Kamkarlar Grubu (The Kamkars), İran’ın Kürt bölgesinin (Rojhilat) Sine kentinden 7 erkek kardeş ve bir kız kardeşten oluşan Kürt müzik grubu.
20’ye yakın albüm çıkaran grup, Tahran’da müzik okulu açarken Şehram Nazerî ile beraber çalışmalar da bulundu. 25 yıl sonra Diyarbakır’da konser veren grubun üyesi Ardeşîr Kamkar, hem grupları hemde Kürt müziği hakkında MA’ya değerlendirmelerde bulundu.
Aile boyu müziğin içindeler
Grubun kuruluş aşamasına değinen Kamkar, “Babamız müzisyendi, enstrüman çalardı ve çok disiplinliydi. İşinde çok ciddiydi. Sonra Senendec şehrinde bir müzik atölyesi açtı. Onun ilk öğrencileri bizlerdik. Hepimiz onun öğrencisiydik. Birkaç tane grup kurdu. Kadınlar ve yetişkinler grubunu kurdu. Bizim ve diğerleri için kurulan başka bir grup daha vardı, burada çalışıyorduk. Ailece hepimiz müzisyen olduğumuz için sonrasında üniversite eğitimlerimize devam ettik. Erkek kardeşim Amerika ve İtalya’da senfonik müzik alanında eğitim aldı, çalışmalar yaptı ve bu grupları ‘Kamkarlar’ (The Kamkars) adı altında yeniden bir araya getirdi” ifadelerini kullandı.
Kolektif ürün
Rojhilat’ın kültür ve sanat açısından zengin bir geçmişe sahip olduğunu kaydeden Kamkar, “Kültürel ve sanatsal açıdan çok büyük gelişmeler yaşandı. Müzik öğrenmek için gelen birçok öğrenci var ve Kürt müziğine özellikle çok büyük bir önem veriyorlar, onu sahipleniyorlar. Çok çalıştılar. Bu konserdekilerin hepsi Senendec şehrinden ve halkındandır. Üstelik hepsi müzikal yönden son derece güçlüler. Biz Kamkarlar olarak başlattığımız çalışmalarımızdan birini hayata geçirdik. Bu korolarda yer alan, Senendec’ten gelen bu insanların konserler verebilmesini, kendilerini gösterebilmelerini sağladık. Ve hepsi de gerçekten çok iyi müzisyenler. Burada kolektif ruh ile üretimimizi ortaya koyuyoruz” dedi.

25 yıl sonra aynı heyecan
Diyarbakır’da 25 yıl sonra konser verdikleri için mutlu ve heyecanlı olduklarını dile getiren Kamkar, “25 yıl aradan sonra yeniden burada olmak beni çok mutlu ediyor. 25 yıl önce Amed’de gelip bir konser vermiştik. Kente bizim için çok güzel bir anı kalmıştı. Hem şehri gördük hem de insanları bize karşı çok sevgi doluydu, kalbimizde yer edindiler. 25 yıl sonra yeniden geldik. Heyecanlı ve mutluyuz. Bu coğrafyada Kürtlerin var olması ve onlarla bağ kurmak benim için her zaman bir gurur kaynağı olmuştur. Buraya gelmeyi her zaman çok istemiştik. Burayı çok seviyorum. Hem çok iyi insanları var hem de çok güzel bir doğaya sahip” diye konuştu.

Müzik evrenseldir
Müziğin evrensel bir gücünün olduğunu dile getiren Kamkar, “Müzik, insanlığın yaratılışının başlangıcından beri insanla birlikte var olmuştur. Müzik tıpkı günlük rızık gibi, yemek gibi, beslenmek gibidir. Eğer müzik olmasaydı insan gerçekten hayatı çok zor idame ettirirdi, onun için çok zor olurdu. Çünkü müzik, insanın ruhuyla doğrudan temas halindedir. Müzik, insanların barış, huzur ve mutluluk içinde yaşamasına vesile olur. Herkes müzikten keyif alır. Bizim de her halükarda işimiz müzik olduğu için, müzik bedenimizin bir parçası, ruhumuzun bir parçası haline gelmiş. Biz artık müziksiz yapamayız. Kürt müziği çok zengin bir müziktir. Bakur, Başûr, Rojava ve Rojhilat tüm bu coğrafyalardaki Kürt müziği hem ritim açısından çok güçlüdür hem de melodi ve ezgi açısından. Diğer müziklerde az rastlanan kendine has formlar barındırır. Kürt müziği çok güçlüdür, bu yüzden Kürt müziği bizim kanımızda var. Bizler Fars müziği de yapsak, Arap müziği de yapsak, Türk müziği de yapsak yine de içinde o Kürt kökeni, Kürt özü kendini belli eder” diye konuştu.
Kürtlerin kültür ve sanat birliği
Kürtler arası kültür ve sanat birliğinin oluşmasının önemli olduğunu kaydeden Kamkar, şöyle devam etti:
“Mutlaka birbirinizle kaynaşın, en güzel şey bir arada olmak, birbirine karışmak. 4 parça arasında gidiş-gelişlerin olması gerekiyor. Birbirlerine yakın oldukları için çok daha hızlı bir şekilde yaratıcı işler ortaya koyabilirler. Eğitim alsınlar, müzik üzerine araştırmalar yapsınlar. Çünkü dediğim gibi Kürt müziği tek başına bile çok güçlü ve zengin bir müziktir. Bir araya geldiklerinde, yan yana oturduklarında, iletişim kurduklarında müziği daha da ileriye taşıyabilirler.”




