Jina Mahsa Emînî’nin 2022’de İran’da gözaltına alındıktan sonra yaşamını yitirmesinin ve ardından başlayan “Jin, Jiyan, Azadî” hareketinin yıl dönümü dolayısıyla Hana İnsan Hakları Örgütü yazılı açıklama yayımladı.
Açıklamada, Mahsa Emînî’nin kadın kimliği ve Kürt olması nedeniyle cinsiyet ayrımcılığı, siyasi baskı ve ulusal baskının kesiştiği bir sistemle karşı karşıya kaldığı belirtildi. “Jin, Jiyan, Azadî” hareketinin ise özgürlük, eşitlik ve insan onuru taleplerini görünür hale getirdiği ifade edildi.
‘Dosya adalet sağlanana kadar açık kalacak’
Hana, Jina Emînî dosyasının adalet sağlanana kadar açık kalacağını belirtti.
Açıklamada, “İran’ın halkın meşru taleplerine verdiği yanıt; silahlı saldırılar, cinayetler, yaralanmalar, tutuklamalar, işkence, cinsel şiddet, zorla kaybetmeler, adaletsiz yargılamalar ve idamlar oldu. Seqiz’den Sine’ye oradan Mahabad’a tüm Kürdistan devlet şiddetinin ana merkezi haline getirildi” denildi.
‘Cezasızlık şiddetin devam etmesine neden oluyor’
Hana, İran’da şiddetin devam etmesinin nedenlerinden birinin “cezasızlık politikası” olduğunu belirterek, “Yaşamını yitirenlerin aileleri, hakikate ve adalete ulaşacağı yerde baskı kurumlarının tehditleri ve zulmüyle karşı karşıya kalıyor. Yurttaşların özel yaşamı ve kamusal yaşamdaki hakimiyetleri artmış durumda” ifadelerini kullandı.
Jina Emînî’nin ölümü
22 yaşındaki Kürt kadın Jina Emînî, 13 Eylül 2022’de kardeşiyle birlikte Tahran’dayken İran’ın “ahlak polisi” olarak bilinen İrşad Devriyeleri tarafından gözaltına alındı. Emînî, zorunlu örtünme kurallarına uymadığı gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hastaneye kaldırıldı ve 16 Eylül’de yaşamını yitirdi. Ailesi, Jina’nın gözaltına alınmadan önce herhangi bir sağlık sorunu olmadığını belirterek ölümünden güvenlik güçlerini sorumlu tuttu.
Jina Emînî’nin ölümü Rojhilat’ın Saqız kentinden başlayarak İran geneline yayılan protestoların fitilini ateşledi. 17 Eylül’de Saqız’daki cenaze töreninde “Jin, jiyan, azadî” sloganı yükselirken, kadınların öncülüğündeki eylemler kısa sürede İran’ın birçok kentine yayıldı.
Aradan geçen dört yılda “Jin, jiyan, azadî” sloganı İran sınırlarını aşarak dünyanın farklı yerlerindeki kadın ve özgürlük mücadelelerinin de sembollerinden biri haline geldi.




