Taliban yönetiminde Afganistanlı kadınların hayatı

Taliban yönetiminin kadınlara yönelik kısıtlamaları Afganistan’ın uzak bölgelerinde gündelik hayatın her alanına yayılıyor. Dağlık Daykundi’de kadınlar eğitimden ve kamusal yaşamdan uzaklaştırılırken, kıyafet ve mahremiyet kurallarını ihlal ettikleri gerekçesiyle gözaltı ve şiddet korkusuyla evlerinden çıkamıyor.

Taliban yönetiminde Afganistanlı kadınların hayatı
Fotoğraf: Elise Blanchard
Taliban yönetiminde Afganistanlı kadınların hayatı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 7 Eylül 2026 09:19
  • Güncellenme: 7 Eylül 2026 09:23

Afganistan’da Taliban’ın kadınların yaşamına yönelik baskıları, ülkenin başkentinden uzak bölgelerde de kadınların gündelik hayatını belirliyor. Yüksek dağlarla çevrili Daykundi vilayetinde kadınlar bir yandan sağlık ve diğer temel hizmetlere ulaşmakta zorlanırken, diğer yandan eğitim hakkı ve kamusal alanda hareket özgürlüğünden mahrum bırakılıyor.

Daykundi, Afganistan’ın 34 vilayetinden biri. Bölgenin dağlık yapısı ve yetersiz ulaşım imkanları, halkın sağlık merkezleri gibi temel hizmetlere erişimini güçleştiriyor. Kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere bölge halkı kimi zaman sağlık hizmetine ulaşabilmek için saatlerce yürümek zorunda kalıyor.

Bu koşullar altında yaşayan kadınlar, Taliban’ın yönetimi ele geçirmesinin ardından eğitimden ve kamusal yaşamdan daha fazla dışlandı.

JINHA’nın Daykundi’den aktardığı tanıklıklara göre kadınların sokağa çıkması dahi çeşitli kurallar ve gözaltı tehdidiyle kuşatılmış durumda.

Eğitim kapandı, kadınların hareket alanı daraldı

Daykundi’de yaşayan Zehra Wahab, kadınların karşı karşıya olduğu koşulları anlatırken eğitim kurumlarının kapalı olduğunu belirtiyor. Wahab’a göre kadınlar ve kız çocukları eğitim alamıyor, kurslara katılamıyor ve dışarı çıkarken Taliban yönetiminin belirlediği kıyafet kurallarına uymak zorunda bırakılıyor.

Zehra Wahab, Daykundi’de kadınların baştan ayağa vücudu örten çadır-ı namaz ya da burka olarak bilinen çadariyi giymek zorunda olduğunu, farklı bir örtünme biçiminin kabul edilmediğini söylüyor.

Bu durum kadınların yalnızca eğitim hakkını değil, gündelik yaşamını da etkiliyor. Pazara gitmek, alışveriş yapmak ya da evden başka bir yere çıkmak dahi kadınlar açısından gözaltına alınma kaygısıyla birlikte düşünülüyor.

‘Pazarın yarısına kadar gidip geri dönüyorlar’

Zehra Wahab, Taliban’ın İyiliği Emretme ve Kötülükten Sakındırma Bakanlığı görevlilerinin kadınlara yönelik uygulamalarının korkuya neden olduğunu anlatıyor.

Kadınların pazara gitmek üzere evlerinden çıktıktan sonra, görevlilerin o bölgede denetim yapacağını öğrendiklerinde yollarının ortasından geri döndüğünü belirten Zehra Wahab, önceki dönemde kadınların kırbaç ve kabloyla dövüldüğünü, bazı kadınların ise askeri araçlarla götürüldüğünü aktarıyor.

Zehra Wahab’a göre kadınların mahremleri olmadan ya da Taliban’ın belirlediği kıyafetleri giymeden dışarı çıkmaları gözaltı gerekçesi yapılabiliyor. Gözaltına alınan kadınların serbest bırakılması için ailelerinden 5 bin, 10 bin veya 15 bin Afganî istendiğini söylüyor.

Kadınlar evlerine kapanıyor

Baskı ve gözaltı korkusunun kadınların ruhsal durumunu da etkilediğini belirten Zehra Wahab, Daykundi’de kız çocuklarının ve kadınların büyük bölümünün evlerine kapanmak zorunda kaldığını ifade ediyor.

Zehra Wahab, kadınların eğitim ve kurs gibi imkanlardan mahrum bırakıldığını ve birçok kadının psikolojik sorunlarla karşı karşıya kaldığını söylüyor.

Kadınların dışarı çıkmasına yönelik tehditlerin yalnızca kıyafet kurallarıyla sınırlı olmadığını belirten Zehra Wahab, mahremsiz sokağa çıkan kadınların götürülebileceğine dair uyarılar yapıldığını aktarıyor. Ailelerin gözaltındaki kadınları alabilmek için para ödemek zorunda bırakıldığını ifade ediyor.

‘Ben çok nadiren evden çıkıyorum’

Zehra Wahab, kendisinin de Daykundi’de çok nadiren evden çıktığını anlatıyor. Taliban’ın kadınlar üzerindeki baskısının yanı sıra erkeklerin de saç, sakal ve kıyafetleri üzerinden denetlendiğini belirtiyor.

Zehra Wahab’ın aktardığına göre erkeklerin sakallarını tıraş etmesine ve saçlarını istedikleri biçimde kestirmesine izin verilmiyor. Yerel kıyafetler giymeleri konusunda da baskı uygulanıyor.

Bu baskı, pazarlarda da kendisini gösteriyor. Zehra Wahab, birkaç kez pazara gittiğinde hem kadınların hem erkeklerin Taliban görevlilerini gördüklerinde kaçıştığına tanık olduğunu anlatıyor.