YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Milliyet gazetesine yaptığı açıklamada, 14-15 Kasım’da gerçekleşecek 1’inci Olağan Kurultay’a ilişkin, “YENİ Parti’nin yeni siyasetine kurultayla birlikte başlıyoruz. Çok güçlü kadrolar görülecek. Yeni isimler de olacak. Bu anlamda tüm demokratlardan; muhafazakâr, milliyetçi, Kürt, sosyalist demokratlardan hem bilinen hem de bazı sürpriz etkisi olabilecek isimler olacak kadrolarda. PM’nin sayısını 60’a indirebiliriz, 80’de tutabiliriz veya biraz artırabiliriz” dedi.
Özel, CHP ile ilişkilere ilişkin bir soru üzerine, “Benim CHP’nin durumuyla ilgilendiğim en önemli husus seçim güvenliği. CHP’nin başında dost bir yönetimin olması lazım. Bugünkü butlandan kök alan kimseyi meşru görmeyiz. ‘Orada kaldım. Kemal Bey gidince ben gelirim, meşru yönetici olurum’. Bizde dört seçilmiş kongreyi iptal edip gelen birinden yönetimi devralınca kimse meşru olmaz. Orada örneğin önceki dönem milletvekillerimizden oluşan, YENİ Parti’yi bilen, saygı duyan bir dost yönetim olursa hiç olmazsa sandık görevlilerinin görevlendirilmesi gibi çok teknik bir konuda bu işe yarayabilir. Ama dönüp gidemeyiz, çünkü çok yeni üyemiz var. Onlara ‘Biz gidiyoruz, siz burada kalın’ ya da ‘Biz gidiyoruz, siz de geleceksiniz’ demek mümkün değil. Zaten Yargıtay bir karar verse de mahkeme yerine geçip karar kurmayacak, kararı bozacak. Böyle bir türbülansa teknik olarak da tahammülümüz yok. Partiyi kurmuşuz, kurultayını yapıyoruz. Seçime girme yeterliliğine doğru bir yandan ilerliyoruz, bir yandan başka tedbirler almışız” ifadesini kullandı.
Özel, seçimlerin erkene çekilmesi tartışmalarına ilişkin, şunları kaydetti:
‘Birilerinden söz almışlar ve o sözün karşılığında seçimleri öne alma vaadini almışlar ve onu yerine getirmesini istiyorlar. Ben Kemal Bey’in bir anlaşma yaptığını düşünüyorum Erdoğan’la, iktidarla. Bir anlaşma yaptıklarını ve bu anlaşmanın neticesinde bir kez daha aday olmak için, anayasa değiştirmek için destek vermek gibi sözleri çoktan verdiklerini görüyoruz. Biz öyle birkaç hafta, birkaç ay öne alınmış seçimi, erken seçim kabul etmeyiz asla.”
‘Bir büyük uzlaşıyı kovalamak…’
Özel, cumhurbaşkanı adaylığı tartışmalarına ilişkin bir soru üzerine, “Ekrem Başkan’ın diplomasının Danıştay aşaması var, kesinleşmiş bir cezası yok. Bir kere Ekrem Başkan aday olarak ortada. Mansur Bey önemli bir seçenek olarak ortadadır her zaman için. Kendisinin belediyeciliğe odaklanması ve bu meseleleri şu aşamada konuşulmasından, bu tartışmadan uzak durmasını da anlamlı ve doğru buluyorum. Ben ibrenin bana dönmeyeceği, muhalefetin hep bir arada destekleyebileceği bir büyük uzlaşıyı kovalamanın, mümkünse Ekrem Başkan’ın adaylığının önündeki diploma ile ilgili skandal kararın ortadan kalkmasıyla ki Ekrem Başkan üzerinde zaten bir mutabakat var. Mansur Bey de ben de oy attık. Kemal Bey bile gitti attı. Onun dışında, en sonunda benim temel kriterim şu: Anketler ve her türlü doğru analiz yöntemiyle kazanması en muhtemel, en güçlü adayı desteklemek ve bu kötü gidişi, otokrasi mi demokrasi mi? Amerika seçimlerini gördük” ifadesini kullandı.
Özel, CHP’ye butlan atanmasına ilişkin, “Yargıtay’ın bu ayıbı, bu yanlışı düzeltmesini bekliyorum. Geri dönmek için değil. Varıp da CHP’ye geri dönmeyeceğiz. Ama birincisi, Türkiye siyasi tarihinde bundan sonra kimse güvende olmaz bu karar onaylanacak olsa. Butlan olan ekip anlaşmış oturuyor orada. Bugün herhangi bir Asliye Hukuk Mahkemesi gelse ve herhangi bir siyasi partideki seçimi iptal etse partilerin genel başkanları, yöneticileri güvende değil. Hukuken büyük bir haksızlığa uğradığımızı düşünüyoruz. Bunun giderilmesi açısından önemli” dedi. (ANKA)



