İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) Ağustos 2026 Sektörel PMI verileri, tekstil sektöründe talep ve üretimdeki daralmanın hızlandığını ortaya koydu. Temmuz ayında 48,0 olan Tekstil Ürünleri PMI, ağustosta 44,1’e geriledi. Yeni siparişler endeksi ise 46,0’dan 40,5’e düştü.
PMI verilerinde 50 seviyesinin altındaki değerler sektörde daralmaya işaret ediyor. Tekstilde yeni siparişlerdeki gerilemenin üretim göstergesine de yansıdığı görüldü.
Yeni siparişlerde sert düşüş
Tekstil sektöründe üretim endeksi ağustosta 48,3’ten 43,3’e geriledi. Yeni ihracat siparişleri 43,3 seviyesinde kalırken, istihdam endeksi de 50,5’ten 47,1’e düştü.
Firmaların mal alım miktarını gösteren endeks ise 38,8’e geriledi. Veriler, üreticilerin yeni siparişlerdeki zayıflama karşısında hammadde alımlarında daha temkinli hareket ettiğini gösterdi.
İSO verilerine göre tekstil ürünleri, ağustosta takip edilen 10 imalat sektörü arasında en zayıf performans gösteren sektörlerden biri oldu.

‘Asıl mesele sipariş görünürlüğü’
Verileri ANKA Haber Ajansı’na değerlendiren tekstil üreticisi Baran Başboğa, sektördeki tablonun yalnızca üretim kaybı üzerinden okunmaması gerektiğini belirtti.
Başboğa, yeni sipariş endeksinin 40,5’e gerilemesinin üreticilerin önümüzdeki aylara ilişkin planlamasını zorlaştırdığını söyledi. Sipariş görünürlüğündeki zayıflamanın hammadde alımı, istihdam, stok yönetimi ve yatırım kararlarını da etkilediğini belirten Başboğa, üreticilerin daha temkinli hareket ettiğini ifade etti.

‘Sorun kapasiteden çok talebin sürekliliği’
Başboğa, tekstil sektöründe üretim kapasitesinin tek başına yeterli olmadığını, bu kapasiteyi sürdürülebilir biçimde dolduracak sipariş akışına ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Talepteki zayıflamanın müşterilerin daha düşük adetlerle ve daha kısa vadeli siparişler vermesine yol açtığını belirten Başboğa, bunun üreticilerin birkaç ay sonrasını planlamasını güçleştirdiğini ifade etti.
Siparişlerdeki zayıflamanın uzun sürmesinin üretim planlarının yanı sıra hammadde tedariki, istihdam, yatırım ve ihracat fiyatlamasını da etkileyebileceğini belirten Başboğa, tekstilde temel göstergenin üretimden önce siparişlerin seyri olduğunu söyledi.
Rekabet yalnızca fiyat üzerinden yürümüyor
Küresel tekstil pazarında alıcı davranışlarının değiştiğini belirten Başboğa, Türkiye’nin hızlı üretim, kısa termin, esnek sipariş yönetimi ve Avrupa pazarlarına yakınlık gibi avantajlarını daha etkin kullanması gerektiğini söyledi.

Başboğa, tekstilde rekabetin yalnızca fiyat üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek hızlı teslimat, talebe uyum ve tedarik sürekliliğinin de alıcıların kararlarında etkili olduğunu ifade etti.




