Suriye’nin siyasal inşası gündemdeki yerini korurken, ekonomik yeniden inşa süreci de hızlanmaya başladı. İç savaş yıllarında ülkeyi terk eden yerli sermaye sahipleri, yurtdışında elde ettiği şirket ortaklıklarıyla birlikte ülkeye yeniden dönüş yapıyor.
Savaşın felç ettiği alt yapı ve üst yıkıntılar arasında; demir, çelik, çimento, enerji sanayi ve inşaat sektörü küçümsenmeyecek bir pazar imkânı yakaladı. Fakat yerel burjuvazi daha çok tekstil, hazır giyim, mobilya, ayakkabıcılık, gıda endüstrisi gibi geleneksel üretim alanlarında kendini gösteriyor.
Kalkınmanın en önemli dayanağı ucuz ve güvencesiz işgücü nüfusunda görülüyor. Zanobia fabrikasındaki grev ise her şeyin sermaye için dikensiz bir gül bahçesi olmadığına işaret.
Tekstil ve hazır giyim sektöründe bu yılın ilk yarısı itibariyle şirketler Suriye’de 234 yatırım başvurusu yaptı. Bunlar arasında yeni tesisler kurmak kadar mevcut fabrikaları modernize etmeyi amaçlayan yatırımlar var.
Zira savaş yıllarında zarar gören çok sayıda işletme söz konusu. Elbette bu yatırım zincirine üretim hatlarının yenilenmesi eklenecek. Basında yer alan haberlere göre; finansman ve gümrük kolaylığı ve vergi teşvikleri bu süreci hızlandıracak görünüyor.
Bu çerçevede Şam’da gerçekleşen uluslararası tekstil fuarı (NASTEX 2026) önemli bir hamle sayılabilir. Nitekim bu fuara 25 ülkeden 300 civarında şirket katıldı. Fuar kapsamında verilen mesajlara bakınca hedefin 4 ana eksen üzerine kurulduğu söylenebilir:
- İthalata bağımlı olmaktan kurtulmak,
- İç pazarla birlikte ihracata da yönelmek,
- Halep ve Şam merkezli eski üretim yapısını canlandırmak
- Periferde yani diğer Suriye kentlerinde de üretim üsleri kurmak.
Türkiyeli şirketler de sahaya iniyor
Suriye basınında yer alan haberlere göre LC Waikiki, Halep kırsalında bulunan El-Rai sanayi bölgesinde ilk fabrikasını açtı. Fabrikada 150 kişinin çalıştığı, üç yıl sonra bu sayının bine çıkacağı ifade ediliyor.
Türkiye’den bir başka şirket, İsparko da sahaya iniyor. Şirket yönetimi Suriyeli yerel yatırımcılarla fabrika kurmaya hazırlanıyor. Bunun için fizibilite çalışması yapıldığı değerlendiriliyor.
Bir pazara tekstilin girmesi demek onunla birlikte tekstil makinelerinin de girmesi demek. Tekstille ilgili makine sanayisi bakımından Mikrotx, Mersan, Tumkalıp gibi şirketlerin de Suriye sahasında adı anılmaya başlandı.
Tekstil pazarına girişte başka stratejiler de tartışılıyor. Nitekim, Türkiye Hazır Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, Suriye boyunca, 444 kilometrelik sınır hattında ve sınıra 30 kilometre derinliğinde bir üretim alanı oluşturmayı önerdi.
Bu amaçla Suriye tarafından 15 kilometrelik bölümün “uzun süreli” kiralanması istendi. Sözü edilen ekonomik bölge için Türkiye’nin askeri olarak yönetimi de talep ediliyor. Savaş nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kalan mültecilerin burada istihdam edilmesi de ek proje arasında.
SDG’nin entegrasyon sürecinde Kürt kentlerine yönelik nasıl bir üretim ve istihdam planı olduğu ise henüz netleşmiş değil. Entegrasyon sürecinin yolunda gitmesi, sınır ve ticaret kapılarının açılmasıyla birlikte benzer ekonomik yatırımlar burada da görülebilir.
Daha önce TEPAV’ın açıkladığı verilere göre; Türkiye’de 15 bin civarında Türkiyeli-Suriyeli şirket ortaklığı vardı. Şimdi bu ortaklıklar adım adım Suriye pazarına yatırım yapmak için hazırlanıyor. Elbette bu mobilizasyon sermaye transferi veya sermayenin geri dönüşüyle sınırlı değil.
Bu yönelimin bir ayağına da Suriyeli işçilerin geri dönüşü eşlik edecek. Yani yerinden yurdundan edilen Suriyeliler, sadece yurt dışında değil ülkelerine döndüklerinde de ucuz ve güvencesiz işgücü olarak çalıştırılacak.
Zira sermaye yatırımları kapsamında; işçi hakları ve sendikalaşmaya dair bir beyanat bulmak neredeyse imkânsız. Türkiye’den giden şirketler dışındaki yatırımlar düşünüldüğünde, çokuluslu şirketlerin uzak Asya, Afrika ve Ortadoğu gibi yoksul bölgelerden ucuz ve kalifiye göçmen işçi getirmeleri de hiç şaşırtıcı olmaz.
Zanobia Seramik’ten hoş geldin grevi
Böylesi bir dönüşümün öncesinde sermayenin hiç de hoşuna gitmeyen bir grev gerçekleşti. Şam’ın güneyinde bulunan El-Kisva’da yapılan bir grevdi bu.
Zanobia Seramik fabrikası işçileri yaşanabilir ücret, sağlık hizmetleri, güvenli çalışma koşulları ve işçiye saygı için iş bıraktılar. Akabinde El-Hafez ve Madar gibi diğer işletmelerde işçi protestoları ve oturma eylemleri yaşandı.
Suriye’de asgari ücret oranı arttırıldığı halde birçok fabrikada uygulanmıyor. Buna gerekçe olarak da ülkenin ekonomik hali gösteriliyor. İşçiler de “Suriye’deki ekonomik çöküşün yükünü artık taşımak istemiyoruz” diyorlar.
Bir yanda sermaye yatırımları ve teşvikler öte yanda asgari ücretin bile reva görülmediği işçiler. Peki, hal bu iken sendikalar ne durumda? Esad dönemi sendikacılık daha çok devlet sendikacılığı şeklindeydi ve oldukça bürokratikti.
Bunu Türkiye’de çalışan mülteci işçiler de defaten dile getirdiler. Yaptığımız röportajlarda bu gerçeklik sıklıkla ifade edildi. Esad sonrasında ise sendikalar büyük oranda sessizleştiler. Özel sektör işçileri hala büyük oranda sendikasız çalışıyor.
Kayıt dışı çalışma ise oldukça yaygın. İşyerinde bir anlaşmazlık olduğunda çalışanlar “işçi veya sendikalaşma komitesi”yle greve gidiyorlar. Bu mücadelenin nasıl bir sendikalaşma süreci izleyeceği ise merak konusu. Bu sorunun cevabını sadece çalışan sınıflar değil yatırım yapma niyeti olan sermaye kesimleri de takip ediyor.

Sonuç
NASTEX 2026 Fuarı ve 234 şirketten yatırım hamlesi Suriye’de yüksek teşviklerle karşılansa da Zanobia Seramik Fabrikası’ndaki grev, sermayenin bir kenara not düştüğü bir büyük dert.
Zira grevlerin yayılma ihtimali, sendikalaşmanın güçlenmesi sermayenin yüksek kar rüyasını alt üst edebilir. Öyle ki 135 dolarlık asgari ücret ülkesinde, bu rakamın 500 dolar seviyesine çıkması Suriye’yi “ucuz emek cenneti” olmaktan çıkarabilir. Tekstil sektörünün Mısır’a göçünde de benzer sıkıntılar yaşanabilir.
Türkiye-Suriyeli şirket ortaklıkları; karşılarında Türkiye-Suriye ortaklı sendikal güç birliklerini görebilecek mi? Uluslararası işçi konfederasyonu ITUC bu işin neresinde olacak? Yakın geleceğin sendikal dayanışması biraz da bu sorulara bağlı.
KAYNAK:
- https://sana.sy/tr/economy/2311421/
- https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/hazir-giyimciler-suriyeye-yatirima-gidiyor-86110
- https://www.cumhuriyet.com.tr/ekonomi/turkiye-sermayesi-ucuz-isgucu-icin-suriye-ye-yoneldi-yillar-sonra-gelen-baris-somuruye-engel-olamadi-2532412
- https://en.majalla.com/node/331707/politics/syria%E2%80%99s-private-sector-workers-are-finding-their-voice




