Ahmed Şara liderliğindeki Heyeti Tahriri Şam’ın (HTŞ) Aralık 2024’te Suriye’de iktidarı ele geçirmesinin ardından Alevilere yönelik başlayan saldırılar durmuyor.
Mart 2025’te kıyı kentlerinde Alevi katliamı gerçekleştirilirken, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) verilerine göre Alevilere yönelik saldırılar 2026 yılında da devam etti. Son olarak dün Humus kırsalında 7 Alevi işçi öldürüldü.
Suriye’nin Humus kenti kırsalında El Houla bölgesi yakınlarındaki Mesyaf Köprüsü üzerinde mühendis ve işçileri taşıyan bir servis aracına seyir halindeyken silahlı saldırı düzenlendi.
SOHR, ilk bilgilere göre saldırıda Metin Şirketi çalışanı 7 Alevi işçinin hayatını kaybettiğini, 4 kişinin de yaralandığını açıkladı.
Suriye resmi haber ajansı SANA da hastanelere çok sayıda ölü ve yaralı getirildiğini bildirdi.
SOHR: En az 144 sivil öldürüldü
Bu saldırıdan önceki gün, 29 Eylül’de SOHR, Suriye genelinde Alevi toplumunu hedef alan mezhepsel ve intikam saikli saldırılara dair bir rapor yayımladı. Raporda Alevilere yönelik saldırıların sürdüğüne dikkat çekilerek, 2026 yılının başından bu yana en az 144 sivilin yaşamını yitirdiği kaydedildi.
SOHR’un raporunda Ahmed Şara liderliğindeki geçici hükümet döneminde Alevilere yönelik baskı, saldırı ve infazların durdurulamadığı belirtilerek, cinayetlerin faillerinin adalet önüne çıkarılmadığı ve oluşan cezasızlık zırhının yeni şiddet dalgalarını tetiklediği vurgulandı.
Mart 2025’te ülkenin kıyı şeridinde yaşanan olayların ardından cinayetlerin organize veya münferit misillemeler şeklinde 2026’da da sürdüğünü aktaran SOHR, belgelenen kayıplara ilişkin şu verileri paylaştı:
2026 yılının başından itibaren mezhepsel gerilimler, yargısız infazlar ve intikam eylemleri neticesinde 144 kişi yaşamını yitirdi; bunlardan 130’unun erkek, 9’unun kadın ve 5’inin çocuk olduğu tespit edildi.
Raporda, cinayetlerin vilayetlere göre dağılımına da yer verildi. En fazla can kaybının kaydedildiği bölge 70 ölümle Humus oldu. Humus’u 31 kişiyle Hama, 14 kişiyle ise Lazkiye takip etti. Geriye kalan vakaların ülkenin diğer kentlerinde münferit olarak kayıtlara geçtiği bildirildi.
Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları’ndan tepki
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, 7 Alevi işçinin öldürülmesine ilişkin açıklama yaptı.
Tuncer Bakırhan sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları belirtti:
“Humus kırsalında işçileri taşıyan araca düzenlenen silahlı saldırıda 7 Alevi işçinin yaşamını yitirmesi, 4 işçinin yaralanması yüreklerimizi yaktı. Yaşananlar, Alevilerin saldırılara maruz kaldığını ve can güvenliğinin hala ciddi bir tehdit altında olduğunu ortaya koymaktadır. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, Suriye’nin geleceği, hiçbir halkın ve inancın dışlanmadığı, herkesin yaşam hakkının güvence altında olduğu demokratik ve çoğulcu bir düzenle mümkündür. Katledilen Alevi işçilerin ailelerine sabır ve başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum. Alevi toplumunun yaşadığı derin acıyı yürekten paylaşıyor, Suriye’de Alevilerin can güvenliğinin sağlanması ve adaletin tesis edilmesi çağrımızı yineliyoruz.”
Humus kırsalında işçileri taşıyan araca düzenlenen silahlı saldırıda 7 Alevi işçinin yaşamını yitirmesi, 4 işçinin yaralanması yüreklerimizi yaktı. Yaşananlar, Alevilerin saldırılara maruz kaldığını ve can güvenliğinin hâlâ ciddi bir tehdit altında olduğunu ortaya koymaktadır.…
— Tuncer BAKIRHAN (@tuncerbakirhan) October 1, 2026
Tülay Hatimoğulları da sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:
“Suriye’de Alevilerin yaşam hakkını hedef alan saldırılar derhal son bulmalı! Daha önce yaşanan katliamların yaraları hala tazeyken, Humus kırsalında işlerinden evlerine dönen Alevi işçileri taşıyan araç silahlı saldırının hedefi oldu. 7 işçinin katledildiği, 4 işçinin yaralandığı saldırı, Alevilerin can güvenliğine yönelik tehdidin devam ettiğini bir kez daha gösterdi. Şam yönetimi, başta Aleviler olmak üzere Suriye’de yaşayan tüm halkların ve inançların can güvenliğini sağlamakla sorumludur. Saldırının failleri ve arkasındaki güçler açığa çıkarılmalı, sorumlular hesap vermelidir. Katledilen işçilerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralanan işçilere acil şifalar diliyorum. Suriye’deki Alevi halkının acısını paylaşıyorum.”
Suriye’de Alevilerin yaşam hakkını hedef alan saldırılar derhal son bulmalı!
Daha önce yaşanan katliamların yaraları hâlâ tazeyken, Humus kırsalında işlerinden evlerine dönen Alevi işçileri taşıyan araç silahlı saldırının hedefi oldu. 7 işçinin katledildiği, 4 işçinin…
— Tülay Hatimoğulları (@TulayHatim) October 1, 2026
Alevile ve Dürzi katliamları
Mart 2025 ve Temmuz 2025’te Suriye geçici hükümetine bağlı gruplar, Alevilere ve Dürzilere yönelik de saldırılar başlatmıştı. Bu saldırılarda savaş suçunun işlendiğine dair çok sayıda uluslararası rapor yayınlanmıştı. Mart 2025’te sahil kentlerinde düzenlenen saldırılarda en az bin 500 Alevi’nin, Temmuz 2025’te Süveyda’ya yönelik saldırılarda da en az bin 200 Dürzi’nin öldürüldüğü rapor edilmişti.
Alevilere yönelik katliamlara ilişkin raporunu 14 Ağustos’ta açıklayan BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Suriye Soruşturma Komisyonu, yeni Suriye ordusu ve bağlı silahlı grupların saldırılarının “yaygın, sistematik ve muhtemelen savaş suçu” olduğunu duyurdu.
Alevi katliamları hakkında Suriye İnsan Hakları Gözlem Evi (SOHR), Uluslararası Af Örgütü (Amnesty Int.) ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) de hazırladıkları raporlarda hükümetin sorumluluğuna vurgu yapılarak faillerin cezasız bırakıldığını kaydetti. (Numedya24)
Suriye’nin Hama ilinde minibüse saldırı: Ölü ve yaralılar var



