• Ana Sayfa
  • Ekonomi - Emek
  • 530 çocuk ve genç işçiyle anket: Her 2 gençten biri iş kazası geçirdi, yüzde 80’i uzun saatler çalışıyor

530 çocuk ve genç işçiyle anket: Her 2 gençten biri iş kazası geçirdi, yüzde 80’i uzun saatler çalışıyor

Emek Gençliği’nin 530 çocuk ve genç işçiyle gerçekleştirdiği anket, erken yaşta işçileşmenin ve güvencesiz çalışmanın vardığı vahim boyutları gözler önüne serdi. Gençlerin yüzde 80’inden fazlası haftada 54 ile 72 saat arasında çalışırken, katılımcıların yüzde 55’i iş kazası geçirdiğini belirtti.

530 çocuk ve genç işçiyle anket: Her 2 gençten biri iş kazası geçirdi, yüzde 80’i uzun saatler çalışıyor
530 çocuk ve genç işçiyle anket: Her 2 gençten biri iş kazası geçirdi, yüzde 80’i uzun saatler çalışıyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 16 Eylül 2026 11:27

Emek Gençliği, temmuz ve ağustos aylarında; sanayi sitelerinde, tekstil atölyelerinde, emekçi semtlerinde genç işçilerle bir anket çalışması gerçekleştirdi.

530 işçi gençle yüz yüze görüşmeleri kapsayan anket; işçi sınıfının genç neslinin güncel çalışma ve yaşam koşullarını, mevcut ruh hallerini, gelecekten beklentilerini ortaya koyuyor.

En küçüğü 11 yaşında bir çocuk işçi, en büyüğü ise 25 yaşında olan gençlerin yaş ortalaması 17. 23 çocuk ise 15 yaşın altında.

Katılımcıların yüzde 55’ini 18 yaşın altındaki çocuk işçiler oluşturuyor.

İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerden yanıtların yoğunlaştığı ankette İzmir, Gaziantep, Eskişehir, Kocaeli, Diyarbakır gibi işçi kentlerinden de yanıtlar var.

Anket katılımcılarının üçte ikisinden fazlası doğrudan sanayi sitelerinde, ağır beden gücü gerektiren işlerde (otomotiv sanayi, torna-tesfiye/makine, kaynak, elektrik/tesisat) veya hizmet sektörünün uzun vardiyalı alanlarında (kafe, restoran, kargo/depo) çalışıyor. Asıl yoğunluksa yüzde 28’lik oranla otomotiv ve sanayi tamir-bakım sektöründe.

Ayrıca ankete katılan 530 gencin 172’si MESEM öğrencisi, 73’ü meslek lisesi öğrencisi, 150’si ise lise ya da MESEM mezunu işçiler. Lise çağındaki 69 genç ise okul yerine işte.

Her 3 gençten ikisi 5 günden fazla çalışıyor

Ankete katılan 530 işçi gencin 275’i, yani yarısından fazlası, haftada 6 gün çalıştığını söylerken 38 kişi haftalık izni olmadan, 7 gün çalışıyor. Yasal standart olan 5 günlük çalışma günü ise neredeyse bir istisna olmuş durumda, katılımcıların yalnız yüzde 34’ü haftada 5 gün çalıştığını söylüyor.

Çalışma saatleri konusunda da adeta herhangi bir sınır yok. Gençlerin yüzde 44’ü günde 9-10 saat çalıştığını söylerken her dört gençten birinin günlük mesaisi 11-12 saat bandında.

En az 23 kişi de günde 12 saatin üzerinde çalıştığını söylüyor ve çeşitli örneklerde bu 16-18 saate kadar çıkıyor.

Gençlerin yalnız yüzde 17’si günlük çalışma saatlerinin 7-8 saat olduğunu söylüyor. Gençlerin yüzde 80’inden fazlası haftada 54 ile 72 saat arasında çalışıyor.

Genç işçiler için 9 saat mesai ‘lütuf’

Bu tablonun ağırlığı da göz önünde bulundurulduğu zaman, genç işçilerin iş yerlerinde en çok değiştirmek istedikleri nokta çalışma saatleri.

Örneğin 16 yaşındaki bir MESEM motor mekanik bölümü öğrencisinin talebi 9 saatlik iş günü: “Çalışma saatleri en azından sabah 7 akşam 5 olsa daha iyi olur.” İş yerinde değişmesi gerektiğini düşündükleri ilk husus sorusuna verilen yanıtlarda başı yüzde 28 ile ‘çalışma saatleri’ çekiyor. Bu yanıtı yüzde 26 ile ücretler, yüzde 16 ile usta/ustabaşının davranışları yanıtları izliyor.

Uzun mesailerin etkisi kendini “Sabah işe giderken kendinizi nasıl hissediyorsunuz?” sorusunun yanıtlarında gösteriyor.

Katılımcılara herhangi bir şıkkın verilmediği soruya 125 katılımcı (yaklaşık dörtte biri) “yorgun” cevabını veriyor.

Genç işçilerin yüzde 75’i bu soruya “uykusuz, mutsuz, bitkin, depresif” gibi yanıtlar veriyor.

15 yaşındaki bir MESEM oto elektrik öğrencisinin “Keşke okuyabilseydim”, 17 yaşındaki başka bir MESEM motor mekanik öğrencisinin “Zevk almıyorum hayattan, neden bilmiyorum” yanıtı, 15 yaşındaki başka bir MESEM motor mekanik öğrencisinin de “Ben işçi değilim, iş öğrenmek için işe gidiyorum; bu düzenden sıkıldım” yanıtları da durumu gösteriyor.

Ayrıca bu uzun çalışma saatlerinin üzerine, İstanbul gibi büyük şehirlerde bir de yol ekleniyor.

Katılımcıların yüzde 30’undan fazlası gününün 1 saatinden daha fazlasını yolda geçirdiğini söylüyor. Bununla birlikte 1 saatten daha uzun süre yolda olan gençlerin yüzde 57’si yol ücretlerini de kendileri karşılamak durumunda kalıyor.

‘‘Kullan-at çırak’ gibi görülüyoruz’

Ankete tam zamanlı çalışmakta olan sigortalı işçiler de katıldığından, katılımcıları ortalama ücreti MESEM öğrencilerine verilen 8 bin 422 TL’nin (12.sınıflar için 14.037 TL) üzerinde seyrediyor. Fakat alınan ücretler ve haftalık çalışma saatleri arasındaki makas, genç ve çocuk işçilerin “ucuz iş gücü rezervi” olma halini gösteriyor.

Katılımcıların yüzde 17’si 10.000 TL’nin altına, yüzde 69’u ise asgari ya da altında ücrete çalışıyor. Her 10 işçiden 9’u açlık sınırı olan 37 bin 388 TL’nin altında ücret alıyor.

Üstelik çalışma saati arttıkça ücret neredeyse artmıyor. Haftalık 41-50 saat çalışanların ortalama maaşı 25 bin 747 TL’yken, haftada 61-70 saat çalışanların ortalama ücreti ise yalnızca 26 bin 848 TL’ye yükseliyor. Günlük çalışma saati üzerinden hesap yapıldığında ise günde 11-12 saat çalışan işçilerin ortalama gelirinin 23 bin 803 TL’de kaldığı görülüyor.

MESEM’li öğrencilerde ise düşük ücret durumu derinleşiyor.

Günde 11-12 saat, haftada 6 gün çalışan ve 8 bin 500 TL ücret alan bir MESEM öğrencisinin saatlik ücreti 29 TL’ye kadar düşüyor. 16 ve 15 yaşlarındaki iki MESEM öğrencisi şöyle diyor:

“Biz öğrenci gibi değil normal işçiler gibi çalıştırılıyoruz. Aldığımız ücret kesinlikle buna değmez. Düşük ücretle ‘kullan at çırak’ olarak görülüyoruz.”

Gençlerin yarısından fazlası iş kazası geçirmiş

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yakın zamanda bir soru önergesine verdiği yanıtta 2025-2026 yıllarında 9 bin 950 MESEM öğrencisinin iş kazası geçirdiğini ve 37 öğrencinin de çalışırken hayatını kaybettiğini söylemişti. Ankete katılanların yüzde 55’i en az bir kere iş kazası geçirdiğini söylüyor. Bununla birlikte görüştüğümüz gençler arasında yoğun çalışmadan kaynaklı çeşitli iskelet ve kas sistemi rahatsızlıkları (fıtık, eklem ağrısı, sürekli halsizlik, vs.) oldukça yaygın.

Bununla birlikte daha sık iş kazası geçiren gençlerde durum adeta ‘olağan’ hale geliyor. Çalışırken yaralanma veya sağlık sorunu yaşama sıklığını “yılda 1 kez” olarak belirten gençlerin yüzde 53’ü iş kazası geçirdiğinde doktora gideceğini söylerken, haftada bir iş kazası geçiren gençlerde bu oran yüzde 27’ye düşüyor. İş kazası geçirdiğinde kimseye söylemeyeceğini ifade edenlerin oranı ise iki grup arasında yüzde 11’den yüzde 27’ye çıkıyor.

Beş gençten ikisinin yıllık izni yok

530 katılımcının 207’si (neredeyse yüzde 40) yıllık izin hakkını kullanamıyor. Kullanabilenlerin ise yüzde 26’sı da izinleri sırasında evde kalıyor, yüzde 41’i akraba ziyaretinde geçiriyor. Tüm katılımcıların yüzde 36’sı hiç tatil yapamadığını söylerken yüzde 37’si de ancak köy, memleket, akraba ziyaretiyle bu tatilleri değerlendirebildiğini söylüyor.

Ankette gençlere aynı zamanda mezun olduktan sonra veya 5 yıl içindeki gelecek planları da soruluyor.

Gençlerin cevapları genellikle kendi işini kurmak, üniversite ya da meslek yüksekokulunda eğitim görmek, aynı iş yerinde çalışmaya devam etmek seçenekleri arasında şekilleniyor. Mevcut işini sürdürme yönünde yanıt verenlerin yüzde 90’ı bunun gerçekleşeceğine inanırken kendi işini kurmak veya yükseköğrenime devam etmek yanıtlarını verenlerde bu oran yüzde 76’ya geriliyor. (Evrensel)