• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Şeyh Evinda’da restorasyon başladı, Ezidilerden anayasal güvence çağrısı

Şeyh Evinda’da restorasyon başladı, Ezidilerden anayasal güvence çağrısı

Batman’ın Beşiri ilçesindeki Ezidilerin kutsal ziyaretgâhı Şeyh Evinda’da restorasyon ve çevre düzenlemesi çalışmaları başladı. Ezidi Kültür Vakfı ise restorasyonu olumlu bulduklarını ancak Ezidi inancının anayasal güvenceye alınması ve toplumun karar süreçlerine dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.

Şeyh Evinda’da restorasyon başladı, Ezidilerden anayasal güvence çağrısı
  • Yayınlanma: 19 Temmuz 2026 16:33
  • Güncellenme: 19 Temmuz 2026 16:45

Batman’ın Beşiri ilçesine bağlı İkiköprü beldesi yakınlarında bulunan Ezidilerin kutsal ziyaret mekanı Şeyh Evinda Ziyaretgâhı’nda restorasyon ve çevre düzenlemesi çalışmaları resmen başladı.

Temel atma törenine Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, mülki amirler, Dünya Ezidileri Miri Hazım Tahsin ile Türkiye ve yurt dışından çok sayıda Ezidi katıldı.
Türkiye’deki Ezidi toplumu açısından en önemli kutsal mekanlardan biri olarak kabul edilen Şeyh Evinda Ziyaretgâhı, rivayete göre 12. yüzyılda yaşamış Ezidi din büyüğü Şeyh Evinda’nın türbesine ev sahipliği yapıyor. Alan, Batman, Mardin, Şırnak ve Diyarbakır başta olmak üzere bölgedeki Ezidilerin yüzyıllardır toplu ibadet, dua ve hac ziyaretlerini gerçekleştirdiği önemli merkezlerden biri olarak biliniyor. Avrupa’ya göç eden Ezidiler de belirli dönemlerde kutsal mekânı ziyaret etmeyi sürdürüyor.

Ezidi Kültür Vakfı’ndan açıklama

Restorasyon çalışmalarının başlamasının ardından Ezidi Kültür Vakfı yazılı bir açıklama yayımladı. Vakıf adına konuşan Dr. Azad Barış, Ezidi inanç kimliği anayasal güvence altına alınmadan atılacak adımların samimi olmayacağını belirtti.

Kürt meselesinin çözümü için süren sürecin barış umudunun yeniden filizlendirdiğine vurgu yapan Azad Barış, bu süreçte oluşan olumlu atmosferi önemsediklerini ancak Ezidi toplumunun sürecin dışında bırakılmasının ortaya çıkan tabloyu eksik ve sorunlu hale getirdiğini ifade etti.

Ezidilerin yüzyıllardır bu coğrafyanın kadim halklarından biri olduğunu belirten Barış, topluluğun sistematik olarak yok sayıldığını, ötekileştirildiğini ve mülksüzleştirildiğine vurgu yaptı. Ezidi meselesinin dar kapsamlı temaslarla, ithal temsiliyetlerle ya da sembolik buluşmalarla çözülemeyeceğini söyledi.

Devlet kurumları ile bazı Ezidi kurum ve temsilcileri arasında yürütülen görüşmeleri önemsediklerini belirten Barış, ancak bu temasların toplumun gerçek temsilcileriyle yapılmamasının meşruiyet sorunu doğurduğunu dile getirdi.

‘Restorasyon olumlu ancak yeterli değil’

Kutsal mekanların restorasyonu gibi kültürel mirası korumaya yönelik adımları ilkesel olarak olumlu bulduklarını kaydeden Barış, çalışmaların şeffaf yürütülmemesi ve Ezidi toplumunun organik temsilcilerinin sürece dahil edilmemesi nedeniyle eleştirilerinin bulunduğunu ifade etti.
Açıklamada, Ezidi inancının hala anayasal güvenceye sahip olmadığı, dinî kimliğin resmen tanınmadığı, el konulan köy, mülk ve kutsal mekânların iade edilmediği belirtildi. Ayrıca, 2014 yılında Şengal’de yaşananların uluslararası alanda soykırım olarak kabul edilmesine rağmen Türkiye’de resmî olarak tanınmadığı ifade edildi.

Dr. Azad Barış, bu temel sorunlar çözülmeden atılacak adımların ne barışa katkı sağlayacağını ne de güven oluşturacağını belirtti.

Barış, Ezidi toplumunun ana yurduna onurlu dönüşünün sağlanabilmesi için Ezidi inancının anayasal statüye kavuşturulması, tarihsel adaletsizliklerin giderilmesi ve Şengal’de yaşananların resmî olarak soykırım olarak tanınması gerektiğini belirtti.

Açıklamanın sonunda ise Ezidi toplumunun artık kendi iradesiyle karar alma süreçlerinde yer almak istediği vurgulanarak, “Ezidi iradesi yok sayılarak yürütülen hiçbir süreç meşru değildir ve kabul edilmeyecektir” denildi.

TBMM’ye Şengal çağrısı

Ezidiler, IŞİD’in 3 Ağustos 2014’te Şengal’de gerçekleştirdiği katliamın, Ezidi halkına yönelik tarih boyunca yaşanan 73 fermanın son halkalarından biri olduğunu belirtti. Şengal’de yaşananların soykırım olarak tanınmasına yönelik Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan teklifin AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildiği hatırlatan Ezidiler, 3 Ağustos’un yaklaşmasıyla birlikte Meclis’e çağrısını yineledi. Ezidiler, Şengal Katliamı’nın resmî olarak soykırım şeklinde tanınmasını ve Ezidi toplumunun yaşadığı tarihsel mağduriyetlerin siyasi adımlarla giderilmesini talep ediyor.