• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Pervin Buldan: ‘Abdullah Öcalan, Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu’nda görev alacak’

Pervin Buldan: ‘Abdullah Öcalan, Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu’nda görev alacak’

DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, Çerçeve Yasa’yla oluşturulan kurulun 24 Ağustos’ta ilk toplantısını yapacağını, bu toplantıda alt kurulların kurulması için süreç başlayacağını belirterek, “Bu alt kurulların bir tanesi silahsızlanma ve siyasallaşma kurulu olacak ve burada Sayın Öcalan yer alacak. Çünkü Sayın Öcalan gelişleri organize de edecek” dedi. Faik Özgür Erol ise, Resmi Gazete’de yayımlanarak kanunlaşan çerçeve yasa ile yaklaşık 4 bin siyasi tutuklunun tahliye olabileceğini, yasadan 75 binin üzerinde soruşturma ve kovuşturma dosyasının etkilenebileceğini belirtti.

Pervin Buldan: ‘Abdullah Öcalan, Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu’nda görev alacak’
Pervin Buldan: ‘Abdullah Öcalan, Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu’nda görev alacak’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 20 Ağustos 2026 10:45

DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Faik Özgür Erol ile İmralı Sekretarya üyesi Veysi Aktaş,  medya temsilcileriyle Taksim’de bir otelde çözüm sürecinde gelinen aşamaları ve “çerçeve yasa”nın ortaya çıkardığı yeni durumu değerlendirdi.

Aralık 2024’ten bu yana yürüyen süreçte belli bir eşiğe geldiklerini ifade eden Erol, “Bu bizim için önemli bir eşik. Çok uzun bir süredir bu yasanın bir dayanak noktası olacağını anlatıyorum. Son aylar çok gerekli olmayan bir tartışmayla geçmişti. Önce teyit mi olacak, sonra mı yasa olacak, önce silah bırakma mı? Tavuk yumurta tartışmasına dönmüştü. Neyse ki bu aşıldı. Yasanın kendi içinde bunu formüle edebileceği zaten bilinen bir şeydi ve öyle bir formülasyonla beraber yasa gerçekleşti” dedi.

Erol, yasanın içeriğine ve usulüne ilişkin kendilerinin de eleştirilerinin olduğuna dikkati çekerek, bu durumu hem gerçekleşme aşamasında hem sonrasında çokça belirttiklerini ifade etti:

“Bunun çok daha kapsamlı, hem Türkiye’nin demokratikleşmeye hem de Kürt sorununun çözümü boyutunda tanım yapan, içeriği oluşturan nedenleri ve sonuçları işaret edebilen, hem gerekçesinde hem metninde bir içeriğe sahip olmasını kuşkusuz biz de dilerdik. Daha karşılıklılık esasına dayalı bir niteliğinin olmasını biz de arzu ederdik. Fakat mevcut ülke gerçekliği ve sürecin kendi içinde taşıdığı bazı özellikler itibariyle geldiğimiz nokta budur. Yasanın içeriği aşağı yukarı böyle çıktı. Fakat bu yasanın ortaya çıkaracağı bazı durumları herhangi bir şekilde perdelememeli ya da görünmez kılmamalı.”

4 bin tutuklu serbest kalacak

Çerçeve Yasa’yla yaklaşık 4 bin tutuklunun serbest kalabileceğini belirten Erol, 75 binin üzerinde soruşturma ve kovuşturma dosyasının da yasadan etkileneceğini ifade etti:

“75 bin siyasi dosya demek neredeyse Türkiye’deki dosyaların sayısal kalabalıklığını da düşünürsek, yüz binlerce insanın hayatına dokunacak bir yasa niteliği taşıyor. Fakat sadece bundan ibaret değil. Yasanın kendi içinde ihtiva ettiği kurullar meselesi var. Bu kurullarla aynı zamanda hem İmralı’da Sayın Öcalan’ın süreci daha iyi yönetebileceği, daha iyi geliştirebileceği koşulların ortaya çıkması imkanını sağlıyor. Aynı zamanda yasa içeriğindeki pek çok düzenlemeyle ilerleyen dönemde bir bütün olarak bu sorundan etkilenmiş herkesi kapsayabilecek bir potansiyele ulaşma ihtimali taşıyor.“ 

‘O kapıya yükleneceğiz’ 

Yasayı bir kapının aralanması olarak da değerlendiren Erol şöyle devam etti:

“O kapıya yükleneceğiz. Biz o kapıya yüklenmekte ve bunun bir hukuk ve demokrasi alanına açılması noktasında ısrarcı olacağız. Ve bu açılacak olan kapı, yasanın pratik olarak uygulanma sürecinin aynı zamanda hem Kürt sorununun çözümü hem de demokratikleşme noktasındaki reformlarla paralel ilerlemesine gerektiriyor. Yani esasen siyasi öngörümüz ve siyasi ajandamız bunun üzerine kuruludur.”

‘Bunun kolay bir süreç olmayacağını biliyoruz’ 

“Bunu demokrasi çarkının dönüşü olarak da ifade edebiliriz. Bizim açımızdan açılan kapının asıl önemli niteliği budur. Bununla birlikte yeni bir sürece girme arayışındayız ve çabasındayız. Bunun siyasal mücadelesini geliştirme iddiasındayız. Bunun kolay bir süreç olmayacağını biliyoruz. Fakat bu noktada en azından bugüne kadar ki ortaya çıkan demokratik dinamikler, bu ülkenin demokratik dinamikleri hep birlikte bunu gerçekleştirme potansiyeline sahip olduğumuzu düşünüyorum.”

‘Yasanın çıkacağı günün sabahı taslağı görme imkanına sahip olabildik’ 

Pervin Buldan ise yasa için çok uğraştıklarını ifade ederek, “Başından beri hep yasayı görmek istedik, Sayın Öcalan’a götürmek istedik ama bu gerçekleşmedi. Biz Sayın Öcalan’la en son yaptığımız görüşmede yasanın taslağıyla değil, ilkesel olarak yasaya nasıl yaklaşıldığına dair görüşlerimizi ifade ettik ve onun görüşlerini, önerilerini aldık. Ama iktidarla, AKP’nin hukukçu kurmaylarıyla yasanın çıkacağı günün bir gün öncesi arkadaşlarımız bir araya geldiler ve biz ertesi gün yani yasanın çıkacağı günün sabahı taslağı görme imkanına sahip olabildik.” dedi.

Öcalan’ın yasayla ilgili görüşlerini anlattı 

Pervin Buldan, Öcalan’ın yasayla ilgili görüşünü ise şu sözlerle anlattı:

“Son yaptığımız görüşmede yasaya nasıl yaklaştığına dair şunu hep söyledi; ‘Ben kavramlara çok takılmıyorum. Bizim için önemli olan bu yasanın çıkması. Kavramları bir kenara bırakalım. Evet bunun mücadelesini vereceğiz tabii ki. Bu yasa bir ilktir, bir kilit yasadır, bir kök yasadır. Hatta bir kabuktur. Bu yasa Kürt meselesinde bir kabuktur. Bu kabuğu ya da bu kök yasayı nasıl geliştireceğimizi, nasıl bunun mücadelesini vereceğimizi elbette ki daha sonraki dönemlerde, süreçlerde tartışacağız. Ama ben bu aşamaya gelmesi konusunda büyük bir çaba sarf ettim ve tek kişilik bir satranç oynadım’ dedi. Bu kelime tamamıyla kendisine aittir. Bu tek kişilik satrançta elbette ki zorlandığı zamanlar oldu biz bunu biliyoruz ama hep meselenin pozitif yanına baktı. Artık silahlı mücadelenin bittiği ve siyasal bir mücadelenin devreye gireceği bir zaman dilimini örmeye çalıştı. Bunu hayata geçirmeye çalıştı.”

‘Bu dönem çok daha umutlu ve artık barışa daha yakın bir dönem’ 

Daha önce yaşanan süreçlerle şimdiki süreci de karşılaştıran Pervin Buldan, “O dönemle bu dönemi kıyasladığımız zaman bu dönemin çok daha umutlu ve artık barışa daha yakın bir dönem olduğunu hep söyledim. Çünkü 2013-2015 döneminde siyaseten herkesin bu meseleye olumlu baktığı bir ortam yoktu. Örneğin; MHP lideri Sayın Bahçeli’nin o süreçteki çıkışları, açıklamaları, sürece karşı duruşu belki de sürecin sonlanmasına vesile oldu ama bu dönem, Sayın Bahçeli’nin de bu konudaki çabalarını, katkılarını takdir eden bir yerden görmek gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda emeğinin çok olduğunu ifade etmek istiyorum ve her zaman sürece pozitif yönden baktığını da belirtmek isterim” dedi.

‘Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu’nda Öcalan yer alacak’ 

Çıkan yasayla birlikte bazı kurulların oluşması gerektiğine dikkati çeken Pervin Buldan, kurullarda Abdullah Öcalan’ın da yer alacağını söyledi. 24 Ağustos tarihinde bir üst kurul kurulacağını ve bu kurulun ilk toplantısını gerçekleştireceğini açıklayan Pervin Buldan, “Üst kurulun ilk toplantısının hemen ardından alt kurulların kurulması için bir süreç başlayacak. Bu alt kurulların bir tanesi silahsızlanma ve siyasallaşma kurulu olacak ve burada Sayın Öcalan yer alacak. Çünkü Sayın Öcalan gelişleri organize de edecek. Bunun yanında bir kadın kuruluna ihtiyaç olduğunu biz hep görüşmelerimizde söyledik, bunu biz yaptığımız görüşmelerde de devlet yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerde de ifade ettik. Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığımız görüşmede de ben ifade ettim” diye konuştu.

AYM ve AHİM kararlarının bir an önce uygulanmasına dair görüşlerini de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a anlattığını açıklayan Buldan, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ gibi isimlerin yer aldığı tutukluların teyit tespit sürecinin ilerleyişine bağlı olarak tahliyelerinin gerçekleşeceğini düşündüklerini belirtti.

‘Esas kongre Newroz öncesi olur diye tahmin ediyoruz’

DEM Parti Kongresi’nin 6 Eylül’de gerçekleştirileceğini hatırlatan Buldan, “Esas kongre bu değil. Esas kongre muhtemelen Newroz öncesi olur diye tahmin ediyoruz. Tam tarih belli değil ama 6 Eylül’de yapılacak kongre yasal zorunluluktan dolayı yapılacak olan bir formalite kongre. Ondan sonra yeni bir hazırlık yapılacak. Bu hazırlıkta Sayın Öcalan yeni bir partiden söz ediyor. Hem tüzük hem program hem kadro değişikliği. Bütün bunların hepsinin içerisinde yer aldığı yeni bir yapılanma, yeni bir hareket olacak. Bu yeni hareket 6 Eylül’deki kongreden sonra çalışmalarına başlayacak” dedi.

Aktaş: Kürt sorununun çözümü için önemli bir eşik atlatıldı 

İmralı Sekreteryası  üyesiVeysi Aktaş sürecin nasıl geliştiğini su sözlerle anlattı:

“Geçen yıl, silahların yakılması meselesinde bu komisyonun oluşması gerekiyordu. Fakat o komisyonun oluşturulması geciktirildi. Şu an tartışılan ‘çerçeve yasa’ aslında ekimde çıkması gerekiyordu. Yani bir türlü aşılamayan bir eşik durumu vardı. Bu yüzden asıl temel soruna bir türlü inilemiyordu, mesafe alınamıyordu. Fakat 10 Ağustos’ta meclisten geçmesinden sonra Kürt sorununun çözümü için önemli bir eşik atlatıldı. Yeni bir hukuki zemin oluşturuldu.”

‘İlk kez siyasi irade Öcalan’ın statüsünü kabul etmiş oldu’

“Bana göre Türkiye’nin en tarihi anlarından biridir. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da Sayın Öcalan’ın statüsüne dönük açıklaması da çok değerli bir açıklamaydı. İlk kez siyasi irade Sayın Öcalan’ın statüsünü kabul etmiş oldu. Bu eşik bir türlü aşılamadığı için diyalogdan müzakere aşamasına bir türlü geçilemiyordu. Bu aşamadan sonrası artık müzakere aşamasıdır.

Bu sürecin üç aşaması var. İlk adım ‘çerçeve yasa’ ya da kök yasa olarak ifade edilen süreçti. Bu aşıldı, şimdi demokratikleştirme sürecine geçildi. Cumhuriyetin demokratikleşmesine dönük müzakereler geliştirilecek. Bu uzunca bir zaman da alabilir. Bu süreçten sonrası da bir anlamda bizim demokratik toplum örgütlenmemiz, cumhuriyetin demokratikleşmesi, demokratik toplumun demokratik cumhuriyete entegrasyonu, sürecin yeni bir anayasayla yeni bir toplumsal sözleşmenin şekillenmesi sonucunu verecek. Böyle üç aşamadan oluşan bir süreçtir.”

Sürecin topluma tamamen kapalı olmaması gerektiğini söyleyen Aktaş, barışın da sürecin de toplumsallaşması gerektiği ancak kalıcı barışın bu şekilde sağlanabileceğini belirtti. (ANKA)