Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru öğretmenler, Ankara’da Mithatpaşa’daki direniş alanından Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önüne yürüyerek taleplerini bir kez daha dile getirdi.
“Emek verdik elendik, susmadık direndik” ve “Taban maaş hakkımız, geri alacağız” sloganlarıyla yürüyen öğretmenler, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e çağrıda bulunarak eğitim alanındaki sorunların çözümü için somut adımlar atılmasını istedi.
“Sorunları çözme iradesi ortaya konulmalı”
Öğretmenler adına basın açıklamasını okuyan Şeyda Tefrul, Milli Eğitim Bakanlığı yöneticilerine seslenerek yıllardır dile getirilen sorunların çözümü için siyasi iradenin harekete geçmesi gerektiğini söyledi.
Şeyda Tefrul, “Sayın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i ve Milli Eğitim Bakanlığı bürokratlarını, öğretmenlerin yaşadığı devasa sorunları görmezden gelmekten vazgeçmeye; yıllardır bekleyen haklı taleplerimizi karşılayacak güçlü iradeyi artık ortaya koymaya çağırıyoruz. Eğitimi yöneten makamlar, sorunları çözme iradesini göstermekle mükelleftir. Ertelenen vaatler değil, yasal ve fiili somut adımları görmek istiyoruz.” dedi.
1611 mülakat mağduru öğretmen için atama çağrısı
Şeyda Tefrul, bütün aşamaları başarıyla tamamlamalarına rağmen yalnızca mülakat nedeniyle göreve başlayamayan 1611 öğretmenin bulunduğunu belirterek, bu öğretmenlerin yalnızca bir kadro değil, emeklerinin karşılığını ve hukukun gereğinin yerine getirilmesini beklediğini ifade etti.
Şeyda Tefrul, “Devletin kendi kurumlarınca yapılan sınavlarda başarılı olmuş meslektaşlarımızın mülakat odalarında elenmesi, liyakat ilkesinin tamamen terk edilmesidir. Bu ülke, yetişmiş öğretmenlerini bekletmeyi değil, onları derhal öğrencileriyle buluşturmayı hak etmektedir. Her geçen gün sınıflar öğretmensiz, öğrenciler eğitimsiz kalırken, atanmaya hazır öğretmenlerin evlerinde bekletilmesi ne eğitim sistemine ne de kamu vicdanına yakışmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı, bu açık mağduriyete son verecek idari iradeyi derhal ortaya koymalıdır.” ifadelerini kullandı.
Özel sektör öğretmenleri için taban maaş talebi
Özel sektörde görev yapan öğretmenlerin düşük ücretler, güvencesiz çalışma koşulları ve iş güvencesi sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu belirten Şeyda Tefrul, aynı işi yapan öğretmenler arasında çalışma koşulları bakımından büyük farklılıklar bulunduğunu söyledi.
Şeyda Tefrul, “Bir öğretmen, eğitim yılı boyunca öğrencilerine gelecek hayali kurdururken kendi geleceğinden endişe etmemelidir. Bir öğretmen okul kapısından içeri girerken ‘Seneye burada olacak mıyım?’ sorusunu düşünmemelidir. Bir öğretmen ay sonunda geçimini sağlayıp sağlayamayacağını hesaplamak zorunda bırakılmamalıdır.” dedi.
Taban maaş talebinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda eğitimin niteliğini ilgilendiren bir konu olduğunu belirten Şeyda Tefrul, “Taban maaş, öğretmenlik mesleğinin saygınlığının korunmasıdır. Taban maaş, emeğin sömürülmesini engelleyecek yasal bir güvencedir. Taban maaş, eğitimde kaliteyi artıracak sosyal ve zorunlu bir yatırımdır. Millî Eğitim Bakanlığı, özel öğretim kurumlarındaki bu sömürü düzenine karşı denetleyici ve düzenleyici iradesini artık kullanmalıdır.” diye konuştu.
Belirsiz süreli iş sözleşmesi talebi
Belirli süreli iş sözleşmelerinin öğretmenleri her yıl yeniden işsiz kalma endişesiyle karşı karşıya bıraktığını ifade eden Şeyda Tefrul, eğitimde sürekliliğin ancak güvenceli çalışma koşullarıyla sağlanabileceğini söyledi.
Şeyda Tefrul, “Eğitim süreklilik ister. Öğrenci öğretmenine güvenmek ister. Öğretmen de okuluna güvenebilmelidir. Belirsiz süreli iş sözleşmesi öğretmenin mesleki bağımsızlığını güçlendirecek, haksız işten çıkarmaların önüne geçecek ve eğitim kurumlarında sürdürülebilirliği sağlayacaktır. Güçlü bir eğitim sistemi ancak güvenceli öğretmenlerle mümkündür.” ifadelerini kullandı.
“Valizlerimizi eylem için değil, görev yerimiz için hazırlamak istiyoruz”
Öğretmenlerin taleplerinin daha adil ve nitelikli bir eğitim sistemi oluşturmayı hedeflediğini belirten Şeyda Tefrul, haftalardır çeşitli eylemlerle seslerini duyurmaya çalıştıklarını ifade etti.
Şeyda Tefrul, “Bizim en büyük hayalimiz sokaklarda eylem yapmak değildir. Bizim en büyük hayalimiz ait olduğumuz yerde, öğrencilerimizin sınıflarında olmaktır. Artık valizlerimizi eylemler için değil, görev yerlerimize gitmek için hazırlamak istiyoruz. Artık ailelerimize umutla ve gururla dönmek istiyoruz. Artık çocuklarımızın gözlerinin içine ‘Hak yerini buldu’ diyerek bakmak istiyoruz.” dedi.
Öğretmenlerin talepleri
Öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan şu taleplerin karşılanmasını istedi:
- 1611 mülakat mağduru öğretmenin hak ettiği atamaların derhal yapılması.
- Özel sektör öğretmenleri için taban maaş hakkının herhangi bir koşul olmaksızın yeniden yasal güvence altına alınması.
- Eğitim kurumlarında belirli süreli iş sözleşmeleri yerine belirsiz süreli iş sözleşmesinin esas alınması.
Öğretmenler, bu taleplerin karşılanmasının yalnızca eğitim emekçileri açısından değil, öğrenciler, veliler ve Türkiye’nin eğitim sistemi açısından da önemli kazanımlar sağlayacağını belirtti.




