Doğu Asya ve Kuzey Amerika’nın nemli coğrafyasına özgü bir bitki olan ortanca, botanik dünyasındaki adıyla Hydrangea yani Ortanca, adını Latince su kabı (hydro/angos) kelimelerinden alır. Bahçıvanlar ve bitki severler için onu büyüleyici kılan en büyük özelliği toprağın kimyasına göre renk değiştirebilmesidir. Toprak asidik olduğunda (pH 5.5 ve altı) alüminyum iyonlarını emerek mavi, alkali veya nötr olduğunda ise (pH 6.5 ve üzeri) göz alıcı pembe ve kırmızı tonlarında çiçek açar.

Ancak son dönemde bitki satıcılarının veya kulaktan dolma bilgilerin yaydığı “Güneşi sever, az sulayın” efsanesi, pek çok yeni alınan ortancanın daha ilk haftadan yapraklarının büzüşmesine, çiçeklerinin kurumasına yol açıyor. Peki, bilimsel olarak doğrusu ne?
Ortanca bakımında en büyük 4 yanılgı

Yanlış 1: “Ortanca güneşi sever, balkonda doğrudan güneşe koyun.”
Doğrusu: Massachusetts Üniversitesi (UMass Amherst) Tarım ve Çevre Merkezi’nin yayınladığı rehbere göre, özellikle en yaygın tür olan büyük yapraklı ortancalar (Bigleaf Hydrangea), doğrudan ve sert öğle güneşine maruz kaldığında toprağı ıslak olsa bile hızla solar ve yaprak yanıkları yaşar.
Illinois Üniversitesi Extension çalışmalarına göre ortancalar için en ideal konum yarı gölge alanlardır. Sabahın yumuşak güneşini alan, ancak öğleden sonraki kavurucu sıcaklarda gölgede kalan alanlar bitkinin sağlığı için şarttır.
Yanlış 2: “Çok sularsan çürür, az az sula.”
Doğrusu: Bu bitki tam bir su oburudur. Connecticut Üniversitesi (UConn) Home Garden Eğitim Ofisi verilerine göre, ortancalar normal havalarda haftada en az 2.5 cm, aşırı sıcak ve kuru yaz günlerinde ise haftada en az 5 cm derinlemesine suya ihtiyaç duyar. Bitkiyi sürekli solmaya (pörsümeye) maruz bırakmak, ertesi yıl açacak çiçek tomurcuklarının ölümüne neden olur.
Toprağın üstü hafif kuruduğunda sulama derinlemesine (saksının altından su çıkana kadar) yapılmalıdır. Sadece üstten azıcık su serpmek köklere ulaşmaz. Ancak saksı tabağında günlerce su bekletmek de kök çürümesine yol açabileceğinden, fazla su sulamadan yarım saat sonra dökülmelidir.

Yanlış 3: “Çiçek açsın diye bol bol genel gübre verin.”
Doğrusu: Bilinçsiz gübreleme ortancayı çiçeksiz bırakabilir.
Peyzaj uzmanlarının aktardığına göre, yüksek azotlu gübreler bitkinin sadece yapraklarını devasa boyuta getirir ancak çiçek açmasını tamamen engeller. İlkbahar ve yaz başında dengeli, yavaş salınımlı fosfor ağırlıklı çiçek gübreleri tercih edilmelidir.
Yanlış 4: “Her yıl kışa girerken sertçe budayın.”
Doğrusu: En sık yapılan ve “Ortancam bu yıl neden hiç açmadı?” sorusunun arkasındaki temel nedendir.
Ortancaların büyük kısmı çiçek tomurcuklarını bir önceki yılın yaşlı dallarında hazırlar. Sonbaharda veya kışın bu dalları keserseniz, sonraki yılın çiçeklerini de çöpe atmış olursunuz. Budama sadece çiçekler solduktan hemen sonra, sadece kurumuş kafaları temizlemek amacıyla yapılmalıdır.
Solmuş ortanca nasıl kurtarılır?

Eğer bitkinizin yaprakları pörsüyüp kuruduysa acil eylem planı şu şekilde olmalıdır:
Gölgeye çekin: Bitkiyi doğrudan güneşten hemen uzaklaştırıp esintili, gölge bir yere alın.
Daldırma veya şok sulama: Kuruyan saksı toprağı suyu hemen emmeyebilir. Saksıyı içi su dolu bir kovaya oturtarak (daldırma yöntemi) toprağın suyu dipten tamamen çekmesini sağlayın (yaklaşık 15-20 dakika).
Hasarlı dokuları temizleyin: Tamamen kurumuş, geri dönmeyecek çiçekleri ve yaprakları keserek bitkinin enerjisini koruyun.
Özetle Ortanca bir çöl bitkisi değildir. Nemli ve serin gölgelerin çiçeğidir. Doğru bilgiyle bakıldığında, yıllarca bahçenizi ve balkonunuzu süsleyecek bu bitkiyi kulaktan dolma efsanelerle kurutmayalım. (Kaynaklar: UMass Amherst Extension – University of Illinois Extension – UNH Extension)




