• Ana Sayfa
  • Manşet
  • İmralı Heyeti üyesi Sancar: ‘Abdullah Öcalan süreçte tanımlanmış ve belirlenmiş bir rol oynamalı’

İmralı Heyeti üyesi Sancar: ‘Abdullah Öcalan süreçte tanımlanmış ve belirlenmiş bir rol oynamalı’

DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, siyasetçi Gültan Kışanak ve İmralı Sekreteryası üyesi Çetin Arkaş çözüm sürecinde gelinen aşamayı değerlendirdi. Sancar, Abdullah Öcalan’ın “silahsızlanma ve siyasallaşma” sürecinde aktif rol almasını beklediklerini vurgulayarak “Düzenlemeyi yönlendirici bir fonksiyon görmesi gerekiyor” dedi.

İmralı Heyeti üyesi Sancar: ‘Abdullah Öcalan süreçte tanımlanmış ve belirlenmiş bir rol oynamalı’
  • Yayınlanma: 26 Ağustos 2026 19:02
  • Güncellenme: 26 Ağustos 2026 19:11

DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, siyasetçi Gültan Kışanak ve İmralı Sekreteryası üyesi Çetin Arkaş Ankara’da gazetecilerle bir araya geldi. Süreçte gelinen aşamaya ilişkin bilgi veren Sancar, Kışanak ve Arkaş, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Öcalan alt kurulda görev alacak mı?

Sancar: Takip ve Değerlendirme Kurulu, dört ayrı alt kurul oluşturdu. Bu kurullardan biri olan Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu silahsızlanma sürecinin yürütülmesini sağlayacak bir işleve sahip olacaktır. Bunun işleyiş tarzı, bileşimi konusunda henüz kamuoyuyla paylaşılmış karar yok. Elbette Sayın Öcalan’ın şimdiye kadar bu süreçte ne kadar önemli rol oynadığını herkes biliyor. Kendisinin silahsızlanma sürecinde de çok hayati bir görevi ve rolü olacaktır. Nitekim kimse de bunun aksine bir şey demiyor. Öcalan’ın bu kurumsal yapı içinde, bu alt kurulda bir görev almasını bekliyoruz ama bunun belirleyecek olan Takip ve Değerlendirme Kurulu’dur. Burada yapılan değerlendirmeler ve sayın Öcalan ile yapılacak istişareler sonucunda kendisinin bu kurulda nasıl rol üstleneceği belirlenecektir. Bizim beklentimiz silahsızlanma ve siyasallaşma sürecinde kendisinin tanımlanmış ve belirlenmiş aktif bir rol almasıdır. Düzenlemeyi yönlendirici bir fonksiyon görmesi gerekiyor.

Yeni yerleşke iddiası doğru mu?

Sancar: Biz görüşmeleri farlı bir salonda yapıyoruz ama Sayın Öcalan eski yerinde kalmaya devam ediyor. Şu an yeni bir yere taşındığı yönündeki değerlendirmeler gerçeği yansıtmıyor. Belki daha geniş, daha rahat bir salona görüşme yapıyoruz ama yaşamını eski yerinde sürdürüyor. Sayın Öcalan’ın bu tarihi görevi yerine getirecek imkanlara kavuşması sürecin doğal mantığının bir sonucu olarak görülmelidir.

Yayınlanan tutanaklar gerçeği yansıtıyor mu?

Sancar: Böyle bir görüşmenin olmadığı hem Öcalan hem örgüt adına yapılan açıklamalarda dile getirildi. Yine devlet yetkilileri bunu bu şekilde açıkladılar. Bu ‘sızıntıların’ basit bir olay olmadığını hepimizin görmesi gerekiyor. Bu provokasyonları aşmanın yolu Sayın Öcalan’ın kamuoyuna hitap etmesinin yolunun açılması ile mümkün olacaktır. Bu yol açılırsa, doğrudan gazeteciler, akademisyenler, sivil toplum örgütleri giderse doğrudan kendisi anlatır. Ancak bizim pek çok konunun konuşulduğu görüşmelerin tamamını anlatmamızın nasıl sonuçları olacağını ve nasıl tartışmalar yaratacağını tahmin edebilirsiniz. Esasen dünyadaki bu süreçlerde de mutlak şeffaflık her şeyin, herkesin gözü önünde konuşulduğu bir yöntem hiç olmadı. Burada kamuoyundan bir şey saklamak değil, bir süreci sağlıklı yürütme çabası söz konusudur. Yeri geldiğinde zaten açıklamalar yapılıyor

Kurullarda kimler yer alacak?

Kışanak: Alt kurulların tamamının devlet bürokrasisinden oluşması meselenin çözümünde kolaylaştırıcı rol oynayamaz. En basitinden söyleyeyim, Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu. Bu komisyonda tabii ki Adalet bakanlığından, İçişleri bakanlığından kişilerin görev alması, sürecin takibinin yapılması ve hukuki işlerin yürütülmesi açısından koordinasyonun sağlanması lazım. Ancak bu yasadan yararlanacak insanlar var, onların avukatları, barolar, STK’lar, çatışma çözümünde çalışmış akademisyenler var, bunların da katılımı sağlanmalı. Alt kurulların tamamının daha kapsayıcı, yeri geldiğinde danışarak, görüşerek, istişare edilerek sivil toplumun, kamuoyunun, entelektüellerin katılımın olmasının çalışmalara katkı sağlayacağını düşünüyorum. Ayrıca da bir kadın olarak bütün bu kurullarda kadınların da sözünün olması katkılarının olması, yapıcı rollerini oynayabileceği kanallarının açılması, bu imkanların sunulmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Biz barışçı ve demokratik toplumu inşa edeceksek, ortak demokratik bir gelecek kuracaksak, kesinlikle bunun harcını kadınlar karacak

Öcalan Mazlum Abdi ile görüştü mü?

Sancar: Görüşme olmadı ama bir iletişim oluyor. Halep kuşatması sırasında, ondan önceki bazı aşamalarda Sayın Öcalan’ın mesajları doğrudan doğruya muhataplara iletildi. Bizler de o zaman üzerimize düşeni yaptık. Görüşme olmadı ama sürecin ilerleyen aşamalarında bu tür görüşmelerin yapılması da gerekir. 42 yıldır süren bir çatışma var ve Türkiye ile de sınırlı değil. Böyle bir örgütün silahsızlandırılması, kendini feshetmesi, hukuk ve siyaset alınan geçmesi dünyada hiçbir süreçle kıyaslanmayacak kadar büyük ve kapsamlı bir meseledir.

SDG’nin entegrasyonu

Kışanak: Yeni bir durumla karşı karşıyayız, Kürtler orada yönetime katılacak. Dün sosyal medyada bir fotoğraf vardı, Sayın Mazlum Abdi ve Sayın ilham Ahmed’in Şam’a hakim bir tepede fotoğraf çekmesi, Cumhurbaşkanlığı sarayında basın toplantısı düzenlemesi bunlar bize şunu söylüyor: sorunu çözmek için yapılacak şeyler Şam’da da, Tahran’da da, Ankara’da da bellidir. Kimseyi dışarıda bırakmadan tüm farklılıkların yönetime katılacağı imkanların önünün açılması. Barışı sağlayacak şey budur.

PKK kadroları devlette görev almak istiyoır mu?

Arkaş: Devlet kademelerinde görev alma hevesinde olan bir arkadaş görmedim. Kürtlerin hassasiyetleri de göz önüne alınarak bazı kadrolar devlet kademelerinde yer almalı mı? Devlet bu konuda özgüvenli olmalı. Eğer Kürtler açısından “bu bizim de devletimizdir” duygusunu yaratmak istiyorsa öz güvenli yaklaşmalıdır.

Süreç geri dönüşsüz bir noktaya geldi mi?

Arkaş: Sürecin geri dönüşsüz bir noktaya geldiğini söylemeyi çok isterdim. Bütün çabamız bunu söylemek içindir. Bunu hep birlikte başaracağız. Ama elimizi çabuk tutmalıyız. Bu sürecin başarılı olmasını istemeyen iç ve dış odaklar olabilir. O yüzden bu sürecin yürütücüleri acele etmemeli ama hızlı davranmalı.

Yeni anayasa tartışmaları

Sancar: Bizim temel yaklaşımımız yıllardır belli. Biz diyoruz ki yeni bir anayasa yapılmalı. Ama bunun en geniş toplumsal ve siyasal katılımla yapılması lazım. Yeni anayasa tartışmalarının sağlıklı yürümesi için saha şartlar buna uygun hale gelmeli. Biz buna yol temizliği diyorduk. Yani özgür tartışmayı engelleyen keyfi uygulamalar teşvik eden her türlü pratikten ve hukuksal düzenlemelerden sahayı arındırmanız gerekiyor.

Suriye Yönetimi ile SDG anlaşmasının detayları ortaya çıktı: Abdi ve İlham Ahmed’e görev