İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesinde bir araya gelen hak savunucularının katıldığı toplantıda deklarasyonla zorunlu askerlik hizmetine katılmayı reddettiğini ilan eden Berhat Arslan, düşünsel, ahlaki ve vicdani kanaatleri gereği militarizmin ve savaş hazırlıklarının bir parçası olmayacağını belirtti.
“Savaş ve askerî zorlama insani değerlerimle bağdaşmıyor”
Açıklamasında insan yaşamının kutsallığına ve barış içinde bir arada yaşama zeminine dikkat çeken Arslan savaşa ve silahlı çatışmalara karşı duruşunu şu sözlerle ifade etti:
“Hiçbir insanın yaşam hakkını elinden almayı meşru görmediğimi; savaşın, silahlı çatışmanın ve askerî zorlamanın vicdani, etik ve insani değerlerimle bağdaşmadığını beyan ederim. İnançlarım, düşünsel ve ahlaki kanaatim gereği silah taşımayı, askerî eğitim almayı ve herhangi bir savaş hazırlığının parçası olmayı reddediyorum. Hiçbir koşul altında başka bir insanın yaşamına zarar vermeyi kabul etmiyorum. Bu nedenle zorunlu askerlik hizmetine katılmayı vicdani sebeplerle reddediyorum.”
“Bu karar geçici bir tercih değil, ahlaki bir tutumdur”
Kararının anlık bir refleks ya da kişisel kaygılardan uzak, köklü bir ahlaki tutuma dayandığının altını çizen Arslan, açıklamasını şu vurgularla tamamladı:
“Bu karar; kişisel çıkar, korku ya da geçici bir tercih değil, uzun süredir taşıdığım ahlaki ve vicdani bir tutumdur. İnsan yaşamının kutsallığına, barış içinde bir arada yaşamanın gerekliliğine ve şiddetsiz çözüm yollarına inanıyorum. Bu doğrultuda kendimi vicdani retçi olarak tanımlıyor ve askerlik hizmetine katılmayacağımı kamuoyuna ve ilgili kurumlara bildiriyorum.”

İHD: “Barış talebinin en güçlü şekli vicdani rettir”
Açıklamanın kapanış konuşmasını ise İHD İstanbul Şubesi Vicdani Ret Komisyonu’ndan Göktan Yıldırım yaptı. Türkiye’de vicdani retçilere yönelik hak ihlallerine, cezalara ve “sivil ölüm” dayatmalarına değinen Yıldırım, baskıların itirazları engelleyemediğini belirtti.
Barış süreçlerinin vicdani ret hakkı tanınmadan eksik kalacağını vurgulayan Yıldırım, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“İHD İstanbul Şubesi Vicdani Ret Komisyonu olarak, barışa giden yolun ve barış çağrısının en önemli yapı taşlarından birinin vicdani ret hakkının tanınması olduğunu biliyoruz. Vicdani retçilere yönelik sivil ölüm dayatmaları ve baskılar, bu açıklamaların önüne geçemez; hak ve barış mücadelesini engelleyemez. Her geçen gün baskı artsa dahi vicdani retçiler seslerini çıkarmaya, savaşın ve silahın tarafı olmadıklarını, askerî hizmeti reddettiklerini beyan etmeye devam ediyorlar. Barışın ve barış sürecinin konuşulduğu her türlü şartta ve durumda, vicdani reddin de konuşulması ve bu hakkın tanınması gerekir. Çünkü vicdani ret, barış talebinin en güçlü şeklidir.”




