Bu yıl 1 Mayıs İşçi Bayramı, İstanbul’un Kadıköy ilçesinin İskele Meydanı’nda kutlanacak.
“Emeğin Hakkı, Adalet, Barış ve Demokrasi İçin Birleşelim, Değiştirelim” sloganıyla kutlanacak olan mitinge katılımın yoğun olması bekleniyor.
İşçiler ve emekçiler; Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ile Türk Tabipleri Birliği (TTB) öncülüğünde yapılacak mitingde bir araya gelecek.
DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu ve KESK İstanbul Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Hüseyin Tosu, mitinge katılım çağrısı yaptı.
‘Demokrasiyi inşa edeceğiz’
Ortak mücadele vurgusu yapan Arslanoğlu, şunları söyledi:
“1976 ve 1977 yıllarındaki her iki 1 Mayıs’ta da Taksim Meydanı’na gelenlerdendim, ortaokul öğrencisiydim. 1977’deki 1 Mayıs’ta alan o kadar kalabalıktı ki kortejlerimiz kilitlenmişti. O dönem hakim sınıflar, 1977 yılının 1 Mayıs’ını, yani ikinci kitlesel 1 Mayıs’ı kana buladılar. Çünkü işçi sınıfının o gün sokağa çıkmasını, kendini göstermesini istemiyorlardı. İnşa etmeye çalıştıkları düzen, kapitalizm devam etsin istiyorlardı. Ama bu onlar açısından da bir türlü mümkün olmadı. Fakat halen bugün bile fabrikalarda, iş yerlerinde, plazalarda çalışan emekçileri 1 Mayıs’a rahatlık içerisinde getirmemiz çok mümkün olmuyor. Çünkü maalesef basın yayın kuruluşları, hakim sınıflar 1 Mayıs’ı bir kaos, kargaşa günü olarak göstermekte çok mahirdir. Bu durum halen devam ediyor.”
Türkiye’de kapitalist sistemin hakimiyetini inşa etmek için elinden geleni yaptığını ifade eden Arslanoğlu, şunları da dile getirdi:
“Bir avuç rantçı şirket, köylülerin atalarından, dedelerinden, ninelerinden kalan ağaçları bile yerinden sökerek oraları maden alanı ilan ediyor. Kapitalizm tam anlamıyla kontrolsüz ve denetimsiz biçimde iktidarının tadını çıkartıyor. O nedenle bu 1 Mayıs’ta Doruk Madencilik’te direnen işçiler de dahil, cezaevindeki gazeteciler, sendikacılar da dahil, demokrasi mücadelesi veren politikacılar da dahil, kayyumlara karşı sokaklarda Türkiye’nin dört bir tarafında direnen partiler de dahil, hepsinin ortak bir mesaj vermesi gerekiyor. Demokrasiyi yeni baştan mutlaka ama mutlaka inşa edeceğiz. DİSK açısından da öncelikli talep budur.”
Çağrı
Gelir dağılımındaki adaletsizliğe değinen Arslanoğlu, insanların sürekli maddi olarak kayıp yaşadığı bir dönemde olduklarını söyledi. Arslanoğlu, “Çocuklarımız okullarda hayati tehlike yaşıyorlar, canlarını kaybediyorlar. Kadınları sokaklarda, emekçileri iş yerlerinde, iş cinayetlerine kurban veriyoruz. Böylesi bir düzende görünmek, ayağa kalkmak, ses çıkartmak ve müdahale etmek çok önemlidir. Ancak bu şekilde tekrar yeni baştan istediğimiz ülkemizi alırız ve demokrasiyi inşa ederiz. O nedenle bütün siyasi güçleri, demokrasi güçlerini birlikte Kadıköy’de, 1 Mayıs alanında ses yükseltmeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Mesajımız özgür toplu sözleşme’
KESK İstanbul Dönem Sözcüsü Hüseyin Tosu ise kamu emekçileri olarak yaşanan enflasyonun yükselişinden dolayı yoksullaşmanın önceki dönemlere göre arttığını belirtti. Tosu, “Temel taleplerimiz şudur: Kamu emekçilerinin yoksulluğunu gidermek; vergide adaletsizlik var, bunun giderilmesini istiyoruz; kamu hizmetlerini yerine getirirken karşılaştığımız baskılar var, bunların giderilmesini istiyoruz. Kamusal hizmetin parasız olması için de bir mücadele veriyoruz. Aynı şekilde okullarda demokratik zemin yaratılmasını istiyoruz. Öğretmenlerin de üzerinde var olan baskının giderilmesini istiyoruz. Bu talepler aynı zamanda 1 Mayıs taleplerimizdir. Son dönemde okullarda yaşanan şiddet de temel gündemlerimizden birisidir” diye konuştu.
Tüm emekçi ve işçilerin insanca yaşayacak ücret alması gerektiğini kaydeden Tosu, “Sadece ücret değil, aynı zamanda vergi politikasıyla emekçilerin maaşı cebine girmeden paranın önemli bir kısmı geri alınıyor. Özellikle artan vergi dilimleri; yüzde 15, yüzde 20, yüzde 27, yüzde 35 gibi dilimlerle kamu emekçileri maruz kalmaktadır. Neredeyse bir fabrikatörden, girişimciden daha fazla vergi vermekteyiz. Bu vergi ödemelerinde de adaletin sağlanması bir başka talebimiz. Yani temel mesajımız özgür toplu sözleşmedir” diye belirtti.
‘Demokratik ülke, adil gelir dağılımı’
Demokratik bir ülkede çalışmak istediklerinin altını çizen Tosu, şöyle devam etti:
“Demokratik, refah içerisinde bir ülke, adil bir gelir dağılımı, herkesin hak ettiği ücreti alabileceği bir düzen talep ediyoruz. Siyasal iktidar sermayeyi önceleyen, bu doğrultuda hareket eden, emekçileri ve yoksulları dikkate almayan bir tavır içerisindedir. Dolayısıyla biz de bunu değiştirmeye, dönüştürmeye çalışıyoruz. Mücadeleyi büyüterek, örgütleyerek, bu sürecin çalışanların, emekçilerin, yoksulların lehine dönüşeceğine inanıyoruz.” (MA)




