• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Sebahat Tuncel: ‘Çıkacak yasa aşamalı şekilde yürüyecek, barışa giden yolda ilk adım olacak’

Sebahat Tuncel: ‘Çıkacak yasa aşamalı şekilde yürüyecek, barışa giden yolda ilk adım olacak’

Sebahat Tuncel beklenen çerçeve yasaya için “Çıkacak yasa aşamalı bir şekilde yürüyecek. Barışa giden yolda ilk adım yasası olacak. Önümüzdeki mücadele yeni bir aşama” değerlendirmesinde bulundu.

Sebahat Tuncel: ‘Çıkacak yasa aşamalı şekilde yürüyecek, barışa giden yolda ilk adım olacak’
Sebahat Tuncel: ‘Çıkacak yasa aşamalı şekilde yürüyecek, barışa giden yolda ilk adım olacak’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 2 Ağustos 2026 17:43
  • Güncellenme: 2 Ağustos 2026 17:44

Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde, Dep Belediyesi tarafından düzenlenen 2026 Dep Doğa ve Kültür Festivali kapsamında belediyenin konferans salonunda panel düzenlendi. Moderatörlüğünü Zöhre Eroğlu’nun yaptığı “Kadın ve Barış” başlıklı panelde Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) aktivisti Sebahat Tuncel ile Akademisyen Yıldız Önen konuşmacı olarak yer aldı.

Saygı duruşu ile başlayan panelde ilk olarak konuşan Yıldız Önen “Ders verdiğim üniversite de kadın erkek eşitliğini tartıştığımızda muhafazakar erkek öğrenciler ‘Nasıl yani kadın erkek eşit mi olur?’ diye sordular. Bu gerçeklik var ortada. Yine çocuk iznini de dile getirdiğimizde de itiraz ettiler. 2026’dayız, zihniyet bu durumda. İsmini vermek istemediğim bu üniversite AKP’lilerin yoğun olduğu üniversite. Böyle bir zihniyetin olduğu üniversiteden bugün buraya geldim. Kürt kadınlarının öncü olduğu bir yapı ile tanıştım. Kadınlar yaşamın her alanında yer alıyor ve öncü rolü üstlenmişler” dedi.

‘Devletin gerekli adımları atması gerekiyor’

Kürt meselesinin çözüne dair devam eden süreçte devletin gerekli adımları atması gerektiğini kaydeden Yıldız Önen, “Onlar ‘terör’ biz ise ‘barış’ demeye devam ediyoruz. Bu dilin aşılması gerekiyor. Sayın Abdullah Öcalan barış süreci çağrılarını demokrasi ve komün üzerinde yapıyor. Bunun inşası önemlidir. Sadece silahların susması ile barış gelmez. Elbette bu önemli bir yer tutuyor. Ancak devletin gerekli adımları atması gerekiyor” dedi.

Savaşın mağduriyetini yaşayan kadınların hem barışta hem savaşta aktif rol aldığını söyleyen Yıldız Önen, “Kadınları aktif bir şekilde yer aldığı barış süreçleri başarıya ulaşmıştır. Liberya da yıllarca süren savaşta on binlerce insan yaşamını yitirdi. Ancak kadınlar bir araya gelerek barışı sağladı. Dünyada kadınların aktif bir şekilde barışta yer alması kabul edilen bir durum. Süreçte kadınların aktif olması önemli. Sayın Öcalan da buna önem veriyor. Kolombiya’da yıllarca süren savaşların barışa indirgenmesi kadınların öncülüğünde gelişen mücadele ile gerçekleşti. Savaş sırasında var olan ön yargıları barış süreçlerinde çözmek zorundayız. Kalıcı barışın inşası, toplumsal yeni düzenin oluşturulması gerekiyor. Yasal anlamda adımların atılması gerekiyor. Toplumu barışa hazırlamak gerekiyor. Tüm halkları içine alan bir sistemi inşa etmek gerekiyor. Kuzey İrlanda’daki barış süreçlerinde de kadın koalisyonları müzakerelerde aktif bir şekilde rol oynadı. Dünya örneklerinde görüldüğü gibi barışın inşasında kadının öncü rolü çok önemli” ifadelerini kullandı.

‘Gençlere ulaşamayan bir aşamadayız’

Sebahat Tuncel ise gençliğin barışın içinde yer almasının önemli olduğunu belirterek, “Dilimizi, kimliğimizi, kültürümüzü yaşatalım. Bunu yaparken zihniyetimizi de genişletelim. Gençlere ulaşamayan bir aşamadayız. Bunun nedenlerini herkes üstüne almalı. Gençlere ulaşmak için çaba içerisinde olmalı ve değişim dönüşümü ortaya koymalıyız. Sabit, kendinde ısrar eden erkek egemen sistemin kodlarından uzak durmalıyız” dedi.

‘Kadını inkar eden sistem yok olmadığı sürece barışın gelmesi zor’

Sebahat Tuncel şöyle devam etti: “Savaş öldürüyor. Sadece insan değil, doğa, insan ve yaşamı öldürüyor. Kapitalizmin savaşa ihtiyacı var. Kendini savaş ile var ediyor. Savaş aslında yıkım siyaseti demek. En çok kadınları etkiliyor. Doğa talan edildi, çocuklar yaşamını yitirdi, göçe maruz kaldık. Ölüm, yıkım, talan siyasetine karşın barışı inşa etmeliyiz. Silah susunca barış gelmez. Erkek egemen kapitalist sistemin zihniyetinin değiştirilmesi ile barış gelir. Kadını inkar eden sistem yok olmadığı sürece barışın gelmesi zor. Kadınları sadece savaşın mağduru olarak görmek de yanlış. Kadınlar savaş süreçlerinde direndi. Savaş siyasetine karşın direnen bir kadın gerçekliği var. Kadınlar sadece mağdur değil, direnen, özgürlük mücadelesi veren bir yerde de duruyorlar. Kadınlara savaş açmış erkek egemen sisteme karşın duruş içinde olunmalı. Demokratik aileyi inşa etmeliyiz. Kadını inkar eden aile yapısı yerine eşit ve demokratik bir aile yapısının inşa edilmesi gerekiyor. Geleceğimizi nasıl inşa edeceğimizi konuşmalıyız. Bir batıya bir Kürdistan’a konuşmak ve barışı anlatmak gerekiyor.”

Abdullah Öcalan’ın halkların birbiri ile müzakere edeceği bir barıştan bahsettiğini söyleyen Sebahat Tuncel, “Devlet ve PKK savaşıyor beni ilgilendirmiyor” mantığından kurtulunması gerektiğini belirtti. Sebat Tuncel, “Barış da savaş da tüm halkları, tüm dünyayı etkiliyor. Savaşa ayrılan bütçe yoksulluğu beraberinde getiriyor. Barışın toplumsallaşması meselesinde yasalar önemli bir yerde duruyor. Devletin Kürt halkının halk ve özgürlüklerini gasp etmesi, inkar etmesi üzerine Kürt sorunu ortaya çıktı. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana inkar, imha politikaları yürütülüyor. Bunun aşılması gerekiyor. ‘Kürt yoktur karda yürürken kart kurt sesinden çıkıyor’ zihniyeti yıllarca Kürt halkını inkar etti. Halen bu zihniyet var. Zihniyet değişimi önemli” dedi.

‘Öcalan’ın manifestosu mücadelenin yeni aşamasını ortaya koyuyor’

Kürt halkının hakkının yasal güvence altına alınmasının önemine değinen Sebahat Tuncel, son olarak şunları söyledi: “Eşit yurttaşlık meselesi, anadilde eğitim, kimliğin tanınması; yasal çerçeveye alınması gerekiyor. Kürt kadını hem Kürt olduğu için hem de kadın olduğu için yok sayılıyor. Alevilerde aynı şekilde yok sayılıyor. Çıkacak yasa aşamalı bir şekilde yürüyecek. Barışa giden yolda ilk adım yasası olacak. Önümüzdeki mücadele yeni bir aşama. Mücadelenin daha da büyütüleceği aşama olarak önümüze çıkacak. Sayın Öcalan’ın manifestosu mücadelenin yeni aşamasını ortaya koyuyor. Yol gösteriyor. Kürtler, özgürlüğünü sağlama konusunda gerekli düzeni de sağlamalı. Kürtlerin kazanımlarını belirleyen bizim mücadelemiz olacak. Süreç açısından bekle gör yerine örgütleme içinde olan, kendini katan bir yerde olmalıyız” ifadelerini kullandı.