Yıl sonunda ons altın 6,000 doları görebilir
Süleyman Karan 11 Mayıs 2026

Yıl sonunda ons altın 6,000 doları görebilir

Dün itibarıyla, ons altın 4,715 dolar seviyesindeydi, gram altın ise 6,875 TL… Spot gümüş yüzde 2.5 yükselerek ons başına 80.4 dolara çıkarken, platin yüzde 1.3 artışla 2,047.88 dolara ulaştı. Değerli metaller kategorisinde yüzde 0.5 gibi hafif bir düşüş yaşayan paladyumun da kısa bir süre sonra değerinin artması beklenmeli. Yeniden sıcak çatışmalar başlayana kadar bu yukarı yönlü hareket sürecek gibi görünüyor.
Savaştan bu yana ciddi bir düşüş eğilimine giren altın ve diğer değerli metal fiyatları, ABD-İsrail ittifâkıyla İran İslam Cumhuriyeti arasındaki çatışmaların sona erebileceğine dair artan iyimserliğin etkisiyle, geçen hafta yukarı yönlü hareketini sürdürdü. Küresel piyasalarda jeopolitik gerilimin azalmasıyla birlikte, enerji fiyatlarındaki düşüş ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) politika faizi indirimine daha yakın olduğu beklentisi, yatırımcıların yeniden altına yönelmesine neden oluyor. Bazı finans uzmanlarına göre, altın şu anda güvenli limandan çok risk varlığı gibi işlem görüyor. Bu beklentinin, yani ABD ile İran arasında bir barışın kısa vadede hayata geçmesi pek muhtemel olmasa da durum bu!

FED YÖNETİMİNDE
DEĞİŞİM BEKLENTİSİ

Güncel gelişmelerin etkisini şöyle özetlemek mümkün: Hampetrol fiyatları ve dolar endeksi haftayı düşüşle kapatmaya hazırlanırken, zayıflayan dolar altını diğer para birimleriyle işlem yapan yatırımcılar açısından daha cazip hale getirdi. Aynı dönemde, gerileyen enerji fiyatları, enflasyona ilişkin baskıların azalacağı yönündeki endişeleri de bir miktar hafifletti. CME FedWatch verilerine göre piyasalar, Fed’in bu yıl faiz artırma ihtimalini yüzde 14 olarak fiyatlıyor.
Faiz artırımının öteleneceğine ya da olmayacağına ilişkin beklentilerin bir diğer sebebi de, Fed yönetiminde yaşanacak değişim… Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran, Fed Başkanı Jerome Powell’ın yakın zamanda görevini devretmesini umduğunu söyledi. Kevin Warsh’ın ise ABD Senato onay sürecinin ardından, Powell’ın yerine geçmesine kesin gözüyle bakılıyor.
Son bir etmene de değinmek gerek… ABD’de açıklanan veriler, istihdam artışının nisan ayında beklentilerin üzerinde gerçekleştiğini gösterdi. Verinin ardından altın fiyatları kısa süreli olarak yükseliş ivmesini artırdı.

TÜM YATIRIM BANKALARININ
ÖNGÖRÜLERİ YUKARI YÖNLÜ

Küresel yatırım bankalarının yayımladığı analizler de yükseliş beklentilerinin sürdüğünü ortaya koyuyor. Özellikle merkez bankalarının devam eden altın alımları, jeopolitik riskler ve ‘dolar dışı rezerv’ eğilimi, ons altında yeni rekor senaryolarını gündemde tutuyor.

Reuters’ın 27 Nisan’da yayımladığı ankete göre, uzmanlar 2026 yılı için ortalama ons altın tahminini 4,916 dolara yükseltti. Ankette, merkez bankalarının güçlü talebi ve küresel ekonomik belirsizliklerin altını desteklemeye devam edeceğine vurgu yapıldı.

Deutsche Bank’ın tahmini dikkat çekici… Alman bankası, gelişen ülke merkez bankalarının dolar rezervlerinden uzaklaşıp altına yönelmesi halinde, ons altının önümüzdeki beş yıl içinde 8,000 dolara ulaşabileceği senaryosunu kamuoyuyla paylaştı. Deutsche Bank’ın analizine göre, küresel merkez bankası rezervlerinde altının payının yüzde 30’dan yüzde 40’a çıkmasının, fiyatlarda sert yükseliş yaratabileceği belirtildi. Banka ayrıca daha kısa vadeli projeksiyonlarında da iyimser duruşunu koruyor. Deutsche Bank’ın son değerlendirmeleri dikkate alındığında, ons altın 2026 içinde 6,000 dolar, alternatif senaryolarda ise 6,900 dolar seviyesine yükselebilir.

Yatırım bankalarının hemen hepsi altının değerinin ciddi oranlarda yükseleceğini raporluyor. JPMorgan 2026 sonu için 6,300 dolar seviyesini öngörürken, UBS 6,200 dolar, Goldman Sachs 5,400 dolar, Bank of America 6,000 dolar tahmininde bulunuyor. Morgan Stanley’nin ise biraz daha temkinli bir tahmini var; 4,800 dolar… Çok daha yüksek tahminler de piyasalarda konuşuluyor. Bazı uzmanların ‘aşırı boğa’ senaryolarında 7,000 dolarlardan söz ediliyor.

MERKEZ BANKALARI ALTIN
ALMAYA DEVAM ETTİKÇE…

Dünya Altın Konseyi’ne göre, merkez bankaları ABD-İsrail ittifâkı ile İran arasındaki savaş kaynaklı arz şoklarıyla boğuşurken ve hisse senedi-tahvil arasındaki pozitif korelasyon tahvillerin riskten korunma aracı olarak cazibesini azaltırken, devlet tahvili getirileriyle politika faiz oranları arasındaki korelasyon bir ölçüde netleşene kadar ons altın fiyatlarının yüksek kalması olası… Geçtiğimiz birkaç yılda altının fiyatlarını yükseltmeye yardımcı olan jeopolitik risk primi ise yıl ilerledikçe muhtemelen artacak.

Sonuç olarak, altın ETF’lerine ve tezgâh üstü piyasalara olan talep pozitif olabilir, ancak 2025’e göre daha düşük seviyede seyredebilir. Öte yandan, külçe ve madenî paralara olan talep 2026’da daha fazla öne çıkacak gibi… Enflasyon korkuları ve artan belirsizlik hem tasarruf sahiplerini hem de spekülatörleri cezbetmeye devam ediyor ve edecek. Küresel jeopolitik kaygılar etkili riskten korunma yöntemlerine olan talebi artırdığı için Asya’dan gelen talep, yatırımların artmasını getirecek.

Gelelim merkez bankalarına… Merkez bankası alımlarının 2025 seviyelerine yakın, güçlü bir şekilde devam etmesi bekleniyor. Fiyat dalgalanmalarına rağmen talep yukarı yönlü ivme gösteriyor.

POLONYA ULUSAL BANKASI
EN BÜYÜK ALICI OLDU

Sonuç itibarıyla, merkez bankalarının altın satın alma eğilimleri 2026’nın birinci çeyreğinde sürdü ve ikinci çeyrek için de durum benzer. Yılın ilk çeyreği boyunca bildirilen satın alımlarda, Polonya Ulusal Bankası, altın rezervlerini 31 ton artırıp, 582 tona çıkararak bir kez daha en büyük alıcı oldu. Bankanın hedefi; rezervlerini 700 tona çıkarmak. Özbekistan Merkez Bankası, yoğun alım yapan bir diğer merkez banası; ilk çeyrekte altın rezervlerine 25 ton ekledi; bu rakam, 2025’in dördüncü çeyreğindeki 29 tonluk net alımlardan biraz daha düşük. Çin Halk Bankası, aynı dönemde altın rezervlerini 7 ton artırarak, önceki çeyrekteki net alımını (3 ton) iki katından fazla aştı. Bu artışla Çin Halk Bankası’nın toplam altın rezervleri 2,313 tona yükseldi. Bu hacim, toplam küresel rezervlerin yüzde 9’u’na denk geliyor. Diğer alıcılar arasında; Kazakistan Ulusal Bankası (12 ton), Çek Ulusal Bankası (5 ton), Malezya Merkez Bankası (5 ton), Guatemala Bankası (2 ton), Kamboçya Ulusal Bankası (2 ton), Endonezya Bankası (2 ton), Sırbistan Ulusal Bankası (1 ton) ve Birleşik Arap Emirlikleri Merkez Bankası (1 ton) yer alıyor.

TCMB, İLK ÇEYREKTE
70 TON ALTIN SATTI

Bazı merkez bankaları ise bu süreçte altın rezevlerinden ciddi satışlar yaptı. İlk sırada Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) var. TCMB bu dönemde, özellikle de mart ayında, toplam 70 ton altın sattı. Bunun temel sebebi herhangi bir kur şokuna karşı önlem almaktı. Ancak, bankanın yüksek faiz düşük kur politikasını sürdürerek carry trade için gelen sıcak parayı tutmak ve artırmak gibi bir hedefi olduğu biliniyor. Rusya Merkez Bankası’nın 22 ton altın satışı gerçekleştirdiğine dair raporların ardından, merkez bankalarının yaygın satış potansiyeline ilişkin piyasa endişeleri ortaya çıkmıştı, ancak çok uzun sürmedi.

ALTIN FİYATLARININ ROTASI:
BİR ADIM GERİ, İKİ ADIM İLERİ

Jeoekonomik belirsizliğin yüksek kalması ve rezerv çeşitlendirme teşviklerinin geçerliliğini koruması nedeniyle, merkez bankalarının yakın dönemde satın almalara devam ederek küresel altın talebine önemli ölçüde destek vereceği konusunda hemen herkes hemfikir.
Altın fiyatlarının, hampetrol fiyatlarıyla ters korelasyon içinde savaş sürecinde ciddi düşüşler kaydetmesinin ardından, ne olacağı belirsiz bir ateşkesle birlikte hızlı yükselişi, yıl boyunca altına yönelik talebin ve ons altın fiyatlarının yukarı yönlü hareketinin devam edeceğinin öncü göstergesi. Son birkaç yıldır altının yükselmesine yardımcı olan jeopolitik risk primi, yıl ilerledikçe devam edecek ve belki de yüselecek. Yeni Fed başkanının atanmasıyla ilgili belirsizlikler, ABD’de yapılacak ara seçimin sonuçları, Washington-Pekin ilişkilerindeki gerginlik gibi olgular bu duruma katkıda bulunabilir. Bunların yanı sıra, uzun süreli bir çatışma veya olumsuz gelişmelerin küresel ekonomiye daha fazla yayılma etkisi, altına yönelik talebi daha da yukarı taşıyacak.

 

 

 

* ilketv.com.tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar İlke TV’nin kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.