Marmara Denizi Silivri açıklarında “Tuğberk İmamoğlu” isimli ticari geminin batması ve 10 mürettebatın kaybolmasıyla sonuçlanan kazaya ilişkin yürütülen soruşturmada, “Alsu” isimli gemide gözaltına alınan 9 kişiden 6’sı adliyeye sevk edildi.
2 Eylül’de meydana gelen gemi kazası ile ilgili ön bilirkişi raporunda ALSU gemisinin köprü üstünde tek zabit bulunduğu ve gözcü görevlendirilmediği, Tuğberk İmamoğlu gemisinin ise yaptığı manevra ile kazayı başlatan operasyonel kusurlu olduğu ifade edildi.
Marmara Denizi Trafik Ayrım Şeridi üzerinde, Silivri ilçesinin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde meydana gelen deniz kazasına ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan geniş kapsamlı soruşturma devam ediyor.
Kocaeli’nden Aliağa’ya seyir halinde olan, rulo sac metal ile inşaat demiri yüklü Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi ile Türk bayraklı Alsu isimli ticari geminin çarpışması sonucu batan Tuğberk İmamoğlu gemisindeki 10 kişilik mürettebata ulaşılamaması üzerine başlatılan adli ve idari süreç çok yönlü olarak yürütülüyor.
Personel jandarma eşliğinde gemide muhafaza altına alındı
Soruşturma kapsamında kazaya karışan Alsu gemisindeki 10 kişilik personelden aşçı hariç 9 kişinin gemide ifadeleri alındı. Soruşturmanın ve idari tahkikat dosyasının devam etmesi ile geminin güvenliği dikkate alınarak şüphelilerin jandarma eşliğinde gemide muhafaza altına alındığı belirtildi. Olayda yer alan kişilerin kusur durumlarının net olarak belirlenmesi amacıyla Başsavcılıkça uzman bilirkişi heyeti görevlendirildi.
Heyetin hazırlayacağı ön raporun Başsavcılığa sunulmasının ardından adliyeye sevk edilecek isimler belirlendi ve adli işlemler için talimat verildi. Yapılan ilk incelemelerde gemide bulunan şüphelilerin alkol testlerinin negatif çıktığı, detaylı tetkik için kan örneklerinin de alındığı aktarıldı. Gemideki ifade işlemleri tamamlanan 6 kişi Silivri Adalet Sarayı’na sevk edildi. Gözaltındaki kişilerin ifadeleri görevlendirilen iki cumhuriyet savcısı tarafından alınıyor.
Enkaz arama ve su altı inceleme çalışmaları sürüyor
Soruşturma çercevesinde Alsu gemisinin su altında kalan bölümlerinde dalgıçlar tarafından detaylı inceleme yapılacağı kaydedildi. Şüphelilerin verdikleri ilk ifadelerde, Tuğberk İmamoğlu gemisindeki mürettebattan 2 veya 3 kişinin gemi batmadan önce güverte bölümünde bulunduğunu beyan ettikleri öğrenildi. Kurtulduklarına dair herhangi bir delil veya emare bulunmamakla birlikte, yaşamını yitirmiş olmaları halinde bu kişilerin naaşlarına ulaşma ihtimalinin değerlendirildiği ancak henüz batan geminin enkazına ulaşılamadığı ifade edildi.
Arama kurtarma faaliyetleri de bölgede aralıksız sürdürülüyor. Sahil Güvenlik Komutanlığına ait TCSG GÜVEN gemisinde yer alan Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tümamiral Serkan Tezel ile Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Mustafa Bankaoğlu çalışmaları yerinde takip ediyor.
Başsavcılık kapsamlı soruşturma talimatı verdi
Başsavcılıktan konuya ilişkin yapılan resmi açıklamada, saat 03.00 sıralarında gerçekleşen kaza ihbarının ardından derhal harekete geçildiği bildirildi. Kayıp 10 mürettebata ulaşılması için ilgili tüm kurumlarla koordineli arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Olayın meydana geliş şekli ve nedenleri ile varsa sorumluluğu bulunan kişilerin tespit edilerek maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla uzman bilirkişi incelemelerinin yaptırılması, gemilere ait seyir, radar ve haberleşme kayıtları ile olayla ilgili tüm bilgi, belge, görüntü ve diğer delillerin ivedilikle muhafaza altına alınarak toplanması yönünde gerekli talimatlar verilmiştir. Soruşturmanın etkin ve kapsamlı şekilde yürütülmesi amacıyla bir cumhuriyet başsavcı vekili ile iki cumhuriyet savcısı görevlendirilmiş olup adli işlemler titizlikle sürdürülmektedir.”
Ön inceleme raporu kazadaki ihmal ve kusurları ortaya koydu
Marmara Denizi’nde 2 Eylül tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin hazırlanan ön inceleme raporunda, kazanın oluşumuna dair kritik tespitler yer aldı. Raporda, kaza sırasında Alsu isimli gemide köprüüstünde tek zabitin bulunduğu ve nöbetçi gözcü görevlendirilmediği belirtildi. Batan Tuğberk İmamoğlu gemisinin ise Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) cihazının kapalı, arızalı olması ya da dış müdahale sonucu çalışmaması nedeniyle “hayalet gemi” modunda seyrettiği tespit edildi.
Hazırlanan raporda, Tuğberk İmamoğlu gemisinin son 0,5 milde sancağa dönerek Alsu’nun pruva hattını kesmesinin kazayı fiziki olarak başlatan operasyonel kusur olduğu kaydedildi. Kaptan Ahmet Erarslan’ın beyanlarına yer verilen raporda, olay anında rüzgarın kuzey yönünden 4 Beaufort kuvvetinde, deniz durumunun 3 Beaufort ve hafif çalkantılı, görüş mesafesinin ise yaklaşık 6 deniz mili olduğu belirtildi. Bölgede manevrayı kısıtlayacak sis, pus, sağanak veya yoğun akıntı bulunmadığı, kazaya yol açan herhangi bir doğa faktörünün tespit edilemediği vurgulandı.
Köprüüstünde yönetim zafiyeti ve manevra hataları
Ön inceleme raporunda, çatışma anında Alsu gemisinin köprüüstünde nöbetçi olan tek kişinin 2’nci Zabit Murat Evciman olduğu bilgisi yer aldı. Evciman’ın gemiye kazadan sadece bir gün önce katıldığı ve kaza anındaki vardiyasının bu gemideki ilk seyir vardiyası olduğu aktarıldı. Gemiyi, manevra kabiliyetini, personeli ve cihazları henüz tanımayan bir zabitin yoğun trafik ayrımında tek başına bırakılması yönetim zafiyeti olarak değerlendirildi. Köprüüstünde ilave gözcü, stajyer veya dümenci bulunmamasının durumsal farkındalığı düşürdüğü kaydedildi. Kaptan Ahmet Erarslan’ın kaza sırasında kamarasında uyuduğu, sarsıntıyla uyanarak kazadan 7 ila 10 dakika sonra köprüüstüne çıkabildiği belirtildi. Geminin resmi BMM kılavuzunda “Watch Condition B” seviyesinde seyredilmesi emredilmesine rağmen kaptanın köprüüstünde bulunmaması ve gözcü görevlendirilmemesi operasyonel bir zafiyet olarak rapora yansıdı.
Rapordaki teknik detaylara göre, Alsu’nun 2’nci Zabiti Murat Evciman karşı gemiyle telsiz irtibatı kurdu ve karşı tarafın “iskeleye kaçın” talebi üzerine Alsu rotasını iskeleye doğru değiştirmeye başladı. Alsu’nun rotası 283,9 dereceye geldiğinde, yaklaşık 0,5 mil kala Tuğberk İmamoğlu gemisi ECDIS ekranından anlık olarak kaybolup tekrar göründü ve telsiz mutabakatının aksine aniden sancağına dönmeye başladı. Evciman’ın, karşı geminin üzerlerine doğru geldiğini ve sancağa döndüğünü 0,5 mil gibi son derece yakın bir mesafede fark ettiği, çatışmayı önlemek adına erken makine stop veya geri manevrası yapmak yerine rotayı iskeleye almaya devam ettiği aktarıldı. Erken hız azaltma veya makineleri durdurma hamlesinin yapılmamasının çatışmanın şiddetini artırmış olabileceği ifade edildi.
Tuğberk İmamoğlu gemisindeki ‘hayalet gemi’ riski ve hızlı batış nedeni
Tuğberk İmamoğlu gemisinin AIS cihazının kapalı veya arızalı olması nedeniyle “hayalet gemi” modunda seyretmesinin bölgedeki diğer deniz araçları için ciddi bir seyir güvenliği riski oluşturduğu kaydedildi. Telsiz görüşmelerinde iskeleye kaçınma yönünde mutabakat sağlanmasına karşın gemisinin son 0,5 mil kala aniden sancağa sert dümen kırarak Alsu’nun pruva hattını kesmesinin kazayı fiziki olarak başlatan ana operasyonel kusur olduğu raporda altı çizilen hususlar arasında yer aldı. Tuğberk İmamoğlu gemisinin çatışmanın ardından bu kadar kısa sürede batmasının nedeninin adli dosyaya eklenecek yeni bilgi ve belgelerle netleşeceği, gemide yük kayması veya yük bağlama zafiyetinin bulunup bulunmadığının da titizlikle incelenmesi gerektiği bildirildi.




