• Ana Sayfa
  • Gündem
  • KCK’den ‘ortak rapor’ açıklaması: Kürt sorununun adı yok, çok temel eksiklikler var

KCK’den ‘ortak rapor’ açıklaması: Kürt sorununun adı yok, çok temel eksiklikler var

KCK, Meclis Komisyonu’nun ortak raporuna ilişkin açıklama yaptı. 

KCK’den ‘ortak rapor’ açıklaması: Kürt sorununun adı yok, çok temel eksiklikler var
KCK’den ‘ortak rapor’ açıklaması: Kürt sorununun adı yok, çok temel eksiklikler var
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 22 Şubat 2026 15:08

KCK, Kürt meselesinin çözümü için başlatılan süreç kapsamında Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 18 Şubat’ta düzenlediği 21’inci toplantısında onaylanan ortak rapora ilişkin bir açıklama yayımladı.

Abdullah Öcalan’ın 1993 yılından bu yana Kürt meselesinin çözümüne yönelik girişimlerinin hatırlatıldığı açıklamada; 27 Şubat’taki ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ ile sonrasında yaşanan gelişmelere dikkat çekildi

Açıklamada, “Meclis çatısı altında yer alan partilerin çoğunluğunun yer aldığı 51 kişilik geniş bir komisyonun kurulması, Türkiye tarihi açısından önemli bir adım olmuştur. Adına Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi dense de, bu komisyonun esas olarak Kürt sorunu ve onun yarattığı sorunlarla ilgili olduğu bilinmektedir” denildi.

Komisyonun kamuoyu tarafından önemsendiği belirtilen açıklamada, “Bu nedenle sürekli gündemde kalmıştır. Yetersiz de olsa başta eski Meclis başkanları olmak üzere birçok kesim dinlenmiştir. Dinlenenlerin çoğunluğu Kürt sorununun çözümü konusunda görüşlerini belirtmişlerdir” ifadeleri kullanıldı.

Komisyonun İmralı ziyaretinin de hatırlatıldığı açıklamada; Abdullah Öcalan’ın Kürt sorununu yaratan etkenlere değindiği belirtildi. Öcalan’ın, çözüm için tarihsel Kürt-Türk kardeşliği ve ittifakının esas alınması gerektiğini; çözümün ise Kürt halkının demokratik haklarının tanınması ve demokratik entegrasyonun sağlanmasıyla mümkün olabileceğini komisyona ilettiği ifade edildi.

Meclis Komisyonu’nun aylar süren çalışmaları sonrası onayladığı raporun “çok temel yanlış ve eksiklikler içerdiği” kaydedilen açıklamada raporda Kürt sorunun adının konulmaması eleştirildi.

Açıklamada raporla ilgili şu değerlendirmeler yer aldı:

“Raporun içeriği bu temel yanlış ve eksiklikler nedeniyle sakatlanmıştır. Kuşkusuz Kürt sorununun çözümsüz kalması esas olarak demokrasi yoksunluğunun sonucudur. Zaten Kürtler yararlanır, yani sorunun çözümünün önü açılır diye demokratikleşmeden ısrarla kaçınılmıştır. Raporda Kürt sorununun adı konulmuyor. Bir sorunun adı konulmadan çözülmesi mümkün değildir. Raporda sorunun çözülmesi, kök sebeplerin ortadan kaldırılmasına bağlı deniliyor ama bu kök sebep ve sebepler ortaya konulmuyor. İşte Türkiye’nin yüzyıllık çıkmazı budur. 100 yıldır sebeplerle değil, sonuçlarla uğraşılıyor. Yüzyıllık sebep, Kürt inkarıdır. Sözde inkardan vazgeçildi denilse de hukuki ve siyasi olarak bu inkar sürdürülmek isteniyor. Raporda Kürt varlığından ve sorunundan söz edilmemesi bu nedenledir. Dolayısıyla da Kürt ve Türk kardeşliğinden söz edilmesinin bir toplumsal, kültürel, siyasi ve hukuki değeri olmamaktadır.”

Açıklamada, “Silahların tümden bırakılıp Türkiye’ye dönülmesi, düşünce ve örgütlenme özgürlüğü temelinde engelsiz demokratik siyaset yapılmasının güvenceye alınması ve demokratik entegrasyonla Kürt sorunun çözümünün gerçekleşeceğinin ortaya konulmasıyla mümkün olur” ifadeleri de kullanıldı. (Numedya24)