Von der Leyen, Strazburg’da toplanan Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nda yıllık “Birliğin Durumu” konuşmasında Filistin’deki son duruma, Çin’le ticari rekabete, AB’nin enerji bağımlılığı ve hammadde bağımlılığı gibi kritik başlıklara değindi.
Avrupa halkının “Gazze’deki derin acı ve Batı Şeria’da dizginlenemeyen yerleşimci şiddeti”nden derinden etkilendiğini vurgulayan von der Leyen, “İsrail hükümetinin yasa dışı E1 yerleşim projesini ilerletme kararı kabul edilemez” dedi.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Birliğin İsrail’in Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria’daki eylemlerine karşı etkili adımlar atamamasına yönelik eleştirilere, üye ülkeler arasında gerekli çoğunluğun sağlanamadığını savunarak yanıt verdi.
Von der Leyen’den Filistin eleştirisine “bölünmüş AB” yanıtı
Von der Leyen, Komisyonun İsrail’in eylemlerine karşı harekete geçmemesi nedeniyle kendisine yöneltilen eleştirilere yanıtı verdi:
“Geçen yıl, bir dizi tedbir önererek Avrupa’yı harekete geçmeye çağırmıştım. Üye ülkelerin ortak tepki için gerekli çoğunluğu sağlayamaması, pek çok Avrupalı için üzüntü vericidir. Bazı üye devletler harekete geçti, diğerleri de bunu yapmayı değerlendiriyor. Avrupa bölündüğünde, olayların gidişatını değiştiremez.
AB Komisyonu Başkanı, “İki devletli çözüm umudunu canlı tutmak, Avrupa’nın üstlendiği bir roldür” mesajını verdi.
Hürmüz krizi, AB’nin fosil yakıtlara bağımlılığını artırdı
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Hürmüz Boğazı’ndaki krizin başlamasından bu yana Birliğin ithal fosil yakıtlara 90 milyar avro ilave ödeme yaptığını söyledi.
Von der Leyen, Strazburg’da düzenlenen Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurul oturumundaki yıllık “Birliğin Durumu” konuşmasında Avrupa’nın enerjide dışa bağımlılığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Enerji fiyatları yapısal olarak çok yüksek olursa, Avrupa bir sanayi gücü olarak kalamaz.” diyen von der Leyen, Rusya’nın doğal gaz akışını kesmesinin ardından AB’nin enerji tedarikçilerini çeşitlendirdiğini ve yenilenebilir enerji ile nükleer enerjiye yatırım yaptığını belirtti.
Von der Leyen, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının Avrupa’nın ithal fosil yakıtlara genel bağımlılığının maliyetini bir kez daha ortaya çıkardığını ifade etti.
Von der Leyen ayrıca, Avrupa’nın kendi temiz enerji kaynaklarına yatırımlarını hızlandırması gerektiğini vurguladı.
Von der Leyen, yenilenebilir enerji, nükleer enerji ve biyometan gibi farklı kaynakların teknolojik tarafsızlık ilkesiyle desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, bu kaynakların Avrupa’nın enerji bağımsızlığını artıracağını ve fiyatları düşüreceğini söyledi.
Avrupa’nın geleceği elektrifikasyonda
Enerji bağımsızlığı için Avrupa’nın daha fazla elektrik kullanması gerektiğini belirten von der Leyen, toplam enerji tüketiminde elektriğin payını 2040’a kadar iki katına çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi.
Von der Leyen, bu hedefin gerçekleştirilmesi halinde Avrupa’nın yıllık fosil yakıt ithalat faturasının 260 milyar avro azaltılabileceğini kaydetti.
Geçen yıl Avrupa’da 80 gigavattan fazla yenilenebilir enerji kapasitesi kurulduğunu aktaran von der Leyen, bunun altı katı büyüklüğündeki kapasitenin ise hala elektrik şebekesine bağlanmayı beklediğine dikkati çekti.
Von der Leyen, elektrik şebekelerine daha hızlı yatırım yapılması, bağlantı süreçlerinin hızlandırılması ve enerji depolama kapasitesinin geliştirilmesi gerektiğini belirterek, Avrupa’nın geleceğinin elektrifikasyonda olduğuna işaret etti.
‘Çin’le ticaret açığı sürdürülemez noktada’
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Birliğin Çin’le günlük 1 milyar avroya ulaşan ticaret açığını azaltmak için elindeki bütün araçları kullanacağını bildirdi.
Von der Leyen, Strazburg kentinde düzenlenen Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurul oturumundaki yıllık “Birliğin Durumu” konuşmasında AB-Çin ticari ilişkilerini değerlendirdi.
AB ile Çin arasındaki ticari dengesizliğin kritik bir eşiğe ulaştığını belirten von der Leyen, “Çin’le ticaret açığımız artık günde 1 milyar avro. Bu durum sürdürülemez” dedi.
‘Çin kaynaklı rekabet baskısı AB’de sanayisizleşmeye yol açıyor’
Von der Leyen, Çin’den gelen ürünlerin Avrupa sanayisi üzerindeki baskısına dikkati çekerek, “Bazıları ikinci Çin şokunun yaklaştığını söylüyor ancak bu şok çoktan başladı.” ifadesini kullandı.
Çin kaynaklı rekabet baskısının Avrupa genelindeki yerleşim yerleri ve fabrikalarda hissedildiğini anlatan von der Leyen, bunun Birliğin sanayi merkezlerinde üretimin azalmasına ve sanayisizleşmeye yol açtığını söyledi.
Von der Leyen, ticari ilişkileri yeniden dengelemek amacıyla Çin ile diyalog yürüttüklerini ancak bu görüşmelerin artık “somut sonuç” vermesi gerektiğini vurguladı.
Çin’deki iç talebin zayıflamasının ülkenin Avrupa pazarına duyduğu ihtiyacı artırdığına işaret eden von der Leyen, çözüm bulunmasının her iki tarafın da çıkarına olduğunu belirtti.
Von der Leyen, “Çok açık olmak istiyorum. İlişkilerimizi yeniden dengelemek için elimizdeki bütün araçları kullanacağız. Sözler iyidir ancak eylemler daha iyidir.” diye konuştu.
Çin’e kritik ham madde bağımlılığı
Avrupa’nın Çin’e yönelik yüksek düzeydeki stratejik bağımlılıklarının devam ettiğini belirten von der Leyen, AB’nin birçok kritik ham maddede Çin’e yüzde 80’in üzerinde bağımlı olduğunu, bazı nadir toprak elementlerinde ise bu oranın yüzde 90’a ulaştığını anımsattı.
Von der Leyen, kritik ham maddelerin tedarik edilmesi ve stratejik rezervlerinin oluşturulması gerektiğini ifade ederek, hiçbir AB ülkesinin bunu tek başına gerçekleştiremeyeceğini dile getirdi.
Bu kapsamda yeni bir “Avrupa Kritik Hammaddeler Kuruluşu” oluşturacaklarını açıklayan von der Leyen, kuruluşun elektrikli otomobiller, çipler, bataryalar, temiz teknolojiler ve savunma sanayisi için ihtiyaç duyulan ham maddelerin temin edilmesine ve stoklanmasına yardımcı olacağını kaydetti.
Von der Leyen, kritik ham maddelerin yalnızca Avrupa sanayisi için değil, Birliğin bağımsızlığı ve güvenliği açısından da önem taşıdığını sözlerine ekledi.




