Dilek Yiğiter Tunçdoğan, 2019 yılında evlendiği ve askeri personel olan Rıza Tunçdoğan’ın evliliğin ilk dönemlerinden itibaren kendisine sistematik şiddet uyguladığını belirtti. Şiddet nedeniyle 2023 yılında evi ayıran, 2024 yılında ise boşanma davası açan Tunçdoğan, can güvenliği için hukuki yollara başvurdu.
Ankara 2. Aile Mahkemesi tarafından 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma altına alınan Dilek Tunçdoğan için gizlilik ve yakın koruma kararları verildi. Fail Rıza Tunçdoğan’a ise 28 Ağustos 2025 tarihinde elektronik kelepçe takıldı. Ancak yargısal denetim mekanizmaları, failin şiddet içeren eylemlerini sürdürmesine engel olamadı.
‘Kelepçe çözüm değil, fail serbest’
Yakın koruma süresinin dolmasıyla birlikte tehlikenin arttığını vurgulayan Tunçdoğan, failin daha önce de elektronik kelepçeyi kırarak firar ettiğini hatırlattı. Son olarak dün Elektronik İzleme Merkezi tarafından kelepçenin yeniden kırıldığı bilgisini alan Tunçdoğan, kızıyla birlikte hayati tehlike altında olduklarını ifade etti.
Caydırıcı yaptırım ve tutuklama talebi
Failin kasten yaralama suçundan denetim altında olmasına ve 20’ye yakın suç kaydı bulunmasına rağmen serbestçe dolaşabilmesine tepki gösteren Tunçdoğan, yargı sistemindeki cezasızlık algısına dikkat çekti:
“Şahıs, emniyet güçlerine sahte adres beyan ederek tebligatların ulaşmasını ve cezaların kesinleşmesini engelliyor. Yıllardır hukuk mücadelesi veriyorum ancak soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki dosyalara rağmen ciddi bir yaptırım uygulanmıyor. Ben veya kızım hayattan koparıldıktan sonra failin yakalanmasının bir anlamı kalmayacak.”
Yetkililere çağrı: Sesimizi duyun
Adalet Bakanlığına ve emniyet birimlerine seslenen Dilek Yiğiter Tunçdoğan, elektronik kelepçe gibi yöntemlerin tek başına koruma sağlamadığını, failin tutuklu yargılanması gerektiğini vurguladı. Dilek Tunçdoğan, “Lütfen artık sesimi duyun; kızıma ve bana bir zarar gelmeden, şiddet faili hak ettiği cezayı alsın. Kelepçe bir çözüm değil, etkin koruma istiyoruz” sözleriyle yaşam hakkının savunulmasını talep etti:
“Şahıs şu an kasten yaralama dosyasından dolayı denetim içerisinde ve de hala ihlal yapmaya devam ediyor. MERNİS adresi yok. Emniyet güçlerine sahte adres belirtiyor ve tebligatların yapılmamasını sağlayıp cezaların kesinleşmesini engelliyor. 19 gün hapis cezası bulunmakta. Dün elektronik kelepçeyi kırmış. Yıllardır hukuk mücadelesi veriyorum. Soruşturma aşaması ve kovuşturma aşamasında derdest dosyaları bulunuyor. Buna rağmen ciddi bir yaptırım uygulanmıyor. Ben veya kızım öldükten sonra şahsın bulunmasının ve ceza almasının benim için hiç bir önemi yok. Sayın Adalet Bakanımıza, Ankara ve Adapazarı Sakarya Akyazı Emniyeti’ne sesleniyorum, lütfen artık gereken yapılsın, tutuklu yargılanma sürecine geçilsin. İhlal yaptığı halde bir yakalama, tutuklama veya caydırıcı bir yaptırım yok. Lütfen artık sesimi duyun kızıma ve bana bir zarar gelmeden 20’ye yakın sabıkası olan bir insan gerekli cezaları alsın. Lütfen sesimi duyun kelepçe bir çözüm değil.” (ANKA)




