Dev Turizm-İş’in başlattığı kampanya kapsamında, güvenli, sağlıklı ve insan onuruna yaraşır çalışma koşullarının tüm işçilerin temel hakkı olduğu vurgulanırken, Türkiye’de özellikle turizm işkolunda bu alandaki sorunların yaygınlığının dikkat çekici boyutlara ulaştığı belirtildi.
Turizm işçileri çok yönlü baskı altında
Açıklamada, otel, restoran, kafe, bar ve spor merkezlerinde çalışan emekçilerin yalnızca işverenlerden ve yöneticilerden değil, müşterilerden de kaynaklanan şiddet, taciz ve mobbing vakalarıyla karşı karşıya kaldığı ifade edildi. Kar odaklı işletme anlayışının ve “müşteri her zaman haklıdır” yaklaşımının, işçilerin maruz kaldığı hak ihlallerini görünmez kıldığı ve bu saldırıları fiilen meşrulaştırdığı kaydedildi.
Turizm işçilerinin düşük ücretler, uzun çalışma saatleri, düzensiz vardiyalar, kayıt dışı çalışma ve güvencesizlik gibi sorunlarla mücadele ederken bir yandan da psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldığı belirtilen açıklamada, bu durumun sektörde tükenmişlik hissini artırdığına dikkat çekildi.
Mobbing, taciz ve şiddet bir insan hakkı ihlali
Kampanya metninde mobbing, taciz ve şiddetin yalnızca çalışma yaşamına ilişkin sorunlar değil, aynı zamanda birer insan hakkı ihlali olduğu vurgulandı.
Mobbingin; sistematik baskı, dışlama, aşağılama, itibarsızlaştırma ve değersizleştirme davranışlarını içerdiği belirtilirken, sürekli eleştirme, yok sayma ve görev tanımlarını belirsizleştirme gibi uygulamaların da psikolojik yıldırma kapsamında değerlendirildiği ifade edildi.
Tacizin ise sözlü, fiziksel veya psikolojik yollarla kişinin sınırlarını ihlal eden davranışları kapsadığı, istenmeyen sözler, imalar, temaslar ve baskının bu kapsamda değerlendirildiği belirtildi. Şiddetin yalnızca fiziksel saldırılardan ibaret olmadığına dikkat çekilen açıklamada, tehdit, hakaret, bağırma, korkutma ve psikolojik baskının da şiddetin farklı biçimleri olduğu kaydedildi.
ILO 190’ın onaylanması için çağrı
Kampanyanın önemli başlıklarından birini de Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 2019 yılında kabul ettiği 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi oluşturuyor. Açıklamada, sözleşmenin işyerlerinde şiddet ve tacizin önlenmesine yönelik kapsamlı bir çerçeve sunduğu hatırlatılarak, Türkiye’nin henüz bu sözleşmeyi onaylamadığına dikkat çekildi.
Kampanya süresince ILO 190’ın toplumda daha fazla bilinir hale getirilmesi ve Türkiye’nin sözleşmeyi onaylaması yönünde kamuoyu oluşturulmasının hedeflendiği ifade edildi.
‘Sıfır tolerans politikası uygulanmalı’
Sendika tarafından yapılan çağrıda işyerlerinde mobbing, taciz ve şiddete karşı sıfır tolerans politikasının hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Açıklamada ayrıca etkin şikâyet ve destek mekanizmalarının kurulması, işçilerin hakları konusunda bilgilendirilmesi, işverenlerin yasal yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi ve ILO 190’ın koruyucu hükümlerinin uygulanması talepleri sıralandı.
Turizm işçilerine kampanyaya katılma çağrısı yapılan açıklama, “Şiddetsiz, tacizsiz, mobbingsiz ve insan onuruna yaraşır çalışma koşullarına sahip güvenli işyerleri, ancak örgütlü işçilerin mücadelesiyle mümkündür” vurgusuyla sona erdi.




