Trump duyurdu: ABD ve İran yarın Katar’da masaya oturuyor

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) liderliğinden gelen son açıklamalar, son günlerde iki başkent arasında yeniden canlanan diplomatik trafiğin kararlılıkla sürdürüleceğini gösteriyor.

Trump duyurdu: ABD ve İran yarın Katar’da masaya oturuyor
Trump duyurdu: ABD ve İran yarın Katar’da masaya oturuyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 29 Haziran 2026 16:47
  • Güncellenme: 29 Haziran 2026 16:49

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran arasındaki askeri ve diplomatik hareketlilik, doğrudan diyalog hamlesiyle yeni bir aşamaya taşınıyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran tarafının resmi bir görüşme talebinde bulunduğunu bildirdi. Bu talep doğrultusunda, iki ülkeye ait üst düzey heyetlerin yarın Katar’ın başkenti Doha’da kritik bir zirve için bir araya geleceği duyuruldu.

Başkan Donald Trump, konuya ilişkin bilgilendirmeyi resmi sosyal medya hesabı üzerinden gerçekleştirdiği bir paylaşımla yaptı. Trump, Tahran yönetiminin kendilerinden bir buluşma talep ettiğini ve bu doğrultuda planlanan diplomatik temasın yarın Doha’da hayata geçirileceğini ifade etti.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, yarın Doha’da yapılması beklenen toplantıya Trump’ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner’ın katılacağını açıkladı.

Leavitt Fox News’e yaptığı açıklamada, “Mutabakat zaptına ilişkin görüşmeler sürerken, özel temsilciler Witkoff ve Jared Kushner bu hafta yapılacak üst düzeydeki toplantılar için Doha’ya seyahat edecek. Üst düzeydeki görüşmelerin yanı sıra teknik görüşmeler de yapılacak” dedi.

Öte yandan bugün İran’ın Tasnim Haber Ajansı’nda yer alan bir haberde İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı Kazem Garibabadi’nin taraflar arasında bu hafta teknik toplantı planlanmadığı açıklanmıştı.

İran 6 milyar dolarlık serbestlik bekliyor

Sürecin diğer tarafında yer alan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise Amerika Birleşik Devletleri ile yürütülen müzakerelerde varılan ateşkes mutabakatının detaylarına dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, mevcut anlaşma hükümleri uyarınca Tahran yönetimine ait olan ve Katar bankalarında bloke edilmiş durumda bulunan 6 milyar dolar tutarındaki finansal varlığın serbest bırakılması şartının yerine getirilmesi gerektiğini belirtti.

ABD liderliğinden gelen bu son açıklamalar, son günlerde iki başkent arasında yeniden canlanan diplomatik trafiğin kararlılıkla sürdürüleceğini gösteriyor. Doha’da gerçekleştirilecek yüz yüze görüşmelerde tarafların, mevcut ateşkes zeminini kalıcı bir barış ve istikrar formatına dönüştürmeyi amaçladığı vurgulanıyor. Bununla birlikte küresel ticaret hatları açısından büyük risk barındıran Hürmüz Boğazı’ndaki askeri hareketliliğin ve bölgesel gerilimin de masadaki temel gündem maddelerini oluşturması öngörülüyor.

30 Haziran tarihi daha önce de gündeme gelmişti

Gelişmelerin öncesinde ABD merkezli yayın yapan Axios haber sitesi, ismi belirtilmeyen üst düzey bir Washington yetkilisinin verdiği bilgilere dayandırdığı bir rapor yayımlamıştı. Söz konusu yayında, Washington ve Tahran yönetimlerinin karşılıklı askeri operasyonları tamamen sonlandırma noktasında mutabık kaldığı ve Hürmüz Boğazı merkezli ticari ve askeri anlaşmazlıkları çözüme kavuşturmak amacıyla 30 Haziran tarihinde Katar’da bir araya gelmeyi planladıkları belirtilmişti. Yarın yapılacak olan zirve, bu takvimle de doğrudan örtüşüyor.

Süreci başlatan gelişmeler ve Hürmüz Boğazı krizi

ABD ile İran arasında son haftalarda tırmanışa geçen askeri gerginliğin ve sınır hatlarındaki hareketliliğin ardından taraflar, askeri operasyonları ve karşılıklı saldırıları durdurmayı hedefleyen bir ateşkes formülü üzerinde uzlaşı sağlamıştı. Sağlanan bu mutabakat çerçevesinde kopan diplomatik bağların yeniden kurulması ve Ortadoğu genelindeki askeri tansiyonun düşürülmesi birincil hedef olarak belirlenmişti.

Buna karşın, ilan edilen ateşkes sürecinin hemen ardından dünya enerji lojistiğinin kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı ve çevresinde yeni güvenlik krizleri baş gösterdi. Taraflar, boğaz sularındaki askeri konuşlanmalar, gemi trafiği denetimleri ve deniz güvenliği ihlalleri konusunda karşılıklı olarak birbirlerini sorumlu tutan açıklamalar yaptı. Bu süreçte bölgede yerel ölçekli sıcak çatışmalar da yaşandı. Küresel petrol ve doğal gaz sevkiyatının en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki bu istikrarsızlık, dünya piyasaları ve uluslararası aktörler tarafından da anlık olarak takip ediliyor.