında yayımlanan görüntülerde yükselen su ve çamurun binaları bastığı, ağaçları köklerinden söktüğü ve yolları kullanılamaz hale getirdiği görüldü.
Nepal’den yayımlanan görüntülerde ise enkazla dolan nehrin köprüleri yıktığı ve bazı yerleşimlerin yoğun çamur altında kaldığı görüldü. Nepal makamlarına göre onlarca kilometrelik yol ile 40’tan fazla köprü yıkıldı, bazı hidroelektrik enerji projeleri de ağır hasar gördü.
Şiddetli yağış olmadan ani sel nasıl meydana geldi?
Rasuwa bölge yöneticisi Narendra Pariyar, bölgede şiddetli yağış görülmemesi nedeniyle yetkililerin felakete hazırlıksız yakalandığını belirtti.
Bilim insanlarının uydu görüntüleri ve sismik veriler üzerinde yaptığı incelemeler, felaketin yüksek rakımda meydana gelen bir buzul ve kaya kütlesi hareketinin ardından geliştiğini gösteriyor. Amerika Birleşik Devletleri Jeolojik Araştırmalar Merkezi, olayın başlangıçta deprem olarak değerlendirildiğini ancak yapılan incelemenin ardından sismik sinyalin bir depremden değil, buzulun da dahil olduğu büyük bir yamaç çökmesinden kaynaklandığını açıkladı.
Amerika Birleşik Devletleri Jeolojik Araştırmalar Merkezi’ne göre söz konusu hareketin oluşturduğu enerji, büyüklüğü 5,2 olan bir depreminkine eşdeğerdi. Ancak bölgede bu büyüklükte bir deprem yaşanmadı. Oluşan kaya, buz ve su kütlesi dere yatağına ulaştıktan sonra büyük bir çamur ve sel akıntısına dönüştü.
Bilimsel incelemelere göre ilk büyük hareketin ardından ortaya çıkan enkaz akışı yaklaşık 100 kilometre boyunca ilerledi. Üç saat kadar sonra bölgede ikinci bir yamaç hareketi daha kaydedildi.

Kaya ve buz kütlesi vadiden aşağı indi
Uydu görüntüleri, Çin sınırına yakın Nepal topraklarında bulunan Langtang Lirung Dağı’nın kuzey yamacındaki buz ve kaya kütlesinde büyük bir kopma yaşandığını gösterdi.
Kopmanın ardından milyonlarca tonluk kaya ve buzun vadiye doğru hareket ettiği, akıntının mevcut dere ve nehir yataklarına ulaştığında su, kaya, çamur ve diğer malzemeleri de sürükleyerek son derece hızlı bir sel ve enkaz akışına dönüştüğü belirtiliyor.
Trishuli Nehri’ndeki su seviyesinin bazı noktalarda yalnızca 30 dakika içinde 9 metreye kadar yükseldiği bildirildi. Bu hızlı yükseliş, bölgedeki yerleşimlerin ve altyapının çok kısa sürede su ve çamur altında kalmasına yol açtı.
Yüzlerce yabancı uyruklu kişi kayıp
Nepal’de kayıp olduğu bildirilen 592 yabancı uyruklu kişi arasında Avustralya, Birleşik Krallık, Malezya ve Amerika Birleşik Devletleri yurttaşlarının da bulunduğu açıklandı.
Çin Dışişleri Bakanlığı da Nepal’de kayıp olanlar arasında yaklaşık 100 Çin vatandaşının bulunduğunu bildirdi.
Çin devlet medyasına göre Tibet’te kayıp olan 261 yabancı uyruklu kişi 23 farklı ülkeden. Bu kişiler arasında 104 Nepalli, 49 Hindistanlı, 33 Letonyalı ve 18 Amerikalı bulunuyor. Ayrıca Birleşik Krallık’tan 15, Kanada ve Avustralya’dan altışar, Güney Afrika’dan dört, Malezya, Almanya ve Rusya’dan üçer kişi de kayıp olarak kayıtlara geçti.

Hindistan’dan yüzlerce kişi için arama çalışması
Hindistan makamları, Nepal’deki sellerden etkilenen bölgelerde yaklaşık 300 yurttaşının kayıp olduğunu açıkladı. Kayıplar arasında Tibet’te bulunan Kailash Dağı’na seyahat eden hacı gruplarının üyeleri de yer alıyor.
Kailash Dağı, Hinduizm başta olmak üzere çeşitli dinler açısından kutsal kabul edilen bir bölge. Sel felaketi sırasında bölgede çok sayıda uluslararası ziyaretçi ve hacı grubu bulunuyordu. Çin tarafındaki kayıp yabancılar arasında da Hindistan vatandaşlarının önemli bir bölümünün yer aldığı bildirildi.
Nepal’de muson yağışları ve heyelan riski
Nepal genelinde bu muson sezonunda yağışların ortalamaların altında seyretmesine rağmen, ay başından itibaren bazı dağlık bölgelerde şiddetli yağışlar görüldüğü ve bunların heyelanlarla ani sellere neden olduğu bildirildi.
2024 yılında da Nepal’de şiddetli yağışlar geniş çaplı sel ve heyelanlara yol açmış, yüzlerce kişi yaşamını yitirmişti. Başkent Katmandu çevresindeki yoğun nüfuslu bölgeler de bu afetlerden etkilenmişti.
Himalayalar’da muson yağışlarının etkili olduğu dönemlerde Nepal, dağlık yapısı nedeniyle heyelan ve ani sellere karşı yüksek risk taşıyor.
İklim değişikliği Himalayalar’daki riski artırıyor
Bilim insanları, iklim değişikliğinin Himalayalar’daki buzulların gerilemesini ve yüksek rakımlardaki yamaçların istikrarını etkilediğini belirtiyor. Artan sıcaklıkların buzulların ve donmuş zeminlerin yapısını değiştirerek kaya düşmeleri, buz kütlesi kopmaları ve sel benzeri olayların oluşma riskini artırdığı değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre şiddetlenen hava olaylarının yanı sıra hızlı kentleşme, plansız yapılaşma ve yüksek riskli bölgelerde altyapı yatırımlarının artması da doğal afetlerde can kaybı riskini yükseltiyor.




