• Ana Sayfa
  • Gündem
  • ‘Ailem Güvende’ operasyonları Meclis’te: ‘Kimin güvenliğini esas alıyor?’

‘Ailem Güvende’ operasyonları Meclis’te: ‘Kimin güvenliğini esas alıyor?’

“Ailem Güvende” operasyonlarıyla başlayan gözaltı ve tutuklamalar ile erişim engelleri Meclis gündemine taşındı. DEM Parti Milletvekili Cengiz Çiçek 6 soru yöneltirken, Kaos GL tutuklanan üyelerinin cezaevlerinde kötü muamele ve hak ihlallerine maruz kalmasından endişe duyduğunu belirtti.

‘Ailem Güvende’ operasyonları Meclis’te: ‘Kimin güvenliğini esas alıyor?’
‘Ailem Güvende’ operasyonları Meclis’te: ‘Kimin güvenliğini esas alıyor?’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 16 Eylül 2026 12:19

DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, son günlerde LGBTİ+ örgütleri ve hak savunucularının yanı sıra gazeteciler, akademisyenler ve siyasi parti yöneticilerine yönelik gözaltı, soruşturma, erişim engeli ve polis müdahalelerini Meclis gündemine taşıdı.

Çiçek, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, 13 Eylül’de “Ailem Güvende” adı altında yürütülen operasyonlarda 15 ilde 162 kişi, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem başlatıldığını hatırlattı. Bu operasyonlarda LGBTİ+ alanında faaliyet yürüten dernekler, dernek yöneticileri, aktivistler ve hak savunucularının gözaltı ve arama işlemlerine maruz kaldığını belirten Çiçek, çok sayıda internet sitesi ve sosyal medya hesabına da erişim engeli getirildiğini ifade etti.

Erişim engellerini sordu

Çiçek, önergesinde Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 13 Eylül tarihli kararıyla Evrensel, Uluslararası Af Örgütü Türkiye, Barış Akademisyenleri ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin yanı sıra gazeteciler, hak savunucuları ve kadın örgütlerine ait çok sayıda sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğini belirtti.

Söz konusu kararların “millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesine dayandırıldığını aktaran Çiçek, erişim engellerinin hangi somut gerekçelere dayandığını ve hangi makamların talebiyle uygulandığını sordu.

Çiçek ayrıca 15 Eylül’de İstanbul merkezli soruşturma kapsamında SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz, ESP üyeleri ve çok sayıda kişinin gözaltına alındığını belirtti. Aynı gün İstanbul Çağlayan Adliyesi önünde LGBTİ+’lara yönelik operasyonları protesto etmek amacıyla yapılmak istenen basın açıklamasına polis müdahale edildiğini ve aralarında gazetecilerin de bulunduğu 100’ü aşkın kişinin gözaltına alındığını ifade etti. İlke TV’nin haberine göre İstanbul’daki gözaltı sayısı 106 olarak açıklanmıştı.

‘Ailem Güvende’ politikasını sordu

Çiçek, önergesinde “Ailem Güvende” politikasının hangi sorunlara odaklandığını da sordu.

Önergede, kadınların öldürülmesine ilişkin veriler üzerinden aile politikalarının kapsamını sorgulayan Çiçek, “Ailem Güvende” politikasının neden LGBTİ+ örgütleri, aktivistler ve hak savunucularını hedef alan uygulamalarla yürütüldüğünü sordu.

Çiçek ayrıca son günlerde yaşanan gözaltı, erişim engeli ve polis müdahalelerinin demokratik muhalefete yönelik yeni bir baskı politikasına işaret edip etmediğini ve bu uygulamaların “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”ne yönelik toplumsal güveni nasıl etkileyeceğini sordu.

Cengiz Çiçek’in Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a yönelttiği sorular şöyle:

  1. Gazetecilerin, akademisyenlerin ve hak örgütlerinin sosyal medya hesapları hangi somut gerekçeyle “millî güvenlik” ve “kamu düzeni” tehdidi sayılmıştır; bu engellemeler hangi makamın talebiyle uygulanmıştır? 
  2. Kadınların en çok aile içinde ve kendi evlerinde öldürülürken; aileyi korumayı LGBTİ+ örgütlerini, aktivistleri ve hak savunucularını hedef almak olarak tanımlayan “Ailem Güvende” politikası kimin güvenliğini esas almaktadır? 
  3. 2025 yılında 196 bini aşkın çocuğun suça sürüklendiği, sokak çetelerinin kol gezdiği, uyuşturucunun gençleri zehirleyip öldürdüğü bir ülkede; aileleri bu denli kuşatan sorunlar derinleşirken, “Ailem Güvende” politikası neden bu sorunların çözümüne odaklanmak yerine LGBTİ+ örgütlerini ve hak savunucularını hedef almaktadır? 
  4. Dün Kürt düşmanlığını sistemin karakter inşasında kullanan anlayışın bugün LGBTİ+’lar üzerinden benzer bir düşmanlık siyaseti üretmesi, sistemin sürekli yeni “düşmanlar” ve “tehditler” üzerinden kendini yeniden kurma politikasının devamı mıdır? 
  5. Son günlerde art arda yaşanan gözaltı, erişim engeli ve polis müdahaleleri, iktidarın demokratik muhalefete yönelik yeni bir baskı politikasına mı işaret etmektedir? 
  6. Demokratik siyaset, ifade ve örgütlenme alanını daraltan uygulamalarla Barış ve Demokratik Toplum Sürecine yönelik toplumsal güven nasıl sağlanacaktır? 

Kaos GL: Tutuklanan arkadaşlarımızın can güvenliğinden endişeliyiz

Kaos GL de yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile gazeteci Tuğba Tekerek’in tutuklanmasının ardından yazılı açıklama yaptı.

Kaos GL, tutukluların Sincan’daki cezaevlerine gönderildiğini belirterek, cezaevi koşullarında kötü muamele ve güvenlik ihlalleri yaşanmasından endişe duyduğunu açıkladı.

Kaos GL, önümüzdeki günlerde operasyonun ayrıntılarına ilişkin kapsamlı bir açıklama daha yapacağını duyurdu.

Kaos GL’nin açıklaması şöyle:

“Haksız ve hukuksuz bir şekilde, yoğun karalama kampanyaları ve asılsız iddialarla yalan yanlış hedef gösterilerek tutuklanan arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Tüm kamuoyunun bilmesini isteriz ki; bu yaşananlar hukuki bir süreç değil, temel hak ve özgürlükleri hedef alan açık bir siyasi operasyondur ve sürecin tam da bu gerçeklikle, bir sindirme girişimi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu siyasi operasyon sonucunda arkadaşlarımız Sincan’daki çeşitli cezaevlerine gönderilmiştir. Kapalı kapılar ardında, cezaevi koşullarında kötü bir muamele ile karşılaşmalarından ve güvenliklerinden derin bir endişe duyuyoruz. Can güvenliklerinin korunabilmesi ve yaşanabilecek olası hak ihlallerinin önüne geçilebilmesi adına, aynı cezaevinde bulunan arkadaşlarımızın tecrit edilmemesi ve mutlak surette bir arada tutulması hayati bir zorunluluktur.

Buradan ilgili makamlara ve kamuoyuna açıkça hatırlatıyoruz: Şu anda tutuklu bulunan tüm arkadaşlarımızın can güvenliğini, bedensel ve ruhsal bütünlüğünü sağlama yükümlülüğü tamamen cezaevi idarelerinin, Adalet Bakanlığı’nın ve ilgili tüm resmi kurumların omuzlarındadır.

Yaşanan bu hukuksuz ve siyasi operasyonun detaylarına ve sürecin bütününe ilişkin önümüzdeki günlerde kapsamlı bir açıklama daha yapacağız.

Baskılar, siyasi kumpaslar, yalan beyanlar ve asılsız hedef göstermeler bizi yıldıramaz. Kaos GL olarak hak, eşitlik ve özgürlük mücadelemize dünden daha büyük bir kararlılıkla devam edeceğiz. Arkadaşlarımız yalnız değildir!”

Kaos GL yöneticileri ve gazeteci Tuğba Tekerek tutuklandı

“Ailem Güvende” operasyonları kapsamında 12 Eylül’de Ankara’da gözaltına alınan Kaos GL yönetim ve denetim kurullarının üyeleri ile gazeteci Tuğba Tekerek’in hakimlik sorguları 15 Eylül’de tamamlandı.

Gazeteci Tuğba Tekerek ile Kaos GL’nin yönetim ve denetim kurullarındaki 7 asil üye tutuklandı. 7 yedek üye ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

Tutuklananlar arasında trans hakları savunucuları Janset Kalan ve Umut Derin ile Gökkuşağı Aileleri Derneği’nden LGBTİ+ hakları alanında çalışan Nedime Erdoğan da bulunuyor.

Adli makamların kararında tutuklamalara ilişkin suçlamalar arasında “Dernekler Kanunu’na muhalefet”, “müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek” ve “çocuğun görebileceği yerlerde müstehcenlik” bulunuyor. Bunlar soruşturma ve mahkeme makamlarının yönelttiği suçlamalar olup, tutuklama kararı kişinin suçlu bulunduğu anlamına gelmiyor.