Basın meslek örgütleri ve gazeteciler, gazetecilere yönelik baskılara, sansür uygulamalarına ve medya kuruluşlarına müdahalelere karşı Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir, Antalya, Adana, Kocaeli, Van, Diyarbakır ve Bursa başta olmak üzere 10 kentte sokağa çıktı. “Sansüre hayır, habere özgürlük” sloganıyla düzenlenen eylemlerde tutuklu gazetecilerin mesajları da paylaşıldı.
Eylemlerde gazetecilik faaliyetleri nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakıldıklarını belirten gazeteciler, basın özgürlüğünün ve halkın haber alma hakkının korunması gerektiğine dikkat çekti.
Tutuklu gazetecilerin mesajları okundu
Adana’da düzenlenen eylemde gazeteci Selahattin Günday’ın mesajı okundu. Günday, gazetecilik yaptığı için tutuklandığını belirterek yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“15 yıl sonra yaptığım gazetecilik nedeniyle tutuklandım. Hakkı, hukuku koruması gerekenlerin düşmanca tavrına maruz kaldım. Özgürlüğüm elimden alındı. Ben de birçok gazetecinin yaşadığı haksızlığı birebir yaşadım. İnanıyorum bugünler geçecek. Ben yine gazetecilik ilkelerine bağlı kalarak halkın haber alma hakkına sahip çıkmaya devam edeceğim. Özgür günlerde görüşmek dileğiyle.”
Ankara’daki eylemde ise gazeteci Şaban Sevinç’in mesajı paylaşıldı. Sevinç, mesleğin ülke tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşadığını ifade ederek şu mesajı gönderdi:
“Değerli meslektaşlarıma; Mesleğimiz ülke tarihinin en kara günlerini yaşıyor. Kendisini devlet zanneden iktidarın, mesleğimize yönelik baskılarından hepimiz çeşitli şekillerde payımıza düşeni yaşıyoruz. Ben de sırf gazetecilik yaptığım için fon olayını usulüne uygun sorgulayıp iddialara yanıt verilmeli dediğim için tutukluyum. Pek çok gazeteci arkadaşım hiçbir suç işlemediği halde benim gibi tutuklu bulunuyor.
“Ama inanıyorum ki bugünlerin geçmesi, geri kalması yaklaştı. Umutsuz değiliz. Güzel ülkemizin demokrasiye, hukuka, basın özgürlüğüne yeniden kavuşacağı günler yakındır. Başta bu toplantıyı düzenleyen TGS ve tüm meslek örgütlerimize olmak üzere tüm destek verip katılanlara teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum. Basının da tekrar özgür olacağı günlerde buluşmak üzere.”
Fatih Ergin: Gazetecilere sahip çıkmak haber alma hakkına sahip çıkmaktır
Van’da okunan gazeteci Fatih Ergin’in mesajında, gazetecilerin halkın haber alma hakkını savundukları için cezaevinde tutuldukları belirtildi. Ergin, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“İnsanların hakikat ile bağını kesmek için gazeteciler hapse atılıyor. Bugün biz gazeteciler bu sebeple hapisteyiz. Birileri gibi halkın parasıyla fon vurgunu yapmak yerine halkın haber alma hakkını savunduğumuz ve yaşattığımız için hapisteyiz. Gazetecilere sahip çıkmak haber alma hakkına sahip çıkmaktır. Bu hakkı gasp ettirmemek için bizlere sahip çıkan, dayanışma gösteren tüm yurttaşlara selam olsun.”
Tuğba Tekerek: Gazetecilik azmimden bir gram kaybetmedim
İzmir’de gazeteci Tuğba Tekerek’in cezaevinden gönderdiği mesaj okundu. Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Tekerek, Kaos GL’ye iki yıl önce gönderdiği bir haber nedeniyle suçlandığını belirterek 39 gündür tutuklu olduğunu aktardı.
Tekerek’in mesajı şöyle:
“Sincan Kadın Kapalı Cezaevinden herkese selamlar… Kaos GL’ye 2 yıl önce bir haber göndermiştim. Kaos GL’nin Instagram yetkilisi olmakla suçlanıyorum. 39 gündür tutukluyum. İyiyim. Gazetecilik azmimden bir gram kaybetmiş değilim. Aksine çıkınca daha güçlü haberler yapmak arzusuyla doluyum. Gösterdiğiniz dayanışma için çok teşekkür ederim. Tez zamanda özgür günlerde buluşmak dileğiyle. Herkese selamlar.”
Merdan Yanardağ’dan dayanışma çağrısı
İstanbul’daki eylemde gazeteci Merdan Yanardağ’ın Silivri’den gönderdiği mesaj da okundu. Yanardağ, Tele1’e yönelik müdahalenin ardından bağımsız medyaya yönelik baskıların arttığını belirterek ortak mücadele çağrısı yaptı.
Yanardağ’ın mesajında şu ifadeler yer aldı:
“Silivri’den dayanışmayı, mücadeleyi büyütmek zorundayız. Hep birlikte mücadele ederek, birleşik ve güçlü bir mücadele hattı izleyerek bu karanlığı kırabiliriz.
“Kendisinin dün yayınlanan mesajını bugün bir kez daha buradan paylaşmak istiyoruz: Tele1’e el konulmasının yıldönümünde, basın meslek örgütlerimizin öncülüğünde protesto ve dayanışma eylemleri düzenleyeceğini öğrenmek beni mutlu etti. Çünkü Tele1’e yönelik saldırıya zamanında ve yeterince etkili ve yaygın bir tepki gösterilseydi Halk TV’ye bu kadar kolay el konulmazdı. Toplum ve bağımsız medyayı susturmaya yönelik büyük karartma ve baskı dalgası Tele1 saldırısıyla başladı. Bu nedenle birinci yılında bir dayanışma ve demokratik protesto eylemleri düzenlenmesi umut vericidir.
“Sevgili meslektaşlarıma ve dostlarımıza hem teşekkür ediyor hem de kutluyorum. Silivri’de kalbim onlarla atacak. Ayrıca, zamanında ve sürekli destek veren, dayanışma gösteren dostlarımızı, meslek örgütlerini, siyasetçileri ve aydınları, dahası değerli yurttaşlarımızı hiç unutmayacağım elbette.”
Derya Okatan: Basın çok ağır bir saldırı altında
Eskişehir’de gazeteci Derya Okatan’ın Bakırköy Cezaevi’nden gönderdiği mesaj okundu. Okatan, tutuklanmasının ardından Halk TV’ye kayyım atandığını, gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Arı’nın da tutuklandığını belirtti. Cezaevinde bulunduğu için yaşanan tüm gelişmeleri takip edemediğini aktaran Okatan, kısa sürede yaşananların basın üzerindeki baskının boyutunu gösterdiğini ifade etti.
Okatan’ın mesajı şöyle:
“Herkese merhabalar. Bakırköy Cezaevi’nde 3’üncü haftamı doldurdum. Ben tutuklandıktan sonra Halk TV’ye kayyım atandı. Meslektaşlarım Murat Ağırel ve İsmail Arı tutuklandı. Cezaevi koşullarında erişemediğim daha kaç soruşturma, gözaltı, tutuklama, erişim engeli oldu bilmiyorum. Ama bu kadar kısa sürede yaşanan saldırılar da gösteriyor ki, basın çok ağır bir saldırı altında.
“Bu koşullarda meslek örgütlerinin mücadelesini çok kıymetli buluyorum. Dışarıda olsaydım ben de kesinlikle sizlerle birlikte sokaklarda olurdum. Biz tutuklu gazetecilerin sesi olan tüm meslektaşlarımıza, aynı koğuşta tutulduğumuz Nadiye Gürbüz ile birlikte selamlarımızı iletiyoruz. Dayanışma gösteren herkese teşekkürler.”
Adana’da sansür ve kayyım uygulamalarına tepki
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Adana Şubesi, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC) ve Anadolu Gazeteciler ve Spor Gazetecileri Derneği (AGSGD), Adana’daki Sanatçılar Parkı’nda bulunan Basın Anıtı önünde basına yönelik baskı, sansür ve kayyım uygulamalarını protesto etti.
Eyleme kentteki siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda basın emekçisi katıldı. Katılımcılar, “Sansüre hayır, habere özgürlük” pankartının yanı sıra “Cezaevindeki gazetecilere özgürlük” ve “Haberden çok adliyeye gider olduk” yazılı dövizler taşıdı. Eylem boyunca “Susma, sustukça sıra sana gelecek” ve “Özgür basın susturulamaz” sloganları atıldı.
“Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur”
Ortak basın açıklamasını okuyan TGS Adana Şube Başkanı Salim Büyükkaya, gazeteciliğin suç sayıldığına, habercilerin tutuklama, sansür ve ekonomik baskılarla karşı karşıya bırakıldığına dikkat çekti. Büyükkaya, “Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur” dedi.
Antalya’da basın özgürlüğü için yürüyüş
Antalya’da basın meslek örgütleri ve gazeteciler, Attalos Heykeli önünden Cumhuriyet Meydanı’na yürüyerek basına yönelik baskı, sansür ve kayyım uygulamalarına tepki gösterdi.
“Gazetecilik suç değildir” ve “Sansüre hayır, habere özgürlük” pankartlarının taşındığı yürüyüşte “Özgür basın susturulamaz”, “Sansüre hayır, habere özgürlük” ve “Karanlığa teslim olmayacağız” sloganları atıldı.
Yürüyüşün ardından yapılan açıklamayı Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) üyesi Ceren Deniz okudu. Deniz, gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmek istediklerini belirterek şöyle konuştu:
“Basın meslek örgütleri ve gazeteciler olarak tek talebimiz özgürce mesleğimizi yapmaktır. Bu yolda yalnız kalmak istemiyoruz. Tüm meslektaşlarımızı bu mücadeleye dahil olmaya çağırıyoruz.”
Eylem, atılan sloganların ardından sona erdi.
Van’da sansüre karşı yürüyüş
Van’da basın örgütleri ve gazeteciler, “Gazeteciliğin kuşatılmasına karşı sokaktayız” temasıyla yürüyüş düzenledi. Sanat Sokağı’nda bir araya gelen katılımcılar, “Sansüre hayır, habere özgürlük” pankartı ve sansürlenen haber ajanslarına ait dövizlerle kent meydanına yürüdü.
Yürüyüşe kentteki siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve çok sayıda yurttaş destek verdi. Yürüyüş boyunca “Özgür basın susturulamaz”, “Bijî çapemeniya azad” sloganları atıldı.
Kent meydanında düzenlenen basın açıklamasının Kürtçesini Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) üyesi gazeteci Zeynep Durgut, Türkçesini ise gazeteci Ruşen Takva okudu. Açıklama, sloganlarla sona erdi.
10 kentte eş zamanlı düzenlenen Basın Özgürlüğü Yürüyüşü’nün Van ayağında yüzlerce yurttaş, gazetecilerle birlikte yürüdü. https://t.co/aTQtyGmFlE
— Ruşen Takva | 5 (@rusentakva5) October 24, 2026
Adıyaman’da basına yönelik baskılara tepki
Adalet Peşinde Aileleri Platformu, son dönemde basına yönelik baskılara dikkat çekmek amacıyla Adıyaman Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklama metnini platform üyesi Celal Gezer okudu.
Gezer, medya kurumlarının, kuruluşlarının ve çalışanlarının susturulmasıyla neyin gizlenmek istendiğinin sorgulanması gerektiğini belirtti. Basın çalışanlarının daha gelişmiş, yaşanabilir ve demokratik bir ülke için çalıştığını ifade eden Gezer, platform olarak gazetecilerin yanında olduklarını söyledi.
Gezer, “Medya kurum, kuruluş ve mensuplarını susturarak ne gizlenmektedir? Aslında temelde biz vatandaşların düşünmesi gereken şey budur. Bu ülke daha gelişmiş, daha yaşanılır, daha demokratik bir ülke olsun diye çalıştılar, çalışmaya da devam edecekler. Adalet Peşinde Aileleri Platformu olarak, birer vatandaş olarak kendilerine minnettarız. Yanlarındayız. Özgür basın susturulamaz” dedi.



