Cumhurbaşkanı adayı ve görevinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün’ün “siyasal casusluk” iddiasıyla tutuklu yargılandığı davanın yargılamasına devam ediliyor. Davanın üçüncü duruşması, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 4 No’lu duruşma salonunda yapıldı.
Duruşmada mütalaasını sunan savcı, MİT Başkanlığı’na yazılan müzekkere akıbetlerinin sorulmasına, mevcut delil durumu ve üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti dolayısıyla tüm sanıkların tutukluluk hâllerinin devamına karar verilmesini istedi. Duruşmaya bir saat ara verildi.
‘Tahliye vermek için MİT’ten rapor beklemenize gerek yok’
Aranın ardından beyanların alınmasına devam edildi. Dosyaya giren bilirkişi raporlarının iddianamede yer alan suçlamaları boşa çıkardığını dile getiren Necati Özkan, şunları söyledi:
“Siz bana ‘vatan haini’ diyorsunuz sayın iddia makamı. Lütfen dikkat. Bunların insani, vicdani, ahlaki ve cezai sorumluluğu var. Ortada gizlice temin edilmiş herhangi bir gizli bilgi yok, veri yok, böyle bir şeyin teminine çaba bile yok, Türkiye zararına bir faaliyet yok. Ortada tuhaf, absürt, devlet ve yargı sistemi için utanç verici bir iddianame var. Manipülasyonun ‘m’si, casusluğun ‘c’si yok. Tek bir delil dahi olmadan 20 yıla kadar cezalandırılmamızı talep ediyorsunuz. Sayın savcım, sizin annenize, babanıza bu isnatlar yapılsa ne yapardınız? Ben sizin babanızın yaşındayım. Acaba siz o koltukta oturup ‘tutukluluğun devamı’ der misiniz? Bunu nasıl yapabiliyorsunuz? Hukuk insanlığı bu mu sayın savcım? Yazık yani, yapmayın bunu. Tek bir emare yok. Şaka gibi hakikaten, inanamıyorum. Bu hukuk değil, adalet değil. Bu devlet, bu hukuk, bu adalet sistemi, bu demokrasi hasta. Daha uzun süre böyle devam edemez. Buna müsaade etmemek lazım. Sizler bu hakikat dışı davaya ‘dur’ diyebilirsiniz. Sizin bu duruşmada tahliye vermek için MİT’ten bir rapor beklemenize gerek yok, gerçek çırılçıplak ortada. Sizlerden bu adaletsizliğe son vermenizi, bana itibarımı ve özgürlüğümü iade etmenizi talep ediyorum.”
‘Bu davanın itirafçısı yok’
Duruşmada Merdan Yanardağ da savunma yaptı. Davanın iki amacı olduğunu vurgulayan Merdan Yanardağ da şöyle konuştu:
“Birisi 2019 ve 2024 seçimlerini lekelemek ve Ekrem Bey’in etrafındaki ablukayı yükseltmek. Diğeri TELE1’e el koymak, beni ve arkadaşlarımızı susturmaktı. Böyle bir casusluk kumpası kurulmasının nedeni o. Biz hep Hüseyin (Gün) Bey’e kızdık. Önce itirafçıydı. Hayır, itirafçı yok bu davada. Hukuken yanıltılmış. Ne bizi casuslukta suçluyor ne kendisi hiçbir suçlamayı kabul ediyor. Ben buradan bütün medyayı ve gazetecileri, gazeteci arkadaşlarımızı uyarmak istiyorum. Bu davanın itirafçısı yok. İtiraf edilen bir suç yok bu davada. Hüseyin Gün’ün bize yüklediği bir suçlama yok. Tam tersine ne bizi suçluyor ne kendisi suçlamayı kabul ediyor. Biz onun yüzünden burada yattığımızı, tutuklandığımızı düşünüyorduk belki başlangıçta. Sonra ben baktım, dikkat ettim ki Hüseyin Bey bizim yüzümüzden tutuklanmış. Asıl amaç bize ulaşmak. Asıl amaç TELE1’i kapatmak, Merdan Yanardağ’ı ve arkadaşlarını susturmak, Ekrem Bey’i bir casusluk davasıyla lekelemeye çalışmak.
‘Bu ülke Binali Yıldırım’ı seçmeye mecbur mu?’
Necati Bey, Türkiye’nin en önemli siyasal kampanyacılarından biridir. Önemli bir ajansın başındadır. Sadece Türkiye’de değil, dünya çapındaki birisinden söz ediyoruz. Onu işini yapamaz hale getirmektir. İntikam almak, ‘sen bu başarılı seçim kampanyasını nasıl yürütürsün’ diye. Herhangi bir maddi kanıt koyamadılar. Peki, ne koydular? TELE1’de bir canlı yayın, Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuk olduğu canlı yayın. Yayının dökümünü birebir yayınlamışlar. Siz bir canlı yayında casusluk yapıldığını gördünüz mü? Biz Ekrem İmamoğlu lehine algı oluşturmuşuz. Algı oluşturmak casuslukmuş. Niye? Ekrem İmamoğlu’nun kazanmasını sağlamışız. Suç mu? Bu ülke Binali Yıldırım’ı seçmeye mecbur mu? Halkın iradesine böyle bir ipotek konulabilir mi? Bu dava çok açık bir biçimde siyasaldır. Kemal Kılıçdaroğlu’na buradan selamlarımı, sevgilerimi iletiyorum. Bu davanın adı siyasal casusluk davası.”
‘Sezen Aksu benimle ilgili davayı geri çekmiş’
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilerini de dile getiren Yanardağ, şunları anlattı:
“Bir televizyon yayınında bir gazeteci arkadaşımız, beni ziyaret edip etmeyeceğini, başvurup başvurmadığını sordu. ‘Hayır, böyle bir başvurumuz yok’ dedi. Doğru söylemiyor. 25 Haziran 2026 Türkiye gazetesinde özel haber. Haberde imza da var. Diyor ki ‘Genel merkezden alınan bilgide Kılıçdaroğlu’nun Selahattin Demirtaş’la görüştükten sonra Osman Kavala, Merdan Yanardağ, Can Atalay ve Tayfun Kahraman’ı da ziyaret edeceği belirtildi.’ Haber burada, adresler burada. Sonra Cumhuriyet gazetesi ve başka gazeteler yapmış. Ben Cumhuriyet ve diğer gazetelerden okudum. Burada da arkadaşlar sorduğu zaman mutlak butlan kararından sonra ‘hayır, görüşmeyeceğim’ dedim. ‘Görüşmeyeceğim’ deyince Nasrettin Hoca eşek hikayesine benziyor. ‘Ben zaten gitmeyecektim’ demiş. Doğru söylemiyor. Bu davaların tabii bazı faydaları da var. Sezen Aksu benimle ilgili davayı geri çekmiş. İçinde bulunduğum durumu gerekçe göstermiş. Sezen Aksu’yu ben yetmez ama evetçi olduğu için eleştirmiştim. Herhalde utandı Sezen Aksu.”
Duruşma devam ediyor.
(ANKA)
Casusluk Davası | İmamoğlu’ndan ‘fon krizi’ tepkisi: ‘İşin içinde olan herkes bu iktidarın fertleri’




