“Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “şantaj” suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında 30 Temmuz’da gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük, çıkarıldığı mahkemece “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan tutuklandı. Savcılık ifadesinde ise hem gözaltında hem de savcılık sorgusunda cep telefonunun şifresini vermek istemediğini beyan ettiği ortaya çıktı.
Küçük’ün telefon şifresini paylaşmayı reddetmesi, geçmişte İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturmalar sırasında yaptığı yorumları yeniden gündeme taşıdı.
İBB soruşturmalarında telefon şifresi tartışması
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik operasyonlar sırasında televizyon programlarında değerlendirmelerde bulunan Cem Küçük, soruşturmalarda telefon şifresini paylaşmayan isimleri eleştirmişti.
Halk TV’nin aktardığına göre Küçük, bir televizyon programında şu ifadeleri kullanmıştı:
“Kendine güveniyorsan telefonu açarsın. Büyük bir olayla suçlanıyorsan açarsın. Benim telefonum burada, savcı gelsin alsın.”
Başka bir yayında ise telefon şifresini vermemenin şüphe doğurduğunu savunarak şu değerlendirmeyi yapmıştı:
“Savcılık da diyor ki, ‘Madem bir şey yok, şifresini ver.’ Ben söylüyorum; madem içinde bir şey yoksa, o zaman şifresini verirsin.”
Kendi soruşturmasında şifreyi paylaşmadı
Küçük’ün savcılık ifadesine göre, gözaltına alındığı sırada telefonunun şifresini vermediği, savcılık sorgusunda da bu tutumunu sürdürdüğü.
Dosyada yer alan ifade sonrasında, sosyal medyada İBB soruşturmaları dönemindeki açıklamaları yeniden paylaşılmaya başlandı.
Ne olmuştu?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Cem Küçük, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “şantaj” suçlamalarıyla adliyeye sevk edildi. Mahkeme, Küçük’ün “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan tutuklanmasına karar verirken, şantaj suçlaması yönünden tutuklama kararı verilmedi.




