İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden çıkan öğrencilere yönelik 16 Mart 1978’de düzenlenen bombalı saldırının üzerinden 48 yıl geçti. Beyazıt Meydanı’nda gerçekleşen saldırıda 7 öğrenci hayatını kaybetti, 41 kişi de yaralandı.
Katliamda Abdullah Şimşek, Baki Ekiz, Cemil Sönmez, Hamit Akıl, Hatice Özen, Murat Kurt ve Turan Ören yaşamını yitirdi. Beyazıt katliamı, Türkiye siyasi tarihine kontrgerilla bağlantılarıyla anılan en karanlık saldırılardan biri olarak geçti.
Saldırıya ilişkin açılan davada ise sorumlular hesap vermedi. İstanbul 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi, 20 Ekim 2008’de dava hakkında zaman aşımı kararı verdi. Yargıtay 1. Ceza Dairesi de bu kararı onadı. Böylece dava dosyası cezasızlıkla sonuçlandı.
Soruşturmada gözaltılar yapıldı
Soruşturma kapsamında dönemin Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanı Orhan Çakıroğlu, Mehmet Gül, dönemin MHP İstanbul İl Başkanı Kazım Ayaydın ve Ahmet Hamdi Aksoy gözaltına alındı. Saldırıyla bağlantılı olduğu belirtilen Sıddık Polat da Elazığ’da yakalandı.
Toplam 17 kişinin yargılandığı davada yalnızca Sıddık Polat hakkında 11 yıl hapis cezası verildi. Ancak bu karar da daha sonra Askeri Yargıtay tarafından bozuldu.
İtiraflar dosyaya girdi
Öğrencilerin üzerine bombayı atan isimlerden biri olduğu belirtilen Zülfü İsot, daha sonra saldırıyı kendisinin gerçekleştirdiğini ve polis aracıyla üniversiteye geldiğini anlattı. İsot daha sonra itirafçı Lütfi Aktı tarafından öldürüldü.
Bir diğer itirafçı Ali Yurtaslan ise öğrencilerin üzerine atılan bombanın Abdullah Çatlı tarafından temin edildiğini öne sürdü.
Beyazıt katliamı, aradan geçen 48 yıla rağmen aydınlatılmamış boyutları ve cezasızlıkla sonuçlanan dava süreciyle hafızalardaki yerini koruyor.




