Türk Tabipleri Birliği (TTB), 26-27 Haziran’da gerçekleştirdiği 78’inci Büyük Kongresi’nin ardından yeni yönetimini seçti. Tartışmalı geçen seçim sonucunda Merkez Konseyi’ne, Etkin Demokratik TTB Grubu’ndan (EDTTB) 8 kişi, Tabip Odaları İnisiyatifi’nden (TOİ) ise 3 kişi seçildi. TOİ’den seçilen üyelerin daha sonra görevlerinden istifa etmesiyle Merkez Konseyi’nde EDTTB listesindeki isimler görev aldı.
Merkez Konsey Başkanı seçilen Pınar Mualla Saip, TTB’nin yeni dönem çalışmalarına dair konuştu.
‘İttifak sağlayamadık’
Tabip Odaları İnisiyatif Grubu’nun iki yıl önce EDTTB’den ayrıldığını belirten Pınar Mualla Saip, “Daha ağırlıklı olarak hekim sorunlarına yönelmek gerektiğini ifade ettiler ve birtakım farklı yaklaşımlarımız olduğu için ayrıldılar. Ayrı bir listeyle seçimlere girdiler. İki yıl önce de ayrı listelerdeydik ama son dakika bir ittifak gerçekleşmişti ve iki yıldır da ittifak halinde yönetiyorduk. Bu sene ise dört liste olarak seçimlere girildi.” dedi.
Seçim sonuçlarının bir ittifak yönetimi zemini oluşturduğunu ancak TOİ grubunun istifasıyla bunun da sağlanamadığını dile getiren Pınar Mualla Saip, “Etkin Demokratik TTB Grubu olarak ittifak halinde girilmesini istiyorduk ama bu konuda İnisiyatif Grubu ile alt koşulları sağlayamadık. O nedenle ittifak halinde seçimlere giremedik. Şu anda 11 Merkez Konsey üyesinin de Etkin Demokratik TTB Grubu’ndan olduğu bir yönetim oluştu. Etkin Demokratik TTB Grubu olarak seçimi kazandık ama biz Türk Tabipleri Birliği’nin merkez konseyiyiz. Bütün kol, komisyon ve odalarla birlikte çalışmamızı sürdüreceğiz. Zaten Türk Tabipleri Birliği 11 kişiden oluşmuyor.” ifadelerini kullandı.

Yatay ilişki ve cinsiyet eşitliği
TTB’yi hiyerarşik bir yönetim anlayışından uzak bir şekilde yönetmeyi hedeflediklerini belirten Pınar Mualla Saip, “Odalardaki aktivistlerimiz, komisyonlarımız, Türk Tabipleri Birliği’nin kolları, tabip odalarının seçilmiş kurulları; büyük bir ekip halinde Türk Tabipleri Birliği’ni yöneteceğiz. Burada hiyerarşik bir yapılanmadan çok yatay ilişkiyi önemsiyoruz. Tüm yürütmelerimizde cinsiyet eşitliğini oluşturmaya çalışıyoruz. Düşünebileceğiniz her alanla ilgili yani sağlığı ilgilendiren her konuda ve tıbbı ilgilendiren her alana ait sözünü söyleyen kol ve çalışma gruplarımız var. Diğer gruplarla seçime giren arkadaşlarımızla da mücadeleyi ortaklaştırarak, birlikte götürmeye çalışacağız.” dedi.
‘Kadın bakışı işleyişimize yansıyacak’
TTB tarihinde ilk kez iki başkanın da kadın olmasının kendileri için heyecan yarattığını belirten Pınar Mualla Saip, “Kadın iş birliğinin kolektif üretime daha yatkın olduğunu düşünüyorum. Merkez Konseyi yönetimine kadın elini değdireceğiz. Özellikle kadın kolumuz bu konuda çok heyecanlı. Zaten genel olarak da Etkin Demokratik TTB tabanından gelen istekler de iki başkanın da kadın olması yönündeydi. Kadın kolumuz en güçlü olduğumuz kollardan biri. Kadın sorunlarına dair her konuda söz söyleyen bir kolumuz ve ayrıca kadın yöneticilerin de çıkabilmesi için motive eden bir kol. Ama biz tabii başkan örgütü değiliz. Yani bizim için başkanın varlığının şöyle ya da böyle olması çok fazla etkilemeyecektir ama tabii kadın bakış açısının bir yansıması olacaktır. Biraz daha eril dilden, hiyerarşiden daha uzak bir tutumda süreci yönetmemiz, dilimizi ona göre kurmamız işleyişimize de yansıyacaktır. Tabii ki topluma da yansıyacaktır.” diye belirtti.
Merkez Konseyi’nde kadın-erkek eşitliğinin istedikleri düzeyde olmadığını belirten Pınar Mualla Saip, “Şu anda Merkez Konseyi’nde 4 kadın arkadaşımız var. 11 kişilik yönetimde daha fazla kadının olmasını isterdik. Kadın yöneticilerin olmamasının tabii bir sürü nedeni oluyor. Maalesef hâlâ ülkemizde kadın üzerinden dönen bir çocuk bakımı, evde sağlık ihtiyacı olanların bakımı veya evdeki sorumluluklar… Bu nedenle kadınlar, üretkenlik çağında yöneticilik pozisyonlarının daha dışında kalıyorlar ama giderek daha fazla kadının yer almasını sağlamaya çalışacağız.” dedi.
TTB’nin gündemi
Yeni döneme ilişkin çalışma programlarına dair tartışmaların devam ettiğini kaydeden Pınar Mualla Saip, şunları belirtti: “Hem halk sağlığı alanında hem hekim hakları alanında günün ihtiyaçlarının, en önemli sorunların neler olduğunu ve buna yönelik nasıl bir mücadele yöntemi geliştireceğimizi, bu iki yılda neleri ön plana çıkaracağımızı ve nelerle mücadele edeceğimiz konusunu hem yaptığımız toplantılarda tartıştık hem de ayrıca daha geniş bir toplantı yaparak kollarımızla birlikte tartışarak bir program üretmek istiyoruz. Çünkü Türkiye’de maalesef hep gündemin peşinden koşuyoruz. Her gün istesek de istemesek de gündemimize iki üç tane ciddi sorun hemen girebiliyor. Ancak hekimliğin giderek değersizleştiği bir ortam mevcut.”
Pınar Mualla Saip, antidemokratik uygulamaların da TTB’nin gündeminde olduğuna işaret ederek, “Çünkü biz de bir demokratik kitle örgütüyüz ve ülkemizdeki antidemokratik uygulamalara, hukuksuzluğa karşı çıkmak durumundayız. O yüzden sürekli gündemin peşinden koşarak değil, plan program çerçevesinde çalışmalarımızı yürütmek istiyoruz.” diye kaydetti.
‘TTB her zaman barışın yanında yer aldı’
Kürt meselesinin çözümü için başlatılan ve devam eden sürece de değinen Pınar Mualla Saip, şöyle devam etti:
“Bizim için önemli olan çatışmasızlık ve barış halidir. Savaşın ve çatışmanın olmadığı ortamlar bizim için sağlıklı bir toplum yaratacağı için TTB ve hekimler, her zaman barışın yanında yer almıştır. Sağlığı şöyle tarif ediyoruz: Hem toplumsal hem psikolojik hem de siyasal ortamın sağlıklı olması gerekir ki insanlar gerçekten sağlıklı olabilsin. Eşitsizliklerin olmaması gerekir ki sağlığa ulaşabilsin. Çünkü bölgeler arasında da bazı eşitsizlikler var. O yüzden bizim açımızdan tabii ki savaşın dışındaki süreçler, demokrasinin varlığı önemli. Bu konudaki çalışmalarımız zaten her zaman oldu. Olmaya da devam edecek. Şu anda gündemimizde hasta tutuklular var, gösterilerde kullanılan orantısız güç var. Bütün bunlarla ilgili bizim de tabii ki çalışmalarımız oluyor.” (MA)




