• Ana Sayfa
  • Ekoloji
  • AB tescilli Suruç narı yok olma tehlikesinde: ‘İnsanlar artık ekim yapamaz hale getirildi’

AB tescilli Suruç narı yok olma tehlikesinde: ‘İnsanlar artık ekim yapamaz hale getirildi’

AB coğrafi işaret tescili alan Suruç narının üretim alanları su ve girdi maliyetleri nedeniyle daralıyor. Üretici Selamî Kip, “Babam 12 dekar ekti, bununla evini geçindirebiliyordu. Şimdi 100 dekar ekiyoruz ama masrafımızı çıkaramıyoruz” dedi.

AB tescilli Suruç narı yok olma tehlikesinde: ‘İnsanlar artık ekim yapamaz hale getirildi’
Foto: MA
AB tescilli Suruç narı yok olma tehlikesinde: ‘İnsanlar artık ekim yapamaz hale getirildi’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 12 Ağustos 2026 09:26

Verimli toprakları ve geniş ovalarıyla tarımın önemli merkezlerinden olan Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde nar üretimi, artan su ve girdi maliyetleri nedeniyle her geçen gün geriliyor. İlçede geçmişte 20 köyün temel geçim kaynağı olan nar üretimi, bugün bu sayının dörtte birine kadar düşmüş durumda.

Suruç Ovası’nın yaklaşık yüzde 90’ı tarıma elverişli arazilerden oluşurken, ilçe genelinde geçmişte 8 bin 860 dekar alanda Suruç narı ekimi yapılıyordu. Günümüzde ise nar ekili alanın yaklaşık bin dekara kadar gerilediği ve yıllık 165 ton civarında üretim yapıldığı belirtiliyor.

İlçenin mikroklima yapısına özgü olarak yetişen Suruç narı; iri taneleri, yumuşak çekirdeği ve mayhoş tadıyla biliniyor. Nar, 2021 yılında Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. 2023 yılında Avrupa Birliği (AB) coğrafi işaret sistemine yapılan başvuru kabul edilirken, ürüne AB Komisyonu tarafından Koruma Menşe Adı (PDO) verildi.

Kendini yenileyen bir ağaç

Suruç’a bağlı kırsal Sêpingar Mahallesi’nde yaşayan 58 yaşındaki üretici Selamî Kip, çocukluk yıllarından bu yana nar üretimi yapıyor. Marut, Araban ve Alîgor çevresinde de nar üretiminin sürdüğünü belirten Kip, kendisinin 12 dekar nar bahçesi bulunduğunu söyledi.

Her dekara yaklaşık 50 nar ağacı dikildiğini aktaran Kip, nar fidanlarının 3 yaşından itibaren ürün vermeye başladığını belirtti. Nar ağacının kendini yenileme özelliğine dikkat çeken Kip, “Nar ağaçları bir yandan kururken diğer yandan doğal olarak çıkan yeni dallarla kendini yeniliyor ve sürekli ayakta kalıyor” dedi.

Yaklaşık 50 yıllık bahçesinin babasından kendisine kaldığını söyleyen Kip, üretimdeki maliyetlerin her geçen yıl arttığını belirtti. Budama işlemini çoğunlukla kendilerinin yaptığını ifade eden Kip, yevmiye ile çalışan bir kişinin günlük ücretinin 2 bin TL’ye ulaştığını ve bir kişinin günde yaklaşık 100 ağacı budayabildiğini söyledi.

Kip, yıl içerisinde haşerelere karşı ilaçlama yaptıklarını belirterek, “Daha önce bölgemizde haşere olmazdı ama baraj yapıldıktan sonra nem oranı yükseldi. Bundan dolayı haşere çıkmaya başladı. Yıl içinde ortalama 20 bin TL’ye yakın ilaç atıyoruz” diye konuştu.

‘Narın suya ihtiyacı var’

Suruç narına “Xeznê narı” da denildiğini belirten Kip, bir narın ortalama 1,5 kiloya yakın geldiğini ve tam olgunlaşmış bir ağacın 60-70 kilogram ürün verebildiğini söyledi.

Önceki yıllarda narları kalitesine göre ayırarak Şanlıurfa merkeze gönderdiklerini aktaran Kip, üretim alanlarının azalması nedeniyle artık ürünlerini yakın çevrede sattıklarını belirtti. Geçen yıl narın kilosunu 25-30 TL arasında sattıklarını ifade eden Kip, ürünün bir bölümünü doğrudan sattıklarını, bir bölümünü ise nar ekşisine dönüştürdüklerini söyledi.

Kip, 1 kilogram nar ekşisi üretmek için yaklaşık 20 kilogram nar kullandıklarını ve elde ettikleri nar ekşisini kilogramı 500 TL’den sattıklarını aktardı.

Su maliyeti üreticiyi zorluyor

Nar bahçelerinin her geçen yıl azaldığını belirten Kip, üretimin en temel sorunlarından birinin su olduğunu söyledi. Geçmişte bölgede doğal su kaynaklarının bulunduğunu ancak bunların kurumasıyla birlikte kuyular açılmaya başlandığını ifade eden Kip, kuyuların da zamanla ihtiyacı karşılayamaz hale geldiğini kaydetti.

Baraj suyunun bölgeye gelmesiyle yeni bir sorun ortaya çıktığını belirten Kip, su ücretlerinin yüksekliğine dikkat çekti:

“Barajdan 75 kilometre uzaklıktaki Harran’da dönüm başına su ücreti 500 TL’yken burada 3 bin 600 TL. Bundan dolayı bölgemizde çiftçilik her geçen yıl ölüyor. İnsanlar artık ekim yapamaz hale getirildi. Bu bilinçli bir politikanın ürünüdür.”

‘100 dekar ekiyoruz, masrafımızı çıkaramıyoruz’

Daha önce nar bahçesi bulunan çok sayıda tarlanın bugün boş olduğunu söyleyen Kip, üreticilerin artan maliyetler karşısında tarımdan çekildiğini belirtti.

Su, mazot, gübre ve ilaç giderlerinin üreticiler üzerindeki yükü artırdığını ifade eden Kip, “Sistem öyle bir hale gelmiş ki insanlar toprağıyla geçinemiyor. Babam 12 dekar ekti, bununla evini geçindirebiliyordu. Şimdi 100 dekar ekiyoruz ama masrafımızı çıkaramıyoruz” dedi.

Üretim alanlarının bilinçli politikalar nedeniyle daraltıldığını savunan Kip, bunun bölgeden göçü artırdığını söyledi. Kip, “Belli oranda da insanlar göç etti ama bu sistem eninde sonunda çökmeye mahkumdur. Halkını soymayı düşünen hiçbir sistem ayakta kalmaz” ifadelerini kullandı.

‘Suyun ve maliyetlerin çözülmesi gerekiyor’

Suruç’ta çiftçiliğin yeniden canlandırılması için yetkililere çağrıda bulunan Kip, başta su sorunu olmak üzere üreticilerin karşı karşıya kaldığı sorunların çözülmesini istedi.

Girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini belirten Kip, bölgedeki su sorununun çözülmesi ve üreticinin desteklenmesi halinde nar üretiminin yeniden canlandırılabileceğini söyledi. (MA)