Diyarbakır’ın Sur ilçesinde sokağa çıkma yasağı olduğu dönemde çıkan çatışmada hayatını kaybedenlerden biri de Hakan Arslan’dı. Hakan Arslan’ın kemiklerini 7 yıl sonra bir kutuda teslim alan babasının görüntüsü, sürecin en sembol karelerinden biri oldu.
Oğlunun cenazesini teslim almasının üzerinden 3 yıl geçen Ali Rıza Arslan, 21 Ocak 2016’da yaşamını yitiren oğlunun cenazesini 7 yıl sonra bir kutuda aldıklarını hatırlattı.
Arslan, oğlunun cenazesini aldığı süreci şu sözlerle anlattı:
“2022’de inşaat çalışması sonucu bulundu, ancak çıkarmıyorlardı. Avukat aracılığıyla üç kez savcılığa başvurduk. Emniyet ‘Biz aradık, burada yok’ diyordu. Oysa bulunduğu yerin mesafesi 1 metre bile yoktu. Emniyet orayı aradığını söylüyordu ama cenaze 70-80 santim arayla çıktı. Cenazeden önce baskı yapılıyordu, cenazeyi aldıktan sonra ise yapılmadı. Avukatımız bana haber verdiğinde karakola bildirdim ve ifademi aldım. Mezarı kazdıktan sonra Diyarbakır’a gittim.”
‘Biz yandık, daha kimse yanmasın’
Kürt meselesinin çözümü için devam eden süreç ile umutlarının arttığını belirten Arslan, sürecin başarıya ulaşmasını istediğini dile getirdi.
En büyük talebinin barış olduğunu vurgulayan Arslan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Biz yandık, daha kimse yanmasın. Zindandaki insanlar haksız yere içerideler; suçları Kürt olmaları. Ben onlar için de barış istiyorum. Biz barış istiyoruz, barış istememenin nedeni nedir? Niye barış olmasın? Biz devletten adım bekliyoruz ama atmıyor. DEM Parti de bunu devamlı dile getiriyor ama yine de adım atılmıyor. Kürtlerin dili tanınsın, özgür olsunlar ve Meclis’te serbestçe konuşabilsinler; ben böyle istiyorum. Kürtler hep buradaydı, biz gariban bir halkız. Sürecin bozulmasını istemiyorum. ‘Pişmanlık yasası’ dedikleri yasa eskiden beri var, bunu sürece alet etmesinler. Yeter ki adım atılsın ve barış olsun.”
Süreçte Abdullah Öcalan’ın kilit bir konumunda olduğunu belirten Arslan, devletin bu çağrılara kulak vermesi gerektiğini ifade ederek, “Abdullah Öcalan bu sürecin önderidir. Devlet de onun sözünü dinlesin, özgürlüğünü sağlasın. Hala tutuklu olması bize endişe veriyor” dedi.
Farklı siyasi partilerden yapılan görüşmelerin değerli olduğunu ancak somut bir adım atılmamasının kaygı yarattığını dile getirdi.
‘Süreç bozulursa çok üzülürüz’
Sürecin bozulmasından duyduğu derin endişeyi aktaran Arslan, geçmişte yaşanan acıların yinelenmemesini isteyerek, “Süreç bozulursa çok üzülürüz. Çok acı çektik, daha da çekeriz. Bir an evvel barış olsun” çağrısında bulundu.
Arslan, ayrıca yargı kararlarına ve cezaevindeki hasta tutuklulara da vurgu yapılarak, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın da serbest bırakılması gerektiğini söyledi.
Ne olmuştu?
29 Ağustos’ta Mezopotamya Ajansı, Diyarbakır Adliyesi’nden elinde kutu çıkan bir kişinin görüntüsünü paylaşmıştı. Görüntüdeki kişi, Erzurum’un Karayazı ilçesinden gelen ve 7 yıl önceki Sur çatışmalarında hayatını kaybeden 28 yaşındaki oğlu Hakan Arslan’ın kemiklerinin bulunduğu kutuyu taşıyan Ali Rıza Arslan’dı.
Adliyeden tek başına çıkan Ali Rıza Arslan, dışarıda oğlunun kemiklerinin olduğu kutuyla bir süre bekledikten sonra taksiye binip memleketi Erzurum’a doğru yola çıkmıştı.
Sur’da 7 yıl gömülü kalan ve 10 ay İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda bekletilen Hakan Arslan’ın kemikleri, ailesinin yaşadığı Çavuşlu köyünde toprağa verilmişti. Bu görüntüler uzun süre kamuoyunun gündeminde yerini korumuştu. (MA)




