Trump-Şi zirvesinde Tayvan, ticaret ateşkesi, yapay zeka ve İran yaptırımları gündemde

Washington’da yapılacak zirvede iki liderin, iki ülke arasındaki kırılgan ticaret ateşkesini güçlendirecek yollar üzerinde durması bekleniyor. Çin yönetimi ise, ABD’nin Tayvan’ın daha önce sipariş ettiği silahların teslimatını askıya almasını istiyor

Trump-Şi zirvesinde Tayvan, ticaret ateşkesi, yapay zeka ve İran yaptırımları gündemde
Trump-Şi zirvesinde Tayvan, ticaret ateşkesi, yapay zeka ve İran yaptırımları gündemde
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 23 Eylül 2026 14:41

ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Washington’da gerçekleştireceği görüşmede ticaret ateşkesinin sürdürülmesi, tarifeler ve teknoloji kısıtlamaları, nadir toprak elementleri, yapay zeka güvenliği ve Orta Doğu’daki savaşın küresel enerji güvenliğine etkileri ele alınacak.

İki ülke, daha önce vardıkları geçici mutabakatları korumaya çalışırken, karşılıklı ticari misillemeler ve yerine getirilmeyen taahhütler görüşmelerin başlıca sorun alanları arasında bulunuyor.

ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, bu yıl ikinci kez yüz yüze görüşecek. Washington’da yapılacak zirvede iki liderin, iki ülke arasındaki kırılgan ticaret ateşkesini güçlendirecek yollar üzerinde durması bekleniyor.

Zirve öncesinde Washington ve Pekin’den karşılıklı iyi niyet mesajları gelirken, iki ülke arasındaki bazı anlaşmazlıklar ve misilleme niteliğindeki ticaret adımları devam ediyor.

Öte yandan Tayvan sorunu konusunda Çin yönetimi, ABD’nin yalnızca yeni silah satışlarının durdurulmasını değil, Tayvan’ın daha önce sipariş ettiği silahların teslimatının da askıya alınmasını istiyor.

Çin Dışişleri Bakanlığı, Şi Cinping’in Trump’ın daveti üzerine 23-25 Eylül tarihlerinde Washington’a resmi ziyarette bulunacağını açıkladı. Beyaz Saray da daha önce Trump ve eşi Melania Trump’ın, Şi Cinping ve eşi Pıng Liyüen’i 24-25 Eylül tarihlerinde Beyaz Saray’da ağırlayacağını duyurmuştu.

Reuters’ın aktardığına Trump ile resmi görüşmelerin perşembe günü (24 Eylül) yapılması, Şi’nin cuma günü (25 Eylül) ABD Ulusal Arşivleri’ni ziyaret etmesi planlanıyor. Kaynaklar, Tayvan konusunun bu ziyaret sırasında da gündeme gelebileceğini belirtiyor.

Zirvenin ana gündemi ticaret ve teknoloji olacak

Washington’daki görüşmede liderlerin tarifeler, teknoloji kısıtlamaları ve nadir toprak elementlerinin kontrolü gibi başlıklarda daha önce sağlanan geçici mutabakatı sürdürmeye çalışması bekleniyor.

İki tarafın, ilişkilerini “yapıcı stratejik istikrar ilişkisi” olarak tanımladıkları çerçevede şekillendirmeye çalışacağı belirtilirken, mevcut anlaşmaların korunması ve yeni ticari gerilimlerin önlenmesi görüşmenin temel başlıkları arasında yer alacak.

Orta Doğu’da devam eden savaş ve bunun küresel enerji güvenliği açısından yarattığı krizin de zirvenin önemli gündem maddelerinden biri olması bekleniyor.

Yapay zeka için yeni diyalog mekanizması

Son dönemde giderek daha fazla gündeme gelen yapay zeka güvenliği de Trump ve Şi’nin görüşeceği başlıklar arasında bulunuyor.

Zirvede iki ülke arasında yapay zeka konusunda yeni bir diyalog başlatılması ve bu kapsamda bir “uyarı mekanizması” oluşturulmasının kararlaştırılması bekleniyor.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, pazartesi günü CNBC’nin “Squawk Box” programında yaptığı açıklamada, Trump ile Şi arasındaki “büyük saygının” ABD-Çin müzakerelerine de yansıdığını söyledi.

Ancak Bessent, yaklaşık bir yıl önce Güney Kore’nin Busan kentinde Trump ile Şi arasında varılan ticaret anlaşması kapsamında Çin’in yerine getirmediği bazı yükümlülüklerin bulunduğunu da belirtti. Bessent, “Tamamen yerine getirilmemiş bazı taahhütlerimiz oldu” dedi.

Ticaret anlaşmazlıkları geçici mutabakatlarla yönetiliyor

Trump’ın ikinci başkanlık döneminde ABD-Çin ilişkilerindeki gerilim; Washington’ın tarifeleri artırması ve teknoloji alanındaki kısıtlamaları genişletmesinin yanı sıra, Çin’in küresel tedarikin büyük bölümünü karşıladığı nadir toprak elementlerinin ihracatını kontrol etmeye yönelik adımlarıyla büyüdü.

Trump ile Şi’nin Ekim 2025’te Güney Kore’nin Busan kentinde gerçekleştirdiği görüşmede, taraflar çeşitli anlaşmazlık alanlarında geçici uzlaşmaya varmıştı.

Bu görüşmede iki ülke, “karşılıklı tarifeler” kapsamında birbirlerine uyguladıkları yüzde 24’lük ek tarifeyi 10 Kasım 2025’ten itibaren bir yıl süreyle erteleme konusunda anlaşmıştı.

Çin tarafı, fentanil ve öncül maddelerinin ihracatının kontrolü konusunda gerekli adımları atmayı taahhüt ederken, ABD yönetimi de bu alandaki tedbirlerin yetersizliği gerekçesiyle Çin’e uygulanan yüzde 20’lik ek gümrük tarifesini yüzde 10’a düşüreceğini açıklamıştı.

Nadir toprak elementleri ve ihracat kontrolleri

Washington yönetimi 29 Eylül’de, ihracat kontrolü uyguladığı varlık listesindeki yabancı şirketlerin yüzde 50’den fazla pay sahibi olduğu ortaklıkları da kapsayan kuralın yürürlüğe girmesini bir yıl ertelemişti.

Buna karşılık Çin tarafı da nadir toprak elementlerinin ihracatının kontrolüne ilişkin 9 Ekim’de aldığı tedbirlerin uygulanmasını bir yıl ertelemeyi kabul etmişti.

İki ülke arasındaki anlaşmazlıklar yalnızca tarifeler ve teknolojiyle sınırlı kalmadı. ABD, Çin’in denizcilik, lojistik ve gemicilik sektörlerine yönelik başlattığı 301. madde soruşturmasının ardından, ABD limanlarını kullanan Çin gemilerinden ton başına ek liman ücreti alınmasına karar vermişti.

Çin de buna misilleme olarak aldığı tedbirlerin uygulanmasını bir yıl erteleyeceğini duyurmuştu.

Tayvan’a silah satışı

Görüşmede, Tayvan’a Amerikan silah satışlarının durdurulmasını gündeme getirmesi bekleniyor. Görüşmelere ilişkin bilgi sahibi kaynaklara göre Pekin, talebini iki ülke arasında 1982’de imzalanan ortak bildiriye dayandıracak.

Pekin yönetimi, kendi topraklarının parçası olarak gördüğü Tayvan meselesini ABD ile ilişkilerindeki en hassas başlıklardan biri olarak değerlendiriyor ve Washington’a uzun süredir adaya silah satışlarını durdurma çağrısı yapıyor. Tayvan yönetimi ise Pekin’in egemenlik iddialarını reddediyor.

ABD, Tayvan ile resmi diplomatik ilişkilere sahip olmamasına rağmen Tayvan İlişkileri Yasası kapsamında adanın kendisini savunabilmesi için gerekli araçları sağlamayı öngörüyor.

Washington ile Pekin arasında 1982’de imzalanan üçüncü ortak bildiride ABD, Tayvan’a silah satışlarını kademeli olarak azaltma niyetini açıklamış ve satışları uzun vadeli bir politika haline getirmeyi amaçlamadığını belirtmişti.

Ancak dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan tarafından hazırlanan ayrı bir belgede, silah satışlarının azaltılmasının Çin’in Tayvan sorununu barışçıl yollarla çözme taahhüdüne bağlı olduğu kaydedilmişti.

Çin ise son yıllarda Tayvan çevresindeki askeri faaliyetlerini artırdı. Çin ordusu adanın çevresinde düzenli olarak uçak ve savaş gemileriyle faaliyet yürütürken, bölgede gerçek mühimmatın kullanıldığı askeri tatbikatlar da gerçekleştirdi. Pekin, ABD’nin Tayvan’a silah satışlarını üç ortak bildirinin ihlali olarak değerlendiriyor.

Reuters’a konuşan kaynaklara göre Çin yönetimi yalnızca yeni silah satışlarının durdurulmasını değil, Tayvan’ın daha önce sipariş ettiği silahların teslimatının da askıya alınmasını istiyor. Pekin’in Washington’a, bunun karşılığında İran ve Orta Doğu’daki savaş konusunda baskı kurulmasına yardımcı olabileceği mesajını verdiği de belirtiliyor.

Trump yönetimi geçen aralık ayında Tayvan’a yaklaşık 11 milyar dolarlık, şimdiye kadarki en büyük Amerikan silah satış paketini onaylamıştı. Yaklaşık 14 milyar dolar değerindeki ikinci paket ise aylardır beklemede tutuluyor.

Trump, mayıs ayında Pekin’de Şi ile yaptığı görüşmenin ardından bu paketi askıya aldığını söylemiş ve Tayvan’a silah satışını müzakerelerde kullanılabilecek bir koz olarak nitelendirmişti.

Beyaz Saray’dan bir yetkili ise Trump’ın yeni silah paketi konusunda kısa süre içinde karar vereceğini söyledi. Zirve öncesinde bazı Cumhuriyetçi Kongre üyeleri de yönetimin Tayvan politikasında değişikliğe gitmemesi ve adanın savunmasına verilen desteği sürdürmesi yönünde çağrı yaptı.

Önceki Trump-Şi görüşmesinden yeni ticaret başlıkları çıktı

Trump’ın mayıs ayında Çin’e yaptığı ziyaret, ekonomik rekabet ve ticari sorunlarda daha önce varılan geçici uzlaşmaların sürdürülmesini sağlamıştı.

Bu görüşmede ayrıca bazı tarım ve gıda ürünlerinde tarife dışı engellerin karşılıklı kaldırılması, Çin’in ABD’den yolcu uçağı satın alması ve belirli ürünlerde karşılıklı tarife indirimlerinin müzakere edilmesi gibi yeni sonuçlar ortaya çıkmıştı.

Taraflar, ticaret ve yatırım alanlarındaki karşılıklı endişeleri ele almak üzere “Ticaret Kurulu” ve “Yatırım Kurulu” oluşturulması konusunda da anlaşmıştı.

Ticaret Kurulu aracılığıyla belirli ürünlerde karşılıklı tarife indirimlerinin müzakere edilmesi ve ilke olarak eşit miktarlardaki ürünlerde tarife indirimlerine gidilmesi konusunda mutabakata varılmıştı.

Bunun yanında Çin’in ABD’den yolcu uçağı alması, ABD’nin ise uçak motoru ve yedek parçası tedarikini garanti etmesi konusunda düzenlemelerde anlaşmaya varıldığı açıklanmıştı.