• Ana Sayfa
  • Kadın
  • Süryani kadınlardan Suriye’deki entegrasyon sürecine çağrı: ‘Haklar güvence altına alınmalı’

Süryani kadınlardan Suriye’deki entegrasyon sürecine çağrı: ‘Haklar güvence altına alınmalı’

SDG ile Suriye geçici yönetimi arasındaki entegrasyon sürecine ilişkin konuşan Süryani kadınlar, yeni Suriye’nin tüm bileşenlerin katılımıyla kurulması gerektiğini belirtti. Kadınlar, kültürel ve dilsel hakların korunması, çalışanların haklarının güvence altına alınması ve yeni anayasanın halkın katılımıyla hazırlanması çağrısı yaptı.

Süryani kadınlardan Suriye’deki entegrasyon sürecine çağrı: ‘Haklar güvence altına alınmalı’
Süryani kadınlardan Suriye’deki entegrasyon sürecine çağrı: ‘Haklar güvence altına alınmalı’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 18 Eylül 2026 11:46

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye geçici yönetimi arasında 29 Ocak 2026’da imzalanan anlaşmanın ardından başlayan entegrasyon sürecine ilişkin Haseke’de Jinha’ya değerlendirmeler yapıldı.

Süryani Kadınlar Birliği üyeleri, avukat Rîma Merşo ve Hesekê Meclisi Yardımcısı Xatûn Îsa, entegrasyonun yalnızca devlet kurumlarının birleştirilmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, sürecin tüm bileşenlerin haklarının korunduğu siyasi ve toplumsal bir zeminde yürütülmesi gerektiğini söyledi.

‘Kültürlerin ortaklığı ve birlik kültürü olmalı’

Avukat Rîma Merşo, Haseke halkının genel olarak entegrasyona olumlu yaklaştığını ve sürecin bölge için güvenli ve istikrarlı bir geleceğin başlangıcı olmasını umduğunu belirtti.

Rîma Merşo, nüfus kayıtları, pasaport ve göç işlemleri, mahkemeler ve avukatlar sendikası gibi kurumların açılmasının önemine vurgu yaparak, bu kurumların entegrasyonunun kısa sürede tamamlanması gerektiğini söyledi.

Bölgedeki ekonomik sorunlara da değinen Rîma Merşo, yakıt sıkıntısı, elektrik kesintileri ve fiyat artışlarının halkın yaşamını olumsuz etkilediğini belirtti.

Rîma Merşo, “Haseke petrol, buğday ve pamuk açısından zengin bölgelerden biridir ve bunlar bölgenin kaynaklarıdır. Bölgenin mazot ve yakıt sıkıntısıyla karşı karşıya kalması doğru değil” dedi.

Entegrasyon sürecinde tüm bileşenlerin dil ve kültürel haklarının korunması gerektiğini vurgulayan Rîma Merşo, farklı kültürlerin birbirini dışlamaması gerektiğini söyledi.

Rîma Merşo, “Bir kültür başka bir kültürü yok etmemeli, sürecin temeli kültürlerin ortaklığı ve birlik kültürü olmalı” ifadelerinde bulundu.

Geçici yönetimin devlet ve özel okullarda farklı dillerin öğrenilmesi hakkını tanıması gerektiğini belirten Rîma Merşo, kitap ve eğitim programlarının Kürtçe ve Süryaniceye çevrilebileceğini söyledi.

Yeni anayasa çağrısı

Rîma Merşo, Suriye’nin yeni anayasasının hazırlanma sürecinin kapsamlı ve katılımcı olması gerektiğini belirtti.

Rîma Merşo, anayasanın halkın görüşüne sunulması ve son aşamada yurttaşların içeriği konusunda oy kullanabilmesi gerektiğini söyledi:

“Suriye’nin yeni anayasasının hazırlanması kapsamlı bir süreç olmalı ve her madde dikkatlice okunup tartışılmalı. Anayasa Suriye halkına sunulmalı ve son aşamada halk, içeriği konusunda oy kullanabilmeli. Her Suriyeli vatandaşın, her madde hakkında görüşünü ifade etme hakkı var. Özellikle de o madde onun haklarını güvence altına almıyorsa.”

‘Hiçbir bileşen süreçten dışlanmamalı’

Haseke Meclisi Yardımcısı Xatûn Îsa ise SDG ile Suriye geçici yönetimi arasındaki entegrasyonun toplumsal barış açısından önemli olduğunu belirtti.

Xatûn Îsa, entegrasyonun tüm bileşenlerin katılımıyla yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, “Entegrasyon, tüm bileşenlerin birlikte katılacağı ve haklarının korunacağı yeni bir Suriye’nin inşasının başlangıcı olabilir. Hiçbir bileşen süreçten dışlanmamalı” dedi.

Karşılıklı güvenin sürecin ilerlemesi açısından önemli olduğunu belirten Xatûn Îsa, taraflar arasındaki güvensizliğin entegrasyonun önünde engel oluşturabileceğini söyledi.

Xatûn Îsa ayrıca Özerk Yönetim ve devlet kurumlarında çalışanların haklarının korunmasını, görevlendirmelerin ise uzmanlık, deneyim ve çalışma kriterlerine göre yapılmasını istedi.

Entegrasyonun yalnızca kurumların birleştirilmesinden ibaret olmaması gerektiğini belirten Xatûn Îsa, siyasi, toplumsal ve hukuki adımların birlikte atılması gerektiğini kaydetti.